Perihan ÇAKIROĞLU

Perihan ÇAKIROĞLU

Mail: perihancakiroglu@gmail.com

SERVET BEYANINA YENİDEN ZAMANI GELDİ

SERVET BEYANINA YENİDEN ZAMANI GELDİ

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, aslında Türkiye’de asgari ücretin Avrupa’da bir iki ülke hariç yüksek olduğunu söyleyerek taktik bir hata yaptı.

Bundan sonra Şimşek, geçim savaşı veren asgari ücretliler ve düşük ücretli emekliler için ağzıyla kuş tutsa yaranamaz.

Niye mi?

Şimşek, asgari ücretin yüksek olduğunu ifade ederken örnek verdiği Avrupa ülkelerinde satın alma gücünün yüksekliğinden bahsetmedi. Yine o ülkelerin sosyal devlet anlayışlı yoksullara sunulan desteklerden, teşviklerden mesela ailelere her doğan çocuğa verilen yüksek paralardan da söz etmedi.

Sayın Bakan, olmaz ki öyle de söylenmez ki..

Zaten yarıyıl refah zammını vermediniz, 10 bin liranın altında maaş alan emeklilerin 3 - 4 milyonuna enflasyon zammını bile çok gördünüz, hiç empati yapmadan asgari ücretin yüksekliğinden söz etmek neyin nesiydi?

İğneden ipliğe her şeye durmadan zam yapılıyor bu ülkede.

Avrupa’da öyle mi?

Diyelim asgari ücret yüksek ne önemi var ki?

Gelir dağılımının en adaletsiz olduğu ülkelerden biriyiz.

Dolaylı vergilerin de çok yüksek olduğu ülkelerden biridir Türkiye.

Çifte vergilendirme hatta üçlü vergilendirme ile hayat sürmeye çalışıyor insanlar..

Siz de diyorsunuz ki, 17 bin 2 liralık asgari ücret yüksek, bunun kıymetini bilin. Avrupa’da asgari ücretli sayısı yüzde 10’un altında bizde ise çalışanların yarısından fazlası neredeyse.

KEMAL DERVİŞ’İ ARATTINIZ

Sayın Şimşek, hesap - kitap insanısınız. Dünyanın sayılı finansçılarından birisi sayılıyorsunuz.

Öyle de söylenmezdi doğrusu.

Finansçılık iyi de makro - ekonomi ve insani kalkınma tarafınızı gözden geçirmeyi düşünüyor musunuz?

Eskilerde 2001 krizindeki  kurtarıcımız olan rahmetli Kemal Derviş’i bir hatırlayın.. O hiç böyle yapmadı.

O yıllarda Derviş ile çok çalıştık. İnsanları kırmadan dökmeden her basın toplantısında memleketin durumunu kamu oyuna sürekli anlatırdı.

Ekonomi gazetecisi olarak sizinle de Ali Babacan ile de çalıştık.

Birlikte aştık krizleri, enflasyonu düşürdük, liradan 6 sıfırı attık.

Dezenflasyon Programı başladı diyorsunuz.

İyi de yapısal reformlar nerede?

Mesela Servet Beyanı uygulamasına geçmeyi planlıyor musunuz?

Servet Vergisi isteniyor kimi zaman..

Oysa Servet Beyanı bizim vergi sistemimize daha uygun görünüyor.

Bir zamanlar uygulanmış. Gelir Vergisi Kanunu’muzun en etkin vergi güvenlik müesseselerinden olan Servet Beyanı esası, 1984 yılında yapılan bir düzenleme ile nedense mevzuattan kaldırılmış.

Esas itibarıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin beyan dışı kalan vergiye tabi gelirlerini kavramayı ve bunları vergilendirmeyi hedef tutan bu müessese geçmişte kendinden beklenen fonksiyonu amacına uygun olarak yerine getirmiş ve geniş bir uygulama alanı bulmuştu.

Uzmanlara göre vergi kayıp ve kaçağının her gün arttığı ülkemizde Servet Beyanı esasını değil kaldırmak, sistemi geliştirerek daha etkin hale getirecek düzenlemelerin yapılması gerekiyor.

Bilgisayar çağı, Yapay Zeka çağındayız. Pekala ilgili kurum ve kuruluşlarda otomasyona geçilerek özel bilgi işlem merkezleri oluşturarak mükelleflerin servet unsurları daha kolay ve sağlıklı takip edilebilir ve sonuçta vergi kaçakçılığıyla çok daha etkin mücadele edilebilir.

İşin özü şu; Bakan Şimşek’in sınavı şimdi başlıyor.

Asgari ücretliler ayakta, İşçi sendikaları ayakta, emekliler ayakta, Suriyeli sığınmacılar gitsin diyenler ayakta, depremzedeler ayakta.

Seslerini çıkarmayanlar ise gelir piramidinin en üstündeki yüzde 20’lik varlıklı kesim..

Benden söylemesi, bu düzen böyle gidemez..