haberanaliz
Perihan ÇAKIROĞLU

Perihan ÇAKIROĞLU

Mail: perihancakiroglu@gmail.com

KILIÇDAROĞLU, BAHÇELİ’Yİ İMRENİYOR…

CHP, içine düştüğü siyasal ve yargısal krizi aşar kimse merak etmesin…

“Bu CHP’nin kendi sorunu. Biz karışmayız” diyenler var ya,  öyle bir karışıyor ve işleri karıştırıyorlar ki, demeyin gitsin…

Şimdi gelecekte “Nasıl bir CHP olacak olacak?” sorusuna cevap arayalım.

Eğer mutlak butlan tedbir kararı ile atanmış

 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’yi yönetirse parti,  şöyle bir yol izleyecek;

Kılıçdaroğlu, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la uyum içinde çalışacak ve onunla tartışmalara girmeyecek. Bunun gerekçesini de “İç cephe sağlam olsun” diye niteleyecek.

Kendi söylemine göre, CHP’yi arındırmak için Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel ile kendisine muhalif kim varsa partiden ihraç edecek.

Tamamen kendi ekosistemini kuracak ve partinin otokrat lideri olacak. Bunun için de Parti Tüzüğü’nü değiştirecek. Parti içi demokrasiyi gözardı edecek.

Kurultay, kendi isteğine göre yapılacak ve her zaman lider kalmak için çarşaf listeyle seçim yapılmasını sağlayacak.

Belki bazı okuyucular, yok ya bu kadarı da olmaz diyebilirler.

Önünde güzel bir örnek var. O da Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP.. Bu modeli uygulayacak tutumlarını göz önünde bulundurursak olmaz olmaz diyemeyiz.

Belki de içinden, “Ah, bunu başarırsam gelecek 5 yıl rahat ederim” diyordur..

Bahçeli, ne yapıyor?

Partisinden kendisine başkaldıranları öyle veya böyle uzaklaştırıyor. Cumhur İttifakı’nı hiçbir sorumluluk almadan sürdürüyor. Seçimlerde yüzde kaç oy alacağını hiç umursamıyor. Ne var ki, parti mensuplarını öyle bir yönetiyor ki, devletin bütün nimetlerinden faydalandırııyor. İşse iş, krediyse kredi, mevkiyse mevki.

Kimi zaman iyi polisi oynarken, hem Erdoğan’ı dengeliyor, hem de kamuoyu önünde sempati kazanıyor.

Kılıçdaroğlu, muhalefet yapıp kavga edeceğine Bahçeli gibi yaparak iktidarın suyunda gitmeyi uygun görüyor.

Ve de okul arkadaşı Bahçeli ile ruh ikizi gibi yaşamak istiyor.

GERÇEK MUHALEFET İSTEMEDİ…

Hatırlatalım, Erdoğan Kılıçdaroğlu CHP’nin başındayken ne diyordu; “Bu ülkede muhalefet sorunu var. Kılıçdaroğlu, iyi bir muhalefet lideri olamadı. Bay Kemal, her seçimde neden kaybediyor belli..”

Özgür Özel CHP’de başa geçti. Onu sınadı, baktı ki, bu genç adam pek suyunda gitmeyecek.

Rahatsız oldu. 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye yenildi.

İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu, 3 kez İBB’yi kazanınca hemen teyakkuza geçti. Ve Özgür Özel ile İmamoğlu’ndan bir an önce kurtulması gerektiğinde karar kıldı ve yargısal stratejileri uygulamaya başladı.

Gerçek muhalefet istemediğine kanaat getirdi.

Ve gelişen olayları film şeridi gibi izlemeye başladık.

O Bay Kemal’den çok memnundu.

Hatay eski Belediye Başkanı Lütfü Savaş imdadına yetişti adeta..

Mutlak Butlan da böyle ortaya çıktı.

Ne var ki yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her gün ezilen dar ve sabit gelirliler, isyana başlayıp bugüne gelinceye kadar “Biz de güzel bir hayat istiyoruz” feryatlarını sııralarken kendilerini de Özgür Özel’in gerçek muhalefetiyle özdeşleştirdirler.

Aslında hepimiz her şeyi gözümüzün önünde yaşadık.

Şimdi gelin de Bay Kemal’i benimseyin..

Nasıl olacak peki?

Kemal Bey, halk bunları unutmayacak.

Onun için bilgelik ve efendilik sizde kalsın.

CHP’yi kilitlemeyin. Oğullarımız dediğiniz Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’ndan arınmak yerine onların önünü açın. Demokrat babalar böyle yapar.

Nasıl olsa hepimiz öleceğiz. Tarihe bir hoş seda bırakın.

Sizi güzel ve iyi bir BABA olarak hatırlayalım..