Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Gözümüzün içine baka baka!

Bizim ülkemizde siyaset yapanlar, yaptığını sananlar, hiç utanmadan sıkılmadan DEMOKRASİ ve Demokratlıktan bahsediyorlar ya, ben utanıyorum.

Ya, insanın yüz kızarır.

Hangi demokrasi ve demokratlıktan bahsediyorsunuz?!

Biriniz çıkıp bağımsız aday olabilip seçilip geldiniz mi?

Olabilip diyorum...

Bağımsız aday gösterilen ve ardında parti desteği olanlar, ben bağımsız oldum geldim demesinler.

Bu ülkede en başta anti demokratik maddeler içeren siyasi partiler yasasını değiştirip, tam demokratik hale getireceksiniz.

Kim yapacak bunu?

Meclistekiler...

Nasıl yapacaklar?

Adamlar oraya demokratik yollar ile gitmemişler ki...

Liderin iki dudağı arası adaylıkla, başkanlıkla, vekillikle bu iş bu kadar oluyor.

Seni birileri, layık olmadığın makama taltif ediyorsa, sen ona uygun çalışırsın.

Halkın, hakkın, hukukun, adaletin tecellisi için çalışacaksan, önce kendin bu değerlere sadık kalacaksın.

Bir parti çatısı altına girmeden vekil olamıyorsun.

Hadi girelim.

Girmek de gerek diyelim.

Saffımız belli olsun diyelim.

Be kardeşim, çarpık siyasi partiler yasası ve ona bağlı siyasi partilerin yönetimin belirleyen demokrasilerden uzak tüzükler...

Sonra o parti senin bu parti benim geziniyorlar.

Utanın.

Hangi partiden aday oldunsa onun seçmeninin oyunu alıyorsun.

Partiden ayrılıyorsan bulunduğun makam ve mevkiden de ayrılacaksın ki, onurlu bir duruşun olacak.

Nerede bu?

Bizim ülkede mevcut mu?

TBMM çatısında, Belediye meclislerinde, il genel meclislerinde, partilerin il ilçe başkanlıklarında özgür iradesiyle tavır alıp herhangi bir hususta beyan yapanı görebiliyor musunuz?

Hepsi liderin söylemine bakar ona göre yol alır.

Dolayısıyla lider yanlışa düşerse, hepsi de yanlışa düşer.

Eleştireni tartışan, karşı fikir beyan edeni harcayan bir parti tüzüğü ve teşkilatı vardır.

Kendi içlerinde tam demokratik olamayan bu partilerin siyasete, ülkenin geleceğine vereceği bir yön yoktur.

Allah hakkı için siyasiler çıksın konuşsun.

Yalan mı?

Rejim, ekonomi, sosyal yaşam tartışacağınıza, SYASİ PARTİLER YASASI VE ONA BAĞLI OLARAK TÜREYEN PARTİ TÜZÜKLERİNİ TAM DEMO0KRATİK HALE GETİRİN!

Lider egemen siyasetten, kişi, gurup, belli bir kesimin egemen olduğu sistemden kurtarın bizleri.

En başta delege düzenini kaldırın.

Anlaşmalı paslaşmalı masa başında hazırlanan delege düzenine son verin.

Delegeyi kendin yaz belirle sonra seçime gir seçil...

Yahu böyle demokrasi mi olur?

Enbesil toplumlarda yok.

Partine kayıtlı üyeye yetki ver. Seçim zamanı (Belde, ilçe, il yönetimi için) seçim bölgesindeki kayıtlı üyeler gelip oy kullansınlar.

Nihayetinde genel başkanı belirlerken de ülke geneli partiye kayıtlı üyeler illerde ilçelerde açılan sandıklarda oy kullanıp genel başkanlarını seçsinler.

82 milyonuz.

Partilerin genel başkanlarını, kendi il teşkilatlarının göstermelik seçimlerinde listeye alınan, öncesinde masa da ayarlanmış bin yâda bin 200 delege belirliyor...

Hepsi böyle.

Siz bunu, bu sistemi değiştirin önce. Bu sistem değişmediği için, Bir bakıyorsunuz ilinizle alakası olmayan biri geliyor partinin birinci sırasından vekil adayı oluyor.

Elma mı, armut mu, yoksa kel Mahmut mu, işine gelirse...

Yemek bu, yersen de yemesen de sen bilirsin...

Böyle demokrasi ve demokratlık olur mu?

Olursa, halimiz bu olur işte.

Havanda su döver, ülkenin gerçeklerini göremez, geleceğimizi de sıkıntıya sokmaya devam ederiz.

Uyan millet uyan...

Ekranlardaki kayıkçı kavgalarından uzaklaş.

Hep eleştiriyoruz ya, filan adam dün şöyle diyordu bugün şu partide böyle diyor, ne dönek, ne acayip adam...

Bu siyasi partiler yasası değişmediği sürece bunu ileriki 50 yılda yine söyleriz.

Sistem barındırıyor bunları.

Özü sözü bir, söylemi eylemine uyan, yaşantısı ile örnek, önder, öncü olan siyasiler, idareciler, insanlar görmek istiyorsanız, Siyasi partiler yasası ve seçim şekilleri değişmelidir.

Benden bir kez daha uyarması...