Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

HAYAT ÖYLE BASİT DEĞİL

Son 3 yıl içinde çok değişik olaylar yaşadım. Hayat insana çok şey öğretiyor. Boşuna demiyorlar, tecrübe diye… Yaşadıkça, hem görüyor, hem duyuyor, birde hissediyorsunuz ve acı tatlı tecrübe ediniyorsunuz.

Ne diyor adam? İki kapılı bir handa gidiyorum gündüz gece…

Bir diğeri ne diyor? Mal da yalan, mülk de yalan, var birazda sen oyalan…

2007 yılından bu yana ÇETKODER çatısında Tüketici lehine, Doğa lehine 28 dava açmışım. Bunların hiçbirini kaybetmemişim. Sayısız eylemli basın açıklamasına imza atmış, yine sayısız yazılı basın açıklamaları ile halkımızı uyarmışım. Bu işleri yaparken, kimseden takdir, teşekkür bekleyerek değil, inandığım için yaptım, yapmaya devam ediyorum. En son olarak ÇEVRE Bakanlığına İmar planları ile ilgili itirazım oldu, bu gün cevap geldi. Haklılığım ortaya çıktı. Şimdi idari davaya hazırlanıyorum. O da HALKIN YARARINA, TÜKETİCİNİN YARARINA bir çalışma.

2007 yılından bu yana ÇETKODER çatısında beş kuruş para almadan, kendi kaynaklarımızla, çalışma arkadaşlarımla beraber faaliyet yaptık. Bizim dernek tam bir STK dır. Üye aidatı zorunluluğu yoktur. Ayrıca zaten kimseden şu ana kadar aidat almadık. Herkes gönüllü. Herkes vatansever ruhla çalışıyor. Çalışmaya da, ALLAHIN İZNİ İLE DEVAM EDECEĞİZ.

Eskiden ÜLKÜCÜ vardı, DEVRİMCİ vardı, yada sağcı solcu derlerdi…

80’ler dizisini izliyorsanız, (TRT de yeni bölümleri her gün saat 17 de, 360 kanalında ise her gün eski bölümleri yayınlanıyor) o dizi, gerçekten bizim kültürümüzü, örf adet ve geleneklerimizi, geçmişimizi çok iyi anlatıyor.

Eskinin ÜLKÜCÜ ve DEVRİMCİSİ idealistti. Vatanperverdi. Devleti, milleti, vatanı için hiçbir karşılık beklemeden mücadele eden insanlardı.

Bugün gelinen noktada, sadece ÜLKÜCÜ VE DEVRİMCİ diye adlandırmayalım, tüm siyasi çatılarda, siyaset yapan, ülkeyi ve memleketi yönetmeye kalkanların çoğunluğu VATAN MİLLET SAKARYA, BİZİM TORBAYA AKARYA mantığı ile yol yürüdüklerinden ülkenin çivisini çıkardılar.

Kim sağcı, kim solcu, kim ülkücü, kim devrimci vallahi anlayabilene aşk olsun!!!

İşin içine ÇIKAR mevzusu girdiği vakit, bir bakıyorsunuz ki, perde gerisinde el ele vermişler size veriyorlar talkını, kendileri yutuyor salkımı…

Az sayıda, güzel yürekli, inançlı, idealist, ülkesini, milletini, devletini, toplumun çıkarlarını kendi çıkarlarından önde tutan insan var. Allah onların sayılarını arttırsın. Hemen hemen az da olsa her siyasi çatıda varlar. İyi ki varlar.

Ülkemizin ekonomik durumu hiç iyi değil. Ama iyi deniyor. Halk da olayı kabullenmiş. Sokağa iniyorum, boynuma sarılanlar oluyor. “Ağbim, Kardaşım, sen niye TV ekranlarına çıkmıyorsun, eskiden çıkıyor konuşuyordun, seni özledik” diyerek başlayan cümleler kurup hal hatır edenler oluyor. Halkımız doğruları konuşanları, kendinin hak ve hukukunu arayanları çok çok iyi biliyor. Ama elden bir şey gelmiyor. Diyorum ki, “konuşturmuyorlar, ekranlar kendinden korkuyor. Herkes gelecek kaygısı içinde olduğundan günü kurtarma derdinde.”  Böyle olunca da halkın hakkını, hukukunu arayan ve koruyan kalmadı.

BASIN, yani Gazeteci, toplumsal muhalefet yapar. Yağcılık, goygoyculuk yapmaz. Onun tarafı doğrudan yanadır, haktan ve hukuktan yanadır, halkın ve toplumun çıkarından yanadır.

Ekranlara bakın. Bir iki kanalda her akşam tartışmalar var. Bir gurup hükümetten yana, diğeri muhalefetten yana, sürekli aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorlar. KAYIKÇI KAVGASI… Çözüm üreten, ortak paydada birleşen, doğrudan, hak ve hukuktan yana, adil tavır serğileyen yok. İşte sıkıntı burada.

Dünyanın dengeleri hem ekonomik hem siyasi değişiyor, muhterem basınımız eftik geftik konular ile halkı uyutmaya devam ediyor. Yanı başımızda BOP ve BİP meselesi ile gelişen olayları bir türlü ciddi ele alamıyoruz ve değerlendiremiyoruz.  Dedikodu, çirkeflik, yalan yere şahadet, fitne fesat almış başını gidiyor.

Halkımızın buna rağbet etmesi, pirim vermesi ise ayrı bir üzücü konu. Biz geldik gidiyoruz. Hayat bu kadar ucuz olmamalı. Gelecek nesillerin hayatını karartan uygulamaların karşısında durmaz isek yarınların geleceğinden hepimiz mesulüz.

Yorum Yazın