SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TARIM İÇİN NE LAZIM?
Sürdürülebilir tarım için daha dikkatli olmalı ve ata tohumlarımızın kıymetini bilmeliyiz.
Sürdürülebilir bir tarım ve bu zincirin en değerli halkalarından biri olan ata tohumları, geleceğimizin gıda güvenliği için iki hayati kavramdır.
Bu iki konuyu, dünyayı doyururken toprağı da korumanın formülü olarak düşünebiliriz.
1. Sürdürülebilir Bir Tarım İçin Ne Lazım?
Sürdürülebilir tarım; bugünün gıda ihtiyacını karşılarken, yarının kaynaklarını (toprak, su, doğa) yok etmeyen bir sistemdir. Bunu başarmak için şu temel adımlar şarttır:
Su Yönetimi ve Damla Sulama: Vahşi sulama yöntemlerinden tamamen vazgeçilip, suyu doğrudan bitki köküne veren akıllı damla sulama sistemlerine geçilmelidir.
Toprak Sağlığının Korunması: Toprağı sürekli kimyasallarla beslemek yerine; ekim nöbeti (münavebe), kompost kullanımı ve yeşil gübreleme ile toprağın organik yapısı canlandırılmalıdır.
Kimyasal Yerine Biyolojik Mücadele: Zararlılarla mücadelede aşırı pestisit (tarım ilacı) kullanımı hem toprağı zehirler hem de arıları öldürür. Bunun yerine doğal avcılar ve biyolojik yöntemler tercih edilmelidir.
Yerli ve Dayanıklı Tohum Kullanımı: İklime ve bölgeye uyum sağlamış, çok fazla su ve yapay gübre istemeyen tohumlar seçilmelidir.
Çiftçinin Desteklenmesi ve Eğitimi: Teknolojiyi doğru kullanan, bilinçli çiftçiler yetiştirilmeli; küçük aile çiftçiliği ekonomik olarak desteklenmelidir.
2. Ata Tohumlarının (Yerel Tohumlar) Önemi Nedir?
Ata tohumu, genetiğiyle oynanmamış, nesiller boyu aktarılarak günümüze ulaşmış ve bulunduğu bölgenin iklimine uyum sağlamış doğal tohumlardır. Günümüzdeki hibrit (hibrit tohumlar kısır değildir ancak ikinci yıl aynı verimi vermez) veya GDO'lu tohumlara karşı en büyük güvencemizdir.
Öne çıkan önemini şu şekilde özetleyebiliriz:
Biyoçeşitlilik ve Gıda Güvenliği
Tek tip (monokültür) tohum kullanımında, o tohuma zarar veren bir hastalık çıktığında tüm ülkenin tarımı çökebilir. Ata tohumları çeşitlilik sağlar. Çeşitlilik, doğanın en büyük sigortasıdır.
İklim Krizine Karşı Dayanıklılık
Ata tohumları, yüzlerce yıl boyunca o bölgenin kuraklığına, soğuğuna veya hastalıklarına karşı bağışıklık kazanmıştır. Küresel ısınmanın kapımızda olduğu bu dönemde, susuzluğa en dayanıklı ürünler yine bu tohumlardan yetişir.
Bağımsızlık ve Sürdürülebilirlik (Tohumda Özgürlük)
Hibrit tohum kullanan bir çiftçi, her yıl yeniden tohum satın almak zorundadır. Oysa ata tohumu eken çiftçi, hasat ettiği üründen kendi tohumunu ayırır ve ertesi yıl hiçbir yere bağımlı olmadan tekrar eker. Bu durum, ulusal gıda bağımsızlığı için kritiktir.
Besin Değeri ve Lezzet
Ata tohumlarından elde edilen meyve ve sebzelerin vitamin, mineral ve antioksidan değerleri genellikle endüstriyel tohumlara göre çok daha yüksektir. O eski domateslerin kokusunu ve lezzetini veren şey, bu tohumların genetik zenginliğidir.
Özetle; Sürdürülebilir tarım geleceğin yol haritasıysa, ata tohumları o yolda kaybolmamamızı sağlayacak en güvenli pusulamızdır. Tohumuna sahip çıkmayan bir toplum, gelecekte gıda krizlerine mahkûm kalır.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı






















