haberanaliz
Hilmi DULKADİR

Hilmi DULKADİR

Mail: hilmidulkadir@gmail.com

Toprak Deniz İnsan -XXVIII-2-

Bir şairi ve onun tabiata bakışını tam anlamıyla idrak edebilmek; dizelerinin estetiğine bakmakla olmaz, o dizeleri mayalayan coğrafi çevreyi ve sosyal yapıyı derinlemesine kavramakla mümkündür. Türk halk edebiyatının zirve ismi Karacaoğlan, konar-göçer Yörük-Türkmen obalarının yaylak ve kışlak döngüsünde biçimlenen yaşam tarzının ta kendisidir.

Halkbilim araştırmacısı merhum Sıtkı Soylu’nun altını çizdiği üzere; "Folklor araştırmalarında bir olgu veya olayı 'insan-zaman-mekân' üçgeni içinde incelemek gerekir. Mekândan kastımız ise bizzat coğrafyadır. Coğrafyanın kültür oluşumu veya değişimindeki etkinliği tartışılamaz. Zira, bir yaşam biçimi coğrafyayı kendi tercihine göre büsbütün değiştiremez, bilakis coğrafyanın fiziki yapısında şekillenir" (Soylu, 1992, s. 12). Karacaoğlan da Torosların dağlık ve sarp topoğrafyasının doğurduğu bu hayat nizamının tam merkezindedir.

Varsak Türkmenleri ve Torosların Kültürel Coğrafyası

Tarihi ve sosyolojik verilere bakıldığında Karacaoğlan’ın Varsak Türkmen boyuyla olan bağı açıkça ortaya çıkar. Prof. Dr. Ahmet Gökbel'in titiz çalışmasında belirttiği gibi; "Akşehirli Hoca Hamdi Efendi’nin 1875 tarihli seyahat hatıralarında 'Karacaoğlan Varsak karyesinde dünyaya gelip babası Türkmen Aşiretinden Kara İlyas...' şeklinde açık kayıt bulunmaktadır" (Gökbel, 2018, s. 56); (Hınçer, 1973, s. 6666). Ozanın kendi diliyle söylediği şu dörtlük de bu kökleri ve çevresel aidiyeti mühürler:

“Kozan Dağı’ndan neslimiz,

Arı Türkmen’dir aslımız,

Varsak’tır durak yerimiz,

Gurbette yar eğler bizi…”

(Gökbel, 2018, s. 57), (Soylu, 1996,s.49).

Ord. Prof. Dr. Fuad Köprülü’nün Türk Edebiyatı'nda İlk Mutasavvıflar adlı eserinde vurguladığı üzere "Varsağı" formu; Varsak Türkmenlerine mahsus özel bir beste ve dağlı edayla söylenen mert, cesur bir halk türküsüdür ve bu türün edebiyatımızdaki en büyük temsilcisi Karacaoğlan'dır (Köprülü, 1984, s. 246); (Gökbel, 2018, s. 69).

Oymakların Akdeniz sahilindeki kışlaklardan (Erdemli, Kargıpınarı, Çeşmeli, Tarsus) başlayıp Göksu havzası boyunca Bulgar Dağı yaylalarına kadar uzanan yolculuğu, Karacaoğlan’ın şiir atlasının sınırlarını çizer. Sıtkı Soylu'nun tespit ettiği gibi; günümüzde Kargıpınarı ile Elvanlı arasından Akdeniz’e dökülen iki derenin adı haritalarda "Karacaoğlan Deresi" ve "Karacakız Deresi" olarak geçer; bunlar 19. yüzyıl Osmanlı topoğrafya haritalarına halkın verdiği kadim isimlerle tescillenmiştir (Soylu, 1996, s. 49; Soylu, 1992, s. 13).

Konar-göçer Yaşamı, Kadın ve Tabiatın Sadeliği

Toroslardaki konar-göçer Yörük topluluklarında tabiatla kurulan ilişki, insanın insana bakışına da saf bir hoşgörü ve serbestlik kazandırmıştır. Medrese kalıplarının dışındaki bu yayla ve çadır kültüründe haremlik-selamlık yoktur; çadırın ve çardağın fiziki yapısı buna zaten izin vermez (Soylu, 1996, s.49-50). Yörük çadırları istisnasız bir ulu ardıç ağacının yanına kurulur; gündüzleri ardıcın gölgesi, geceleri ise ardıç altı sohbetleri yaşam kurallarının ve ahlakın yoğrulduğu açık hava irfan mektebi haline gelir (Soylu, 1996, s.51-52).

Kadın, bu ekolojik üretim nizamının en saygın ve ağırlıklı unsurudur. Evin sandık anahtarı kadındadır; geline baba evinden çıkarken bağlanan ipek kuşak aile birliğinin ve bereketin nişanesidir (Soylu, 1983, s.36); (Yaveroğlu, 1973, s. 6661). Asker Kartarı'nın 1. Mersin Millî Kültür ve Eğitim Sempozyumu'nda sunduğu bildiride vurguladığı gibi; Çukurova ve İçel (Mersin) bölgesindeki âşıklık ve çevre gelenekleri, Doğu Anadolu veya Azerbaycan Türkmen yaylacılık gelenekleriyle büyük bir sosyo-ekonomik ve kültürel akrabalık gösterir (Kartarı, 1987, s. 83-85). Hayvancılık deyimleri, göç intizamı ve doğayla kurulan ortak dil bu birliğin kanıtıdır.

Çukur Köyü, Erenler Tepesi ve Makam Geleneği

Karacaoğlan’ın ömrünü tamamladığı yer konusunda halk rivayetleri ve maddi deliller Mersin’in Mut ilçesine bağlı Çukur (şimdiki Karacaoğlan) köyünü ve Erenler Tepesi'ni işaret etmektedir. İhsan Hınçer ve Sadık S. Yaveroğlu'nun Türk Folklor Araştırmaları dergisinde aktardıkları üzere; aşiret göç yolları üzerinde birisi öldüğünde, son nefesini verdiği dinlenme yerine taşlar yığılarak sembolik bir "makam" yapılması kadim bir Yörük göç töresidir (Yaveroğlu, 1973, s. 6661); (Hınçer, 1973, s. 6668); (Soylu, 1983, s.131)

Halk, Karacaoğlan Tepesi ile tam karşısındaki Karacakız Tepesi'ni birbiriyle sevdalı iki zirve olarak görmüş, iki ulu aşığı bu karşılıklı tepelerde ebedileştirmiştir (Yaveroğlu, 1973, s. 6661; Hınçer, 1973, s. 6667; Soylu, 1983, s. 128). Karacaoğlan’ın mezarındaki ulu ardıç ağacına saz asılması geleneği ise doğa ile ozanın ruhunun rüzgârda buluştuğu eşsiz bir çevre ritüelidir:

“Vasiyet etmiş; 'Ben öldükten sonra o tepedeki ardıç ağacının dibine gömün, sazımı da ardıç dalına asın ki garbi yellerinden bana seslensin, ırlasın.' Yıllar yılı rüzgârla inleyen saz çürümüş ama vefalı halk onun yerine bir yenisini asarak bu hatırayı yaşatmıştır.” (Soylu, 1983, s. 139; Hınçer, 1973, s. 6668).

Bu gelenek, insanın toprağa emanet edilirken dahi gölgesine sığındığı bir ağaçla, esen yelle ve çalan sazla bir bütün olduğunu gösteren en somut ekolojik bilgeliktir.

Üçüncü bölümümüzde; Karacaoğlan’ın yaylalarında açan çiçeklerin florasını, su kaynaklarını, Yörüklerin yağmur duası ritüelini ve tabiatın ritmini yazacağız.

Kaynakça

Gökbel, A. (2018). Karacaoğlan ve Varsak Türkmenleri. H. Dulkadir içinde, Karacaoğlan Araştırmaları-I (s. 55-73). Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları No: 20.

Hınçer, İ. (1973). Karacaoğlan'ın Yaşadığı Çağ, Doğduğu ve Öldüğü Yerler. Türk Folklor Araştırmaları (Mut Karacaoğlan Şenlikleri Özel Sayısı)(287), s. 6665-6668.

Kartarı, A. (1987). Âzerî ve Akdeniz Bölgesi Âşıklık Geleneklerinin Karşılaştırmalı İncelemesi. H. Dulkadir (Dü.), I. Mersin Millî Kültür ve Eğitim Sempozyumu Bildirileri içinde (s. 83-88). Mersin: Mersin Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü Yayınları -2-.

Köprülü, F. (1984). Türk Edebiyatı'nda İlk Mutasavvıflar (5. b.). Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.

Soylu, S. (1983). Karacaoğlan (Rivayetler ve Gerçekler. Mut Turizm-Tanıtma Derneği Yayını.

Soylu, S. (1992). Folklor Araştırmaları ve Karacaoğlan Mezarı Üzerine . İçel Kültürü, 6(20), s. 12-14.

Soylu, S. (1996). Karacaoğlan'ın Yaşadığı Coğrafyada Sosyal ve Kültürel Yapı. İçel Kültürü, 10(47), s. 6-8.

Yaveroğlu, S. (1973). Üç Rivayetin Bize Anlattığı Karacaoğlan. Türk Folklor Araştırmaları(287), s. 6661-6663.