Faruk BİLDİRİCİ

Faruk BİLDİRİCİ

Mail: fbildirici@gmail.com

Hani katili eski sevgilisiydi?

Akademisyen Aylin Sözer’in öldürülmesiyle ilgili olarak internette yayımlanan ilk haberlerde ve sosyal medyadaki paylaşımlarda “cinayetin eski sevgilisi tarafından işlendiği” yazıyordu.

     Yanlış görmediysem ilk uyarı, akşam saatlerinde Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri’den geldi. Sözeri, İleri Haber’in “İstanbul’da öğretim üyesi #Aylin Sözer, Kemal Delbe tarafından katledildi” başlığını paylaşırken şu notu düşmüştü:

     “Adamın ‘eski sevgili’ olup olmadığını bilmiyoruz. Bir kadını korkunç şekilde katleden birinin bu sıfatla anılmaması gerekiyor. Kemal Delbe, #Aylin Sözer’i öldürdü. #KadınCinayetleriPolitiktir.”

     Sözeri’den sonra Sevilay Yılman da Habertürk’te dikkat çekti haberlerdeki “eski sevgili” iddiasına. Bunun üzerine internetteki Aylin Sözer’in öldürülmesiyle ilgili haberleri inceledim. Hemen tamamında katil için “eski sevgili” ya da “eskiden gönül ilişkisi olan erkek” gibi sıfatlar kullanılıyordu. Haberlerin çoğunda bu bilginin kaynağını somut olarak yazmak yerine “öğrenilen”, “iddia edilen”, “öne sürülen” ya da “belirtilen” gibi ifadelere yer verilmişti.

    Birkaç haberde katilin polise verdiği ifadede “eski sevgili olduklarını söylediği” yolunda bilgiye rastladım. Anlaşılan Aylin Sözer’in, “eski sevgilisi olduğu”, katil Kemal Ayyıldız’ın sözlerine dayanıyordu. Katilin bu iddiası, hiçbir sorgulamaya tabi tutulmadan haberlere aktarılmıştı. Ne bir polis yetkilisinin bilgisine başvurulmuş ne de Aylin Sözer’in bir yakınına sorulmuştu. Haberlerdeki cinayet öyküsü tamamen katilin ifadesini esas alıyordu.

    Yeterince araştırmadan, doğruluğu şüpheli bir bilgiyi hele de bir katilin iddiasını aynen habere aktarmak affedilir bir gazetecilik hatası değil. Haberlerde böyle bir ifade kullanılarak, katilin savunma senaryosuna alet olundu.

    Asıl merak ettiğim, gazeteciler böyle bir iddiayı neden araştırmadan yazdılar? Son zamanlarda sık karşılaştığımız gibi araştırma ve merak güdüsünün ölmüş olmasından mı? Yoksa polis muhabirlerinin, yalnız yaşayan bir kadının böyle bir erkekle eski sevgili olabileceği yolundaki bir önkabul, önyargı içinde olmaları mı?

    Bilemiyorum, belki ikisi de söz konusu. Fakat her iki olasılık da gazetecilik ve insanlık adına üzücü bir durum.  Sonuçta, polis muhabirleri yazdı, editörler yayımlanmasını onayladı ve vahşice öldürülen Aylin Sözer’in anısına leke sürüldü.     

  İleri sürüldü demek de kurtarmaz

  Hadi diyelim, bu haberleri yazan polis muhabirlerinin internete haber yazarken yeterli zamanları yoktu; araştıramadılar. Fakat basılı gazetelere yazılan haberler için bu gerekçe de öne sürülemez. Ertesi gün çıkacak basılı gazetelere yazılacak haberlerde böyle bir konuyu araştırmak için yeterli zamanları vardı.

     Ama maalesef dün yayımlanan Birgün ve Evrensel dışındaki basılı gazetelerde de katil Kemal Ayyıldız’ın, vahşice öldürdüğü Aylin Sözer’in “eski sevgilisi” olduğu yazıyordu:

    Akşam: “..eski sevgilisi olduğunu iddia eden inşaat işçisi Kemal Delbe tarafından evinde öldürüldü.”

   Cumhuriyet: “..zanlı, eski kız arkadaşı olduğu ileri sürülen Aylin Sözer’in önce boğazını kesti…”

    Aydınlık: “.. eski sevgilisi olduğu iddia edilen kişi tarafından katledildi. ¨

    Hürriyet: “..eski sevgilisi olduğu iddia edilen Kemal Ayyıldız tarafından öldürüldü. ¨

   Karar: “..eski sevgilisi Kemal Delbe tarafından boğazı kesierek öldürüldü.”

    Milliyet: “..eskiden ilişkisi olduğu öne sürülen Kemal Ayyıldız tarafından katledildi.”

    Sabah:  “..Kemal Delbe, eski sevgilisi olduğunu ileri sürdüğü Sözer’i boğazını kestikten sonra ateşe verdi.

     Sözcü: “..Kemal D.’nin eski sevgilisi olduğu iddia edilen Aylin Sözer’den borç istediği, vermeyince boğazını kesip ateşe verdiği öğrenildi.

     Türkiye: “..Kemal D. eski sevgilisi olduğu öne sürülen Aylin Sözer’den borç para istedi, alamayınca boğazını kesti.

     Posta: “Kemal Delbe’nin polise ‘Aylin Sözer ile eskiden sevgiliydik’ dediği öğrenildi.”

      Haberlerdeki soyadı farklılığı zanlının, bir yıl kadar önce Delbe olan soyadını Ayyıldız olarak değiştirmesinden kaynaklanıyordu. Bazı gazeteler Delbe, bazıları Ayyıldız soyadını kullanmışlardı.

       Görüldüğü gibi, hemen tüm gazetelerde katil Kemal Ayyıldız’ın, Aylin Sözer ile “eski sevgili” oldukları sözleri internet sitelerinde olduğu gibi hiçbir araştırmaya gerek görülmeden yayımlanmıştı.  Araştırma yapılmamasından doğan boşluk, “iddia edilen”, “ileri sürülen”, “ileri sürdüğü” gibi ifadelerle kapatılmaya çalışılmıştı.

   Son yıllarda medyada “olağan” hale gelen büyük bir yanlış bu tutum. “İddia” diyerek, olur olmaz her suçlama, damgalama, kontrol etmeye gerek duyulmadan yazılabiliyor. Oysa bu haberin ruhuna aykırı.  Haber, doğrulanmış bilgiler içermek durumundadır. Doğruluğu şüpheli bilgiler, “iddia” diye küçük bir ekle yayımlanırsa haber değil, insanlara yanlış bilgiler verilmiş; masum insanlara zarar verilir.

   Nitekim bu olayda zanlı Kemal Ayyıldız’ın savunma senaryosu “iddia” diye haber yapılarak; Aylin Sözer’in öldürülmesinde şüpheli, karanlık noktalar oluşturuldu.

   Yakınlarından yalanmalar

   Gazeteciler, katilin ifadesini gerçek gibi yazmayı sürdürünce onların hatasını düzeltmek Aylin Sözer’in yakınlarına düştü. Aylin Sözer’in akrabası Endercan Güngörür, sosyal medya hesabından açıklama yaparak, “Aylin Hoca ile arasında bir ilişki olma durumu tamamen yalandır. Şahıs indirim alma bahanesiyle bu yalanı uydurmuştur” dedi. Güngörür, “Aylin Sözer’in yeni taşındığı eve dolap yaptırmak istediğini ancak Kemal Ayyıldız fazla ücret talep edince dolabı ona yaptırmaktan vazgeçtiğini” anlattı.

     BBC Türkçe’ye konuşan  Aylin Sözer’in kuzeni Serap Savcı da kuzeninin iki ay önce taşındığı evine dolap yaptırmak amacıyla iletişime geçtiğini söyledi: 

   “Bina sakinleri de bu adamı tanıyormuş, Aylin yeni dolap yaptırmak isteyince ondan yapmasını istemiş ama adam çok yüksek bir fiyat çıkarınca yapmaktan vazgeçmiş. Bu çirkin ve yalan haberlerle arkasından bıraktığı evladı ve tüm ailesi daha çok yaralandı.”

     Benzer bir bilgi de Aylin Sözer’in kardeşi Nilay Sözer’in emniyet ifadesinde yer aldı. Hürriyet’te yer alan habere göre Nilay Sözer, özetle şunları söyledi:

    “Kasım ayında Kemal’i ablamın evinde gördüm.  Sorduğumda ilişkisi olmadığını, tamir işini bitirip gideceğini söyledi. Ertesi gün Kemal yine evdeydi. Birkaç hafta sonra ablam, ‘Kredi kartımı kaybettim’ dedi. Evine kimin girip çıktığını sorunca ‘Kemal vardı, Kemal’i kovdum. Kartı alıp gittiğinden şüpheleniyorum” dedi. Dikkatli ol dedim.”

    Aileden gelen bu bilgiler, zanlının Aylin Sözer ile ilişkisi olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu ortaya koydu. Ama internet sitelerindeki birçok haberde yine de bu açıklamaların yanı sıra Aylin Sözer’in zanlı ile “eski sevgili” oldukları iddiasına yer verilmeye devam etti.

    Hatta bugün yayımlanan Cumhuriyet gazetesindeki haber bile “Maltepe’de eski sevgilisi olduğu iddia edilen kişi tarafından katledilen” diye başlıyordu.

       Son derece planlı ve hazırlıklı gelmiş

       Oysa ailenin yalanlamaları bir yana Kemal Ayyıldız’ın Aylin Sözer’in evine “son derece hazırlıklı ve planlı olarak geldiğini” gösteren kanıtlar ortaya çıkmıştı. En önemlisi gelirken baz istasyonunda sinyal izi bırakmamak için cep telefonunu yanına almamış; binaya girerken kapüşonuyla yüzünü kapatmış; plastik eldiven ve kargaburun pense getirmişti. Bu da cinayet ve hırsızlığın, zanlının “Yılbaşını şehir dışında geçireceğimi söyleyince tartıştık. Bıçakla bana saldırdı, elinden alıp sapladım” diyerek kurgıladığı gibi anlık gelişen bir olay olmadığını gösteriyor.

    Nitekim Aylin Sözer’in hesabından kendi kardeşine 260 bin lira transfer etmeye çalışması ve altın takılarının olay sonrası zanlının üzerinde bulunması, amacının hırsızlık ve cinayet olduğuna işaret ediyor. Sadece hırsızlık için gelmiş olsa cep telefonunu yanına almamak gibi -herkesin bilemeyeceği- özel bir yönteme başvurmasına gerek olmazdı. Belli ki, Aylin Sözer’in evde olduğunu bilerek, ona göre hazırlık yaparak gelmiş.

    Böyle olunca da ilk gün Maltepe Kaymakamlığı’nın yaptığı açıklamanın da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkıyor. Kaymakamlık açıklamasında “K.A.’nın A.S. isimli kadın şahsı öldürdüğü, olaya hırsızlık şüphesi vermek için daireyi ateşe verdiği bilgisi alınmıştır” deniliyordu. Böyle kriminal bir konuda neden Emniyet Müdürlüğü değil de Kaymakamlık açıklama yapar onu da anlamıyorum ama bu olayda “hırsızlık görüntüsü” değil, “hırsızlık ve cinayet” var.

      Haberlerde zanlının Aylin Sözer’in evinde iki gün kaldığı, Aylin Sözer’in bu süre içerisinde kimseye belli etmeden ders verdiği gibi uçuk unsurlar da vardı; onlar da doğrulanmadı. Ama çok uzatmamak için haberciliğin sefaletiyle ilgili o bölümlere girmeyeyim.

   Amaç ceza indirimi

   Aylin Sözer'in zanlı ile bir ilişkisi yokken böyle haberler yapılmamalıydı. Yanlış anlaşılmasın, elbette zanlının Aylin Sözer ile ilişkisi olabilirdi. Ama olsaydı bile bu ilişkinin böyle öne çıkarılmaması gerekirdi. Çünkü kadın cinayetleriyle ilgili haberlerde ilişkiye odaklanılması cinayeti gerekçelendirme sonucunu doğuruyor. 

     Maalesef bu tür gerekçelendirmeler de kadın katillerinin işine geliyor; mahkemelerde bu masallarla ceza indirimleri alıyorlar. Daha önceki birçok kadın cinayetinde de Aylin Sözer örneğinde olduğu gibi zanlılar, öldürdükleri kadınla sevgili olduklarını iddia etmişlerdi. Son olarak Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Ceren Damar’ı öldüren öğrencisi Hasan İsmail Hikmet de mahkemede “Ceren Damar ile ilişkisi olduğunu” öne sürmüş ve tepki çekmişti. Onun da amacı ceza indirimi almaktı.

      Aylin Sözer’in katili Kemal Ayyıldız için de geçerli. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün, Gazete Pencere’ye söylediği gibi, “Katil dersine iyi çalışmış. Nerede ne söyleyeceğini, ifadesini bile çalışmış”. Dersine iyi çalışmayan, bir caninin sözlerini haberin ana unsuru yapan medya. 

    Lafa gelince bütün gazeteciler ve medya kuruluşları kadın cinayetlerine karşı…

KAYNAK: https://farukbildirici.com/hani-katili-eski-sevgilisiydi/