haberanaliz
Ahmet EROĞLU

Ahmet EROĞLU

Mail: ahmeteroglu33@gmail.com

Bildiğin Kadar Konuş ki; Konuştuğun Kadar Adam Olasın!

Toplum olarak;

            Az yazıyoruz.

            Çok konuşuyoruz.

            Çok konuşan toplum oluşumuzun tarihsel, toplumsal ve dinsel nedenleri var.

            Bu nedenleri irdeleyecek değilim.

            Ben sonuca bakıyorum.

            Çok konuşuyoruz.

            Çoğunlukla boş konuşuyoruz!

            Çoğu kez konuştuğumuz bir incir çekirdeğini doldurmuyor.

            Ama mangalda da kül bırakmıyoruz!

            Asıyoruz!

            Kesiyoruz!

            Esiyoruz!

            Gürlüyoruz!

            Yeter ki;

            "Adam amma da okkalı konuştu ya!" dedirtelim.

            Cumhura bakan herkes;

            Bakanından, milletvekiline!

            Valisinden, kaymakamına!

            Genel müdüründen, şube müdürüne!

            Amirinden, memuruna!

            Velhasıl sıradan vatandaşına kadar atarak konuşmada "cırcır" olmuş bir yapımız ve mantık tanımaz bir anlayışımız var.

            Adam iktisatçı; kürsüye çıkıp anlı-şanlı hukuk profesörlerine hukuk dersi veriyor.

Anlı-şanlı hukuk profesörleri de iktisatçının hukuk dersini çıt çıkaramadan dinliyor.

            Adam imam; inancı sömürerek siyaset yapıyor, ekonomiyi, toplumsal yapıyı düzenliyor. Çok konuşmayı seven halkta gariptir, kuzu kuzu dinliyor.

            Adam kenelerden korunmak için, önlem olarak bağda, bahçede, tarlada çalışan, piknikte eğlenen halkımıza “pantolon paçalarınızı çoraplarınızın içine alın.” diyor! Halkımız da bir zamanlar sağlıktan sorumlu bakanın bu sağlıklı öğüdünü dinliyor.

            Adam devletin valisi; okulda karne dağıtıyor. Karne dağıtırken “asıl karne ahrette” diyerek laik devlet okulunda kendisini din adamı sanıp, “biat” kültürünün propagandasını yapıyor.

            Adam mühendis; ama alanıyla ilgili tek söz söylemeden, ölçüsüzce edebiyat eleştirisi üzerine saatlerce konuşuyor.

            Adam doktor; sağlık üzerine tek söz etmeden, Türkiye'nin kurtuluşu üzerine saatlerce konuşuyor!

            Adam hukukçu; adalet üzerine söz söylemeden, inanç dünyası ile ilgili saatlerce konuşuyor!

            Konuşsun, konuşsun!

            Konuşmaya karşı değilim.

            Daha da ötesi, konuşan toplumdan yanayım.

            Ama her şeyin bir ölçüsü var.

            Herkes birazcık haddini ve alanını bilmeli.

            Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olma aymazlığından vazgeçmeli.

            Bildiği kadar konuşmalı.

            Konuştuğu kadar adam olmalı!