haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Cenazede bu olur mu?

Rahmetli Kadir İnanır’ın vefatı ile yine gündemde siyasiler vardı. Çelenk öne kondu, arkaya kondu gereksiz tartışmalar. Ayrıca törene katılım yapan siyasilerin protokol tantanaları. Ailenin acısını adam gibi hisseden yok. Gelen orada resim çektirip paylaşım yapıyor. Matem yerinin huzurunu bozuyorlar. Bu mu etik, ahlak, kutsala saygı, mateme saygı, ölüye saygı. Ölüm üzerinden reklam yapılır mı?

Maalesef toplumsal hafızamızda derin izler bırakmış, herkesin saygısını kazanmış Kadir İnanır gibi dev bir sanatçının cenazesinde bile odak noktasının "büyük bir acı ve uğurlama" yerine siyasi güç gösterilerine kayması çok üzücü.

Ölüm, insan hayatının en çıplak, en samimi ve en mahrem anıdır. Bir ailenin en büyük acısını yaşadığı o anlarda; çelenklerin sırası, protokolün oturma düzeni veya kameralara verilecek doğru açıların hesaplanması tam anlamıyla bir samimiyetsizlik ve etik dışılık örneğidir.

Neden Bu Noktaya Geliniyor?

Matemin Araçsallaştırılması: Kültürümüzde cenazeler küslüklerin bittiği, egoların kapıda bırakıldığı, sadece duanın ve sessizliğin hâkim olduğu kutsal alanlardır. Ancak günümüzde bazı figürler için bu alanlar, "görünürlük" elde etme ve güç devşirme sahasına dönüşmüş durumda.

Sosyal Medya Yapaylığı: "Oradaydım" demek, acıyı paylaşmaktan daha önemli hale geldi. Acılı ailenin yanında sessizce durup bir elini tutmak yerine, flaşlar eşliğinde taziye karesi yakalamaya çalışmak mateme saygıyı tamamen yok ediyor.

Protokol Kibri: Kamusal alandaki hiyerarşiyi cenaze musallasına kadar taşımak, ölümün eşitleyici doğasına bile meydan okumaya çalışmaktır ki bu ne ahlaka ne de inanca sığar.

Asıl Unutulan Şey: Kadir İnanır bu toprakların ortak bir değeridir. Onun vedası, siyasi rekabetlerin çok üzerinde, sanata ve bir ömre saygı duruşu olmalıydı. Ailenin ve onu gerçekten sevenlerin sessizce yas tutmaya hakkı vardı.

Ölüm üzerinden reklam yapmak, o anın kutsallığına ve geride kalanların acısına yapılmış büyük bir haksızlıktır.

Toplum olarak bu yapaylığı, bu "protokol tantanalarını" kanıksamayı reddetmeliyiz.

Gerçek saygı, kameralar kapandığında da o acıyı yüreğinde hissedebilmektir.

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı