GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!
Dün patlak veren ve gündeme bomba gibi düşen tarım sektöründeki fırsatçılara yapılan operasyonda gördük ki, ölüleri bile kullanmışlar, fiyatları abartıp kabartıp, bizleri, milleti kazıklamışlar ve sırtımızdan SEFA sürmüşler.
Üretici tarlada perişanken, çiftçi yokluktan ve darlıktan inim inim inlerken, bunlar utanmazca ve arsızca kırıta kırıta aramızda gezmişler.
Bu operasyonlarda emeği geçen herkesten ALLAH RAZI OLSUN.
Ancak bu böyle bitmemeli.
Bu işin HAYVANCILIK sektörü, et ve süt ürünü sektörü de var.
Yine bu işlerde fiyatlarla oynayan zincir marketler yönü var.
Ben hep dedim, DENETİM diye.
Adil ve hakkaniyetli denetimler bu işin önünün alacaktır.
Bu hususta tüm bu haksızlıkların ve haksız kazançların önüne geçilmesi, halkın yaşam hakkının hiçe sayılmaması, gıda terörünün ve bu kravatlı teröristlerin önünü geçilmesi için devleti, milleti uyaran ve yol gösteren naçizane bu günkü yazımdır:
Gıda Güvenliği ve Hakkaniyetli Denetim Şart: Vicdanları Yaralayan Fırsatçılığa Karşı Yol Haritamız
Tarım ve gıda sektöründe son dönemde gün yüzüne çıkan operasyonlar, halkın en temel hakkı olan beslenmeye ve sofrasına uzanan ellerin ne kadar pervasızlaşabileceğini acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Üreticinin tarlada emeğinin karşılığını alamadığı, çiftçinin borç batağında inlediği bir ekonomik iklimde, bu tür haksız kazanç odaklarının varlığı kabul edilemez.
Mevcut Sorunlar ve Risk Alanları
Tedarik Zinciri ve Hayvancılık: Tarım ürünlerindeki vurgunların benzerleri, et ve süt ürünleri sektöründe de titizlikle incelenmelidir. Bu alanlardaki arz-talep dengesizliği fırsatçılara zemin hazırlamaktadır.
Zincir Marketler ve Fiyat Manipülasyonları: Üreticiden tüketiciye uzanan süreçteki katmanlar ve bazı büyük market zincirlerinin fiyatlama politikaları şeffaflıktan uzaktır.
Toplumsal Maliyet: Gıda fiyatlarındaki suni artışlar yalnızca ekonomiyi değil, doğrudan halkın yaşam hakkını ve geleceğini tehdit etmektedir.
Çözüm Önerileri ve Atılması Gereken Adımlar
Sıkı ve Tavizsiz Denetimler: Denetimler belirli dönemlerle sınırlı kalmamalı; tarladan rafa kadar tüm süreçler yapay zeka ve dijital takip sistemleriyle sürekli izlenmelidir.
Cezaların Caydırıcılığı: Haksız kazanç sağlayan ve gıda terörüne sebebiyet veren kişi ve kurumlara uygulanan yaptırımlar, bir daha teşebbüs edemeyecekleri kadar ağır olmalıdır.
Üreticinin Desteklenmesi: Çiftçinin girdi maliyetleri (gübre, mazot, yem) düşürülmeli, aracıların üreticiyi sömürmesinin önüne geçecek doğrudan pazarlama kooperatifleri güçlendirilmelidir.
Şeffaf Fiyat Politikası: Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin aldığı fiyat arasındaki makasın neden açıldığı kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.
"Adil ve hakkaniyetli denetimler, yalnızca ekonomiyi korumakla kalmaz; aynı zamanda toplumun adalete olan inancını ve sosyal barışı da güvence altına alır."
Bu süreçte atılacak kararlı adımlar, milletin rızkına göz diken "kravatlı teröristlere" karşı en güçlü kalkan olacaktır.
Bu konuda en acil atılması gerektiğini düşündüğüm adımsa tarım girdi maliyetlerinin düşürülmesi, zincir marketler üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılmasıdır.
Bu iki mesele tıpkı madalyonun iki yüzü gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı. Biri eksik bırakıldığında sistemdeki vurgun düzeni bir şekilde açık bulmaya devam ediyor.
Tarladaki üreticiyi korumadan, girdi maliyetlerini düşürüp ona nefes aldırmadan sadece raflardaki marketleri denetlemek geçici bir çözüm olur. Aynı şekilde, üreticiyi destekleyip zincir marketlerdeki o fahiş fiyat artışlarına ve suni zamlara göz yumarsak bu kez de tüketici ezilir. Dolayısıyla devletin bu iki cephede aynı anda, kararlı ve tavizsiz bir kılıçla hareket etmesi şarttır.
Bu haklı mücadelenin ve atılacak adımların toplumun tüm kesimlerince daha gür bir sesle sahiplenilmesi, bu gıda vurguncularına verilecek en büyük ders olacaktır.
Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)




























