haberanaliz

UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'
Suriye’deki savaştan kaçıp Olimpiyatlara uzanan ilham verici hikâyesiyle tanınan Yusra Mardini, Euronews Türkçe’ye konuştu. UNHCR İyi Niyet Elçisi Mardini, mülteci olmanın sabit bir kimlik değil, hayatı dönüştüren bir deneyim olduğunu belirterek, sporun umut verme ve iyileştirme gücüne dikkat çekti.

Suriye'deki savaştan kaçarak Olimpiyatlara uzanan yolculuğuyla milyonlarca insana ilham veren yüzücü Yusra Mardini, bugün yalnızca sporcu kimliğiyle değil, mültecilerin sesi olarak da öne çıkıyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) İyi Niyet Elçisi olan Mardini, Euronews Türkçe'ye verdiği röportajda mültecilere yönelik önyargıları, sporun iyileştirici gücünü ve hükümetlerin sorumluluklarını anlattı.

Dünya genelinde birçok kişinin kendisini "mülteci yüzücü" olarak tanıdığını belirten Mardini, bunun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak kimliğinin tamamını yansıtmadığını vurguladı.

"Mülteci olmadan önce de bir yüzücüydüm, bir kız çocuğuydum, bir kardeştim ve geleceğe dair hayalleri olan genç bir kadındım. Mülteci olmak koşullarımı değiştirdi, kim olduğumu değil," diyen Mardini, bugün kendisini bir Olimpiyat sporcusu, UNHCR İyi Niyet Elçisi ve zorla yerinden edilen insanlar adına konuşma ayrıcalığına sahip biri olarak gördüğünü ifade etti.

Kendi vakfı ve UNHCR bünyesindeki çalışmalarıyla insanlara yeni fırsatlar yaratmayı amaçladığını söyleyen Mardini, "İnsanlar bana 'mülteci' etiketinin ötesine geçip insanı görebiliyorsa, amacımı yerine getirmişim demektir," dedi.

'Suriye her zaman evim olacak'

Suriye'den ayrılışının üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Mardini, "Ev" kavramının zamanla değiştiğini söyledi.

"Suriye her zaman evim olacak. Orası büyüdüğüm, ailemin yaşadığı ve en güzel anılarımı biriktirdiğim yer. Ama Almanya da bana güvenlik sağladığı, beni kabul ettiği ve hayatımı yeniden kurma fırsatı verdiği için artık ev hissimin bir parçası."

Geçen yıl on yıl aradan sonra ilk kez Suriye'ye döndüğünü anlatan Mardini, bu ziyaretin son derece duygusal geçtiğini belirtti.

"Yıllardır görmediğim aile bireylerime sarıldım. Aynı anda hem büyük bir mutluluk hem de derin bir hüzün hissettim."

Ona göre ev, yalnızca köklerin bulunduğu yer değil; aynı zamanda insanın kendini güvende hissettiği, kabul gördüğü ve geleceğini kurabildiği yer.

'The Swimmers' milyonlarca insana ulaştı

Hayatını konu alan "The Swimmers" filminin milyonlarca kişiye ulaştığını söyleyen Mardini, bunun kendisine hem büyük bir görünürlük hem de önemli bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.

"Hikâyem milyonlarca mülteci hikâyesinden sadece biri. Çok sık mülteciler hakkında konuşuluyor ama mültecilerin kendi seslerini yeterince duymuyoruz. İstatistikleri ve siyasi tartışmaları duyuyoruz; insanların hayallerini, yeteneklerini ve umutlarını değil."

Filmi izledikten sonra insanların kendisine daha fazla empati geliştirdiklerini söylemelerinin kendisini en çok etkileyen geri dönüşlerden biri olduğunu ifade etti.

Mülteciler sayı değil, insan

Bugün dünya genelinde zorla yerinden edilen insan sayısının tarihin en yüksek seviyesinde olduğuna dikkat çeken Mardini, kamuoyunun mültecilere bakışının son yıllarda daha da kutuplaştığını söyledi.

Bir yandan pek çok toplumun mültecileri şefkatle karşıladığını belirten Mardini, diğer yandan yanlış bilgilerin ve siyasi söylemlerin mültecileri korunması gereken insanlar yerine çözülmesi gereken bir sorun gibi gösterdiğini ifade etti.

"Mülteciler çok sık sayı, güvenlik sorunu ya da siyasi yük olarak görülüyor. Oysa her sayının arkasında savaş, şiddet ya da zulüm nedeniyle hayatı altüst olmuş gerçek bir insan var."

'Mülteci olmak kimliğinizi tanımlamaz'

Mardini'ye göre mülteciler hakkındaki en büyük yanılgı, bu statünün kişinin kimliğini belirlediği düşüncesi.

"Mülteci olmak bir insanın başına gelen bir durumdur; o kişinin kim olduğu değildir."

Bir mültecinin yerinden edilmeden önce öğrenci, doktor, öğretmen, sporcu, mühendis ya da ebeveyn olduğunu hatırlatan Mardini, insanların çoğu zaman yalnızca mültecilerin kaybettiklerine odaklandığını, oysa fırsat verildiğinde topluma sunabilecekleri katkıların da görülmesi gerektiğini söyledi.

'Koruma sadece başlangıç'

2017'den bu yana UNHCR İyi Niyet Elçisi olarak görev yapan Mardini, bu görevin kendisine insanların en zor koşullarda bile umut etmeyi sürdürebildiğini gösterdiğini belirtti.

"Neredeyse her şeyini kaybetmiş ailelerle tanıştım. Çatışmaların ortasında büyüyen ama yine de doktor, öğretmen ya da sporcu olmayı hayal eden çocuklar gördüm."

Bu deneyimlerin kendisine, korumanın tek başına yeterli olmadığını öğrettiğini ifade eden Mardini, insanların eğitim, istihdam ve onurlu bir yaşam kurabilecekleri fırsatlara da ihtiyaç duyduğunu söyledi.

'Spor travmayı silemez ama iyileşmeye yardımcı olur'

Mardini, hem sporcu kimliği hem de mültecilik deneyimi nedeniyle sesini başkaları için kullanma sorumluluğu hissettiğini söyledi.

"Spor bana disiplin, dayanıklılık ve özgüven kazandırdı. Mülteci olmak ise dünyaya bakışımı değiştirdi."

UNHCR ziyaretlerinde en çok çocukların iyimserliğinden etkilendiğini belirten Mardini, savaş yaşamış pek çok çocuğun hâlâ gelecek hayalleri kurduğunu söyledi.

"Spor travmayı ortadan kaldırmaz ama çocukların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına, arkadaş edinmelerine ve geleceklerine yeniden inanmalarına yardımcı olabilir."

Yüzmenin kendisi için de her zaman güvenli bir alan olduğunu dile getiren Mardini, "Suriye'de de olsam, evimden çok uzakta da olsam, kendim olabildiğim yer hep havuz oldu," dedi.

'Hükümetlerin önceliği güvenlik olmalı'

Mardini'ye göre hükümetlerin mültecilere yönelik politikalarında ilk öncelik, insanların güvenlik arama hakkını korumak olmalı.

"Her politika gerçek insanların ve gerçek ailelerin hayatını etkiliyor."

Sığınma prosedürlerinin adil, güvenli ve etkili olması gerektiğini söyleyen Mardini, hükümetlerin eğitim, istihdam ve uzun vadeli uyum politikalarına yatırım yapmasının önemine dikkat çekti.

"Koruma yalnızca insanların hayatta kalmasını sağlamak değildir. Onlara yeniden bir gelecek kurma fırsatı vermektir."

HABER İÇERİK KAYNAK:

https://tr.euronews.com/2026/08/02/unhcr-iyi-niyet-elcisi-yusra-mardini-multeci-olmak-kim-oldugunuzu-tanimlamaz


Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştıÖnceki Haber

Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 m...