Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

KURAKLIKTAN YARARLANMAK GEREKIR !!!

12 yıl önce de yaşadığımız su sıkıntısı nedeniyle sizlere göndermiş olduğum KURAKLIKTAN YARARLANMAK GEREKİR !!! başlıklı yazımı yeniden anımsatmak istedim. Çünkü yine İstanbul’umuz ve çevresi su sıkıntısı yaşamakta. Barajlarımızın doluluk oranı 0’lar seviyesine düştü.

Ne yazık ki İstanbul’umuzun en önemli su rezervi olan Büyükçekmece ve Küçükçekmece göllerine sahip çıkamadık, çevresindeki su toplama havzalarına rant uğruna konutlar yaptık. Bu gölleri kullanamadığımız için Melen çayından İstanbul’umuza su taşıyoruz. Melen çayına da bir baraj yapılsın diye uyarmıştım. 4 yıl önce yapımına başlanan beton barajın gövdesi de çatlamış. Baraj yapımı da durmuş.

Şimdi güzel İstanbul’umuza yine rant kazanma uğruna yapılması planlanan KANAL İSTANBUL projesi ile Terkos gölümüzü ve Sazlıdere Barajımızı da kaybedeceğiz. Yani güzel İstanbul’umuz, birilerinin kazanmayı düşündüğü rant uğruna artacak nüfusu ile yaşanmaz hale gelecek.

Umarım bu uyarılarımızı tüm yöneticilerimiz duyar ve gereken önlemleri alarak mutlu geleceğimizi risk altına sokmazlar.

* * * * 

Her barajın ve gölün bir ömrü vardır. Ve bu ömür kendisini besleyen çay, dere, ırmakların getirdiği toprak, kil ve silt gibi maddelerin bu barajı doldurma süresiyle ölçülür. Eğer çevrede erozyon da varsa bu dolum süresi daha çabuk olmaktadır. Yani normalde 100 yıl olarak verilen barajların ömrü, çevrelerindeki erezyonun önlenememesi yüzünden 60 yıla kadar düşmektedir.

Siz bir barajın, gölün ve göletin ömrünü artırmak isterseniz, bu dolgu malzemesini baraj alanından çıkarmanız gerekir. Bu da ancak barajdaki suyun boşaltılması ile mümkün olur. İşte şu sıralarda arzu etmediğimiz halde devam eden ve yaz sonuna kadar da süreceği beklenen kuraklık yüzünden, tüm göl ve barajlarımız boşalmış durumdadır. Bu fırsattan yararlanabiliriz. Örneğin İstanbul çevresindeki göl ve barajların su stokları 1ye düştü. Yani bunun anlamı h oranında su boşaltıldı. Ankara’da ise boşalan su oranı ? ye çıktı. İzmir’de ise boşalan oran ? olarak tespit edilmiştir. Bu oranlar oldukça büyük oranlardır.

Burada Bayındırlık ve İskan bakanlığını, yerel yönetimleri, DSİ ve çevre ile ilgili tüm kurum ve kuruluşları uyarmak isterim. Güzel yurdumuzun hemen hemen her yerinde hüküm süren su sıkıntısından ve kuraklıktan yararlanarak, barajlarımızın ömrünü uzatabiliriz. Yeter ki şu sıralarda barajlar, göl ve göletler içinde biriken toprak ve diğer dolum malzemelerini temizleyelim.

Üstelik bu işlem sonunda hem çevresel ve hem de toplumsal birçok avantajımız olacaktır. Örneğin:

  • Nehir ve derelerin getirdiği verimli toprakları içeren bu dolgu malzemesi, pek çok çiftçiye de satılabilir. Çünkü bu dolgu malzemesi her türlü tarım için çok besleyici bir toprak olarak değerlendirilmektedir.
  • Zemini boşaltılan ve temizlenen göl ve barajlarımızda, önümüzdeki dönemde halkımız için çok daha temiz ve sağlıklı su biriktirmek mümkün olacaktır.
  • Dere ve ırmakların getirdiği çöp ve organik olmayan atıklardan temizlenmiş baraj, göl ve göletlerde balıkçılık ve su ürünleri üretimi çok daha verimli olacaktır.
  • Eski durumlarına göre temizlenmiş ve dolgusu boşaltılmış baraj ve göllerin birikim hacmı da artmış olacaktır. Böylece buralarda artık çok daha fazla su biriktirmek mümkün olacaktır. Yani bu fazla suların birikimi için yeni bir baraj yapmaya kalksanız çok daha fazla gideriniz olacaktır.

Ancak ne yazık ki TV’lerde gösterilen haberlerde, kuraklık nedeniyle boşalan göl ve baraj içinde birçok hayvan otlamakta ve dışkılamaktadır. Ayrıca çevre bilinci olmayan fırsatçı kişiler buraları ekmeye çalışmaktadır.

Lütfen devletin kurum ve kuruluşlarını, tüm yerel yönetimleri ve ilgili STK’ları göreve çağıralım. Evlerimizdeki su depolarına gösterdiğimiz özeni ve temizliği, göl, gölet ve barajlarımıza da gösterelim. Temizlenmeleri ve bakımları için kampanyalar ve projeler üretelim. Çünkü kazanan güzel ülkemiz olacaktır.

Yorum Yazın