Sağlık ANALİZ

Sağlık ANALİZ

Mail: saglikanaliz@gmail.com

Mersin Sağlıkta Seyyit Gıyasettin dönemi…

O kadar yazıyorsun da ne oluyor diyenleriniz var gibi geliyor bana (!)

Meraklanmayın, çok şey oluyor, OLACAK! Bu devlet sahipsiz değil.Avellerin, çapsızların elinde de değil. Devletin kılıcı keskindir. Ağır ağır yürür ama gideceği yere er geç varır. Geleyim benim yazdıklarıma. Ben burada ne yazdımsa, şundan emin olun ki, hakkında yazı yazdığım adamlar ve kurumların kendisine bizzat mail yolu ile gönderdim. Öyle okumadım, okumadık, okumuyorlar, onu kimse okumuyor gibi avelek, gevelek laflar etmenin bir manası yok. Elimde bu sayfanın okunduğunu ve gereğinin yapıldığını gösterir çok sayıda belge var.Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devletin çok sayıda birimi ve kurumu benim bu köşeyi çok yakından takip ediyor. Bu arada işi bozulan, ipi pazara çıkan, pisliği ortaya çıkanlar da her zaman olduğu gibi (benim 25 yıllık meslek hayatımda) iktidarda kim varsa o partinin mensuplarına gidip yalakalık, yağcılık ve karaktersizlikler yaparak, beni karalıyor, atıp tutuyor…

Hiç önemli değil. Allah her şeye kadir, görüyor ve biliyor. Biz kendimizi ona teslim etmişiz. Tevekkül Allah! Şimdi geleyim şu Gıyasettin efendiye… Menzil de Mübarek bir zat var. Gavsı sani hazretleri. O mübareğin adını, şanını kullanan bu kişi, MERSİN’ de tuvalete bekçi bile olamayacak tiplerin elinden tutup menzile alıp götürüp getirip bir makama gelmelerinin önünü açıyor.

Çok sayıda isim var. Adam yerine koymayacağınız, değil bir devlet makamını vermek, köpek kulübenizi teslim etmeyeceğiniz tiplerin elinden tutup bu bizden diyerek SEYYİTLİK makamını ve unvanını kullanarak bunların bir yerlere gelmesine vesile oluyor. Allah’tan kendisi pek okumuş yazmış biri değil. Demek ki bir tahsili, terbiyesi, titri olsa, VAY MEMLEKETİN HALİNE!

Seyyit Gıyasettin efendinin bir ayağı sürekli devlet dairelerinde.Koridorlarda UZMAN BAŞÇAVUŞ gibi geziyor, makam sahibinin kapısını ZART diye açıyor, ne haber, ne yapıyon bakim diyerek olur olmadık zamanda hasbıhal ediyor (!) Ne Seyyit miş be! Kimse de buna hop, ne oluyor, ne yapıyorsun, haddini bil, sen kimsin, nereden çıktın, necisin, bu gücün kuvvetin nereden geliyor, ne iş yaparsın, kime hizmet edersin demiyor, diyemiyor. Neden? Çünkü Seyyit Gıyasettin efendinin himmeti ve önderliği ile MENZİLE gidip çorba içmiş, bir gece yatmış, TEVBE ALMIŞ, olmuş GÜNÜ BİRLİK MENZİLCİ (!) Bunların Menzil dergâhı ile mübarek insan Gavs hazretleri ile yakından uzaktan ilgisi yok, bunlar çıkarcı, üçkâğıtçı, ahlaksız tipler. Her devrin adamı bunlar.Dün başka yerlerde fink atarlarken, şimdi o mübarek dergâhın ve o mübarek insanın adını kullanıyorlar, kullanmaktan hiç çekinmiyorlar. O mübareğin adını ve mekânını kullanarak bir makama gelmek isteyenlerin önünü açan bu sözde Seyyit Gıyasettin’e birileri gel BURAYA demeli ve haddini bildirmeli. Yoksa gidişat iyi değil. Ben olan bitenleri takip ediyorum. Kimi o mekâna nasıl götürdü, sonrasında o tipler nereye geldiler yazacağım. SAĞLIK BAKANI değerli insan, mütevazı ve tertemiz adam Recep AKDAĞ bu işi bir incelemeye alsın.Bakanlığa bu adamın girişini, çıkışını, genel müdür, müsteşar, kurum başkanlarının yanı a girip çıkmasını denetim altına alsın.Yazık ediyorlar hem kuruma, hem o mübarek (Gavsı sani hazretleri) insanın şanına.

Mersin’de bu Seyyit Gıyasettin denen adamın son zamanlarda rol aldığı makam sahiplerini buradan size aktaracağım.  Ama ben aktarmadan, ilgili ve yetkililer kendi kendilerine bir titreyip sorgu yapsınlar, bu adamın son zamanlarda kimler için kendilerine gelip aracı olduğunu ve o kişilerin nerelere geldiğini, geçmişlerini bir araştırsınlar. İdare ettiğiniz bir DEVLET. O devlette tüm milletin, halkın, yetimin, fakirin, fukaranın hakkı var. Beytül mal! Hiçbir tahsili olmayan bir kişinin devlet erkini elinde bulunduranlara, adının başında SEYYİT olması sebebiyle bu türlü işler yaptırması doğru değil. Benden hatırlatması.

Bu arada, Soruşturma numarası 2010/3191(21), Esas nosu, 2012/10050, İddianame nosu, 2012/749 olan ve Mersin 3. Ağır ceza Mahkemesinde yeni başlayan İHALEYE FESAT KARIŞTIRMAK, RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK suçunun işlendiği, TCK 235/1-a, 43/1, 53/1-2, 204/2, 54, 58, maddeleri gereğince haklarında 12-20 yıl arası hapislik cezası istenen 38 kişinin araştırmasını yapsınlar. Baksınlar bakalım, bunların içinde yargılananlardan ve ağır cezalar istenen iddianamenin kabulü ile YENİ başlayan mahkemede kimler var ve bunlar şu anda KAMU HASTANE BİRLİKLERİ OLUŞUMU ile Mersin ve yöresinde, ayrıca SİNOP’da hangi görevlere gelmişler?

Nasıl gelmişler, niye gelmişler, neden getirilmişler? Kim getirmiş, nasıl getirmiş, niçin getirilmişler? Bu kişilerin bu durumları biliniyor muydu, bilinmiyor muydu? Bakın dosyanın numarasını verdim. Sağlık Bakanımız lütfen açıp okusun. Evlere şenlik bu isimlerin yaptıklarını görsün. Anlaşmalı paslaşmalı tekliflerle devleti nasıl soymuşlar. Devleti nasıl zarar ettirmişler. Üç teklif metodu ile devleti nasıl tırtıklattırmışlar? Aklanmadan, berat etmeden, bu kişiler şimdi birde üst makamlara getirilmişler. Kedinin eline CİĞER TESLİM ETMİŞSİNİZ YANİ!

Savcının 24 sayfalık iddianamesine konu olan deliller kapsamında; “Müştekilerin ifadeleri, tarafsız bilirkişilerin yaptığı raporlar, sağlık bakanlığı müfettiş ön inceleme raporları, tanık beyanları, şüphelilerin tevil yolu ile beyanları, şüpheli iki kişinin açık ikrarı, itirafı, ayrıca ekspertiz raporları var.” Her şey ayan beyan ortada…

Ama bu suçları işleyenler 12- 20 yıl ile yargılaması başlayanlar ve bu sevk maddelerinin haklarında  iki kez arttırarak verilmesinin istendiği bu kişiler şimdi en üst görevlerdeler ve paranın pulun idaresindeler (!) Siz devam Edin bu Seyyit Gıyasettin gibilerin tavsiyelerine uymaya! Siz devam edin yerelde siyaset yaptığını zanneden, SEÇİLMİŞ değil SEÇTİRİLMİŞ başkanların telkinlerini yerine getirmeye! Devam edin. Devam edin ki, devlet iyice soyulsun, içi oyulsun! Yazık, günah. Sağlık Bakanı değerli bir insan… Düzgün ve dürüst bir adam… Yazdıklarımı dikkate alıp, inceletirse ne demek istediğimi, olayın vahametini görür. Sağlık Bakanının kendi müfettişlerinin, savcılığın soruşturma evresinde tayin ettiği tarafsız Bilirkişilerin, Cumhuriyetin Savcısının “apartman yöneticisi bile olamazlar, herhangi bir derneği, kooperatife, sendikaya, siyasi partiye üye bile olamazlar” diyerek bu memnu haklardan yasaklanmalarını istediği kişileri bulundukları alt makamlardan alıp en zirve makamlara getirmişler. Böyle bir şey olabilir mi? Olur! Burası Mersin.. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Düşünün buradaki il müdürünü bile bir çırpıda adamlar alıp Gaziantep’e Genel sekreter yaptılar. Tüm bu olayları bilen, soruşturmaların yapıldığında olaylara vakıf olan, yazışmaların birçoğunda imzası olan kişiyi Antepe genel sekreter yaptılar.

Sormadılar mı ona? Bu işler neyin nesi, bu adamlar hakkında ne diyorsun, bildiğin bir şey var mı diye! Allah diyeceğiz, kul hakkı diyeceğiz, hak ve hukuk diyeceğiz, Fıratın kenarındaki kuzu diyeceğiz, sonra tüm olan bitenlere sessiz kalacağız (!) Olmaz! Bakın bundan sonraki yazılarımda neler çıkacak, neler duyacaksınız, şaşıp kalacaksınız.