Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Ne oluyoruz yahu!!!

Kontrollü normalleşme dediler, millet çayıra bayıra koştu, sanki kıtlıktan çıkmış gibi restoranların kapsında kuyruk oluşturdu.

Bu gidişat kesinlikle iyi değil, ben uyarıyorum.

Millet işin ciddiyetini kavramış değil, idarecilerde işin farkında değil.

Ciddi bir eğitimsizlik, bilgisizlik var.

BASIN MENSUPLARI

Vekili, yaşlısı, taşlısı AŞI işinde öncelikli sayıldı. 

Güvenlik güçleri, Sağlık çalışanları...

Her ne ise...

Basın mensupları da sahada onlarla beraber cansiperane şekilde çalışıyor.

Onlar neden aşı sıralamasında öncelikli değil?!

Gazeteciler, sahada koşanları da AŞILAYIN kardeşim....

PARTİ KAPATMALAR

Ne acıdır ki, bizde DEMOKRASİ kişiye göre, belirli bir zümreye göre şekil alıyor.

Parti kapatmalara ve yasaklara her zaman karşı oldum.

Yasaları, herkese eşit ve adil uygulamadıkça, adalet, herkese tam tecelli etmedikçe, hak hukuk kavramı hakça olmadıkça, hiçbir şey doğru dürüst yol alamaz.

Kişiye özgü uygulama olmaz.

SİYASİ PARTİLER YASASI

Bu yasa tam demokratik hale gelmedikçe, lider egemen tüzükler ortadan kalkmadıkça, sahtekâr ve masa başında belirlenen delege düzeni yıkılmadıkça, partilerde en alt kademeden başlayıp genel başkana kadar gelen iç seçimlerinde partiye kayıtlı üye ile seçim yapmadıkça, siyasetten bir şey beklemeyin. Biri gider diğeri gelir, hiçbir şey halk yararına , kamu yararına değişmez.

MUHALEFET ÇÖZÜM OLAMIYOR

Konuşuyorlar. Tatmin edici bir söylem yok. Meydana çıkıp da sokak sokak gezip, kapı kapı dolaşıp milleti dinleyip, millete çare sunan yok. Bol bol üfürükten konuşma dinlemekten halk bıkmış. Ortadaki siyasi tabloyu inandırıcı bulmuyor. Sıkıntı belli, sorun belli, ÇARE olacak, derman olacak reçeteyi yazan yok. İşte vatandaş, bu yüzden kararsız, umarsız.

PARTİ KURMALAR

Ülke siyasi parti mezarlığına dönmüş. Dünün umut olan partileri bile tabela partisi olmaktan kurtulamamış. Anlı şanlı partilerin kapıları kapalı yada kimse uğramıyor. Lider diye ortaya çıkanların, önderlikle, liderlikle alakaları yok. Kabul görmüyorlar. Heyecan yaratamıyorlar.  O yüzden, onlarda heyecan yaratacak, ses çıkartan kişileri istemiyorlar. Öyle olmalı ki koltukta oturmaya devam etsinler. Hal böyleyken birde yeni partiler kuruluyor. Boş işler.

Hani derler ya, bırak bu işleri, fırçala dişleri...

Yazımı bir fıkra ile bitireyim.

Okurum atmış, sizle paylaşıyorum.

GÜNÜN FIKRASI

İstanbul Ankara arası uçuşta bir milletvekili uçakta yanında oturan genç kıza;

-Ben Milletvekiliyim, yolumuz uzun, benden bir şeyler öğrenmek için konuşmak ister misin?

Üniversiteli kız okuduğu kitaptan yavaşça kaldırmış başını;

-Ne hakkında konuşacağız, ve ne öğreneceğim sizden Bay Vekilim?...

Milletvekili kasılmış;

-Ne bileyim; her şey... Küresel ısınma, çevre, hayvan hakları, doğayı koruma. ekonomi, devlet yönetimi, dış politika, kadın-erkek ayrımcılığı...

-Tamam, demiş genç kız. Gerçekten ilginç konular bunlar öğrenmek isterim ama önce küçük bir sorum olacak size.

Gülümsemiş Milletvekili ;

-Sor bakalım, demiş babacan bir tavırla...

Üniversiteli Kız tane tane;

-Bir eşek, bir inek, bir keçi; üçü de beslenmek için yalnızca ot yer değil mi?

-Evet, demiş Vekil gülerek;

-Yalnızca ot yerler.

Kız kaşlarını kaldırmış;

-Ama eşek kestane gibi, inek kayısı marmelatı gibi, keçi ise siyah zeytin gibi sıçar... Neden acaba?

Milletvekili kaşlarını kaldırmış ve;

-Çok ilginç, bilmiyordum, demiş...

-İşte, demiş genç kız;

-Bir boktan anlamıyorsunuz, kalkmış bana küresel ısınma, doğa, çevre, hayvan hakları bilgisi vereceksiniz, salaklara saklayın siz bu masalları. İyi uçuşlar Sayın Vekilim....!

 

Kıssadan bir hisse de siyaset sahnesindeki, kendini çözüm sananlar çıkarsın.