Abdullah AYAN

Abdullah AYAN

Mail: aayan@gmail.com

Dünyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..(1)

Dünyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..(1)

11 Eylül 2001 saldırılarının gerçekleştiği dakikalarda, yerel bir televizyonun benimle yapacağı söyleşiye girmek üzereydik..

Program yapılsın, yapılmasın tartışmalarını sürdürürken önceden üzerinde konuşacağımız konuları bir yana bırakıp, ekranlardan akan görüntülerden yola çıkarak, değerlendirmeler yaptığımı, o değerlendirmeler arasında "bundan böyle hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı" cümlesini dile getirdiğimi bugünmüş gibi hatırlıyorum.

Aradan neredeyse 20 yıl geçti..

Bugün de, 11 Eylül saldırılarını, o dünyayı baştan aşağı değiştirecek gelişmelerin perde arkasını konuşmaya, analizler yapmaya, komplo teorileriyle dolu bir sürü analizin gerçek yüzünü anlamaya çalışıyoruz.

Daha uzun yıllar da tartışıp duracağız..

Son günlerde 11 Eylül' ü neredeyse unutturacak, en az o travmatik tabloyu aratmayacak ciddiyette yeni gelişmelerin eşiğindeyiz..

Genom dizilimi, boyutuyla aslında çok basit bir canlı tek başına mevcut dünya sistemini neredeyse yerle yeksan etti..

11 Eylül tüm dünyayı etkilese de asıl darbeyi ABD' ye vurmuştu, oysa Korona19 Afrika' dan Antartika'ya, Uzak doğudan Amerika kıtasına, Avusturalya' ya sınır tanımadan tüm insanlığı esir aldı..

Ve daha bugünden  önümüzdeki günlerin nelere gebe olduğunu da bilmeden diyebilirim ki; "Bundan sonra da yaşadığımız dünyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..

**

Kapitalizm girdiği ilk bunalım dönemini birinci dünya savaşıyla, sonraki 1929 büyük bunalımını ikinci dünya savaşıyla aşmayı başardı.

Bunalımlardan beslenen kapitalizm üçüncü krizine bugün değil aslında 2006' da girdi. ABD emlak piyasalarındaki çöküşle başlayan süreç 2008' de ABD mali sisteminin iflasıyla sonuçlandı. Ancak yedi canlı sistem kendisini revize etmeyi, savaşlar dışında aygıtlarla ayağa kalkmayı denedi.

Kısa vadede başarılı olduğu bile iddia edilebilir..

Öyle ya, 1929 krizinin derinleşmesine yol açan sıkı para politikasının yerini 2008' de o eski krizin de deneyimiyle bol likiditenin alması için ABD mali piyasaları düzenleme kurumları başta FED üzerine düşeni fazlasıyla yaptı..

1929' daki sıkı para politikası tüm sektörleri kurutmuş,başta tarım ürünleri olmak üzere her şey dip yapınca büyük çöküş yaşanmıştı. (o günlerde yaşananları merak edenlere John Steinbeck' in Gazap Üzümleri en iyi rehberdir diye düşünüyorum)

İşte 2008 krizinde 1929' da ne yapıldıysa tersini yapmak üzere yola çıktı, piyasa kurucuları ve karar vericiler.. Ucuz ve bol para düsturuyla, istihdam arttırmayı, alışverişi canlandırmayı, kısaca tüm sektörleri girdikleri oksijen çadırından acilen çıkarmayı hedeflediler.

Kısa zamanda işe de yaradı önlemler..

Dönemin FED Başkanı Bernanke' nin tanımıyla "gerekirse Amerika'daki tüm matbaaları aralıksız 24 saat çalıştırıp dolar basar, o dolarları da uçak ve helikopterlerle tüm ülke topraklarının üzerine saçarız"

Tam 4,5 trilyon dolarlık genişleme ile birlikte piyasalar canlandırıldı, ölmekte olan tüketim talebi bol ve ucuz parayla kışkırtıldı. Büyüme yeniden sağlandı, istihdam sorunu kökünden çözüldü.

Kriz kısa zamanda fırsata! dönüştürülürken, sorunlar yaşlı Avrupa' ya ihraç edildi.

İtalya, İspanya batmanın eşiğine geldi. Yunanistan iflas etti. Yoksulluk ve işsizlik Almanya dışında tüm Avrupa'yı kasıp kavurdu.

Derken kriz yatışır gibi oldu. İstihdam sorunu genç işsizliği dışında zaman içinde tavsadı, bir daha ayağa kalkmaz denilen Yunanistan bile son yıllarda toparlanır gibi oldu..

Toparlanan sadece gelişmiş olarak nitelenen ülke ekonomileri değildi.

Asıl şaşırtıcı sıçramayı Çin gerçekleştirdi.

Sovyetlerin dağılışıyla tek kutuplu hale geldiği sanılan dünyanın Çin yükselişi ile başlayan yeni dönemi ve kapitalizmin son bunalımını anlatarak sürdüreceğim yazı dizisini..