Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

MERSİN METROSU ve MARKA KENT

MERSİN METROSU ve MARKA KENT

Önceki gün Mersin Büyükşehir Belediyesi basın ve stk temsilcilerine bir sunum gerçekleştirdi.

Katıldım.

Başkan Vahap Seçer’i dinledim.

Ardından projeyi tanıtım yapan Danyal Kubin’i dinledim.

Sonrasında görselleri izledik, sorulan sorulara verilen ve verilmeyen cevapları izledik.

Başkan Seçer, projeyi anlatırken, Mersin merkezdeki esnafı canlandıracağını, Çamlıbel- özgür çocuk parkı- tren garı bölümünün ekonomisinin canlanacağına vurgu yaptı.

Sonra Güzergâh açıklandı.

Tren garından Mezitli’ye kadar 11 istasyon yapılacağı ve güzergâhın boyutunu anlattılar.

Öncelikle bu projeyi başarırlar ise, helal olsun diyeceğim.

Endişelerim var.

Kaktım birkaç soru sordum, cevabını doğru dürüst alamadım.

Ortalığı da germek istemedim.

Ancak proje ile ilgili kamuoyunda çok ciddi sıkıntılar var.

Mersin’li Mimar Abdullah Yılmaz sürekli kendi sosyal sayfasından paylaşım yapıyor ve ilgilileri uyarıyor. Ancak dikkate alan yok. Mersin tuhaf bir kent haline geldi.

Buradan çıkacak olan atık malzemeyi nereye depolayacaklar kesin belli değil.

Proje icra edilirken, görüntü ve gürültü kirliliği ile nasıl savaşacaklar o da belli değil.

Projenin hazine garantisi yok ve 350 milyon avro gibi bir rakam dillendiriliyor, bu paranın nereden bulunacağı da kesinlik kazanmış değil.

Çamlıbel- özgür çocuk parkı- tren garı bölümünün ekonomisinin canlanacağına vurgu yapan başkanımız Seçer, bunu nasıl başaracağını, bunun için ne gibi alt yapı çalışması var anlatamadı.

Metronun geçmesi ile, kentin bu bölümünde ekonomi birden bire canlanmaz ki…

Kentin bu alanı son 10 yılda çöktü. Esnaflar birer ikişer kepenk kapattı.

İstiklal caddesi, Uray caddesi, Atatürk caddesi, Çamlıbel, Silifke caddesi, Çakmak Caddesi gibi alanlarda iş yapan esnaf yok. Kapatan kapatana. Bu metro ile bu esnafın işi nasıl açılacak onu merak ediyorum, benim gibi herkes de merak ediyor.

Başkanın konuşmasında en sevindiğim yan, eski otogarın Büyükşehir belediyesi hizmet binası olacağı, buranın büyük bir yerleşkeye dönüştürüleceği yönündeki beyanı oldu.

Ancak onu da bu projeye bağladılar ise, yanlış. Bu proje uygulanamayabilir.

Geçmişte bir MERAY ve MONORAY örneği var. İki ayrı başkan söz verdi ve uygulamaya geçememesinin sebebi olarak da merkezi hükümetin buna geçit vermemesi olarak söylendi.

Şimdi ne değişti de, MERAY- MONORAY’ın olmadığı kentimizde METROBÜS projesi gerçekleşecek?!

Siz, eski otogara düşünülen o yerleşkeyi, bu proje olsa da olmasa da, o alana yapın.

Yapın ki, o bölgeye canlılık gelsin, o binada çalışanların oradaki esnaf ile alış verişi sayesinde, esnafa da ekonomik fayda gelsin.

Başkanın bir farklı beyanı da MARKA KENTLER üzerini idi.

Artık dünya marka kentleri ile yarışıyor dedi.

Doğru.

Ama Mersin için bu sözün doğruluğu ne derece gerçektir tartışılır.

Vakti ile Dünya kenti Mersin diyerek projeler ortaya koyanları da gördük.

Doğru dürüst, Mersin’e mal olmuş, Uluslar arası FUAR’ımızı bile icra edemedik, zaman içinde yok ettik gitti.

Çarpık bir kentleşme, yemyeşil narenciye bahçelerinin yerini beton yığınlarının almasının önüne geçemedik.

Tarım alanları bir bir imara açarlarken seyrettik, seyrediyoruz.

Sahil bandını kirlettik.

Yaylalık alanlarımızı talan ettik.

Kentin ana yolları ve sokakları yap boz tahtasına döndü.

Kentin her yerinde BİLBORD kirliği, tabela kirliliği mevcut.

Görüntü ve çevre kirliliği hat safhada...

Nasıl marka kent olacağız ve dünya kentleri ile yarışacağız merak ediyorum.