Faruk BİLDİRİCİ

Faruk BİLDİRİCİ

Mail: fbildirici@gmail.com

TV'lerin gizli yüzü: Programlar doktorlara da paralı, belediyelere de

Meğer bazı doktorların televizyon programlarına para vererek çıktığı, neredeyse bütün doktorlar ve televizyoncuların bildiği bir sırmış. Galatasaray ve Çapa Tıp camiasının yakından tanıdığı Prof.Dr. Teoman Kadıoğlu, sosyal medyada açık etti bu sırrı:

     “Sekreterim aradı; ‘Hocam sizi Show TV'den aradılar. Ebru Akel'in sunduğu ‘Kendine İyi Bak’ programına davet ediyorlar’ dedi. Sor bakalım para istiyorlar mı dedim; 6000 TL cevabı geldi. TV'lerde seyrettiğiniz doktorlar bu yayınlara para vererek çıkıyor, bilin istedim.”
     Prof. Dr. Kadıoğlu’nun 28 Kasım’da Twitter hesabından yaptığı bu paylaşım kısa sürede yayıldı; 102 bin beğeni aldı, 13 bin kez de paylaşıldı. Kadıoğlu’nun paylaşımının altında yazılanlar da hem tıp dünyası hem de yayıncılık adına korkunçtu:

-        Zincir hastanelerin reklam bütçesi var. Sırasıyla TV’lere branş hocalarını gönderiyorlar.

-        Hocam altyazıdan telefonunuz ve adresiniz geçerse +2000 tl. muayenehanenizden görüntü de olursa +2000 tl daha ayrıntısına girmemişler mi?

-        Estetik cerrahi, saç ekimi ile başladı dişçilerle devam etti obezite cerrahisi ve tüp bebekle zirve yaptı. Hala da devam ediyor. Yapımcılar kadar doktorlarda bu işe ön ayak oldular.

-        Bize gelen teklif Euro Star idi. Yani star tv’dendi. Diğer kanalları bilemiyorum ben.

-        Özel bir proje değilse, haber ve tartışma programları bedava, sabah programları kesin para ister. Ana geçim kaynakları budur o programların, hekim reklamını yapar, program da para kazanır.

-        Doğal olarak gerçek akademisyenleri TV’de göremiyoruz. Çarpık medya düzeninin ifşasıdır aslında bu tweet...

-        Çalıştığım şirketi de TV8'den arayıp, firmamızla program yapmak istediklerini ama ödeme yapmamız gerektiğini söylediler. Köklü firmalarla yapmak istedikleri programı 2 yıllık bir firma olarak geri çevirdik.

-        Biz sigortacıları da davet ediyorlar ve para istiyorlar

-        Otuz yıla yakın bir zamandır yönetmenim. Bu durum hemen tüm tv kanal ve programlarda böyledir. Programlar, iç ve dış yapım olarak bu işten ciddi gelir elde etmişlerdir. Buna müsade edenler yine hekimler.

-        Bu hafta TV8’den iki kere aradılar, ilgilenmiyorum dememe rağmen, sektör farketmiyor.

    Ebru Akel’den yalanlama gelmedi

    Kuşkusuz Kadıoğlu’nun paylaşımının altına yazılanlar bu kadarla sınırlı değil. Ben sadece Kadıoğlu’nun paylaşımının ne denli doğru olduğunu, televizyonlarda programlara para vererek katılmanın sağlık programlarıyla sınırlı olmadığını göstermeye yetecek kadarını seçtim.

   Kadıoğlu’nun paylaşımı sosyal medyada kalmadı. Basılı gazeteler ve iktidar medyası pek ilgi göstermedi ama Birgün, Aydınlık, Milli Gazete, T24, Oda TV, Gazete Duvar, Independent Türkçe, Medikritik, Ekşi Sözlük başta olmak üzere birçok internet sitesinde yayımlandı Kadıoğlu’nun paylaşımıyla ilgili haber.

    Fakat görebildiğim kadarıyla paralı program yaptığı öne sürülen Ebru Akel’den ya da Show TV’den bir yalanlama gelmedi. Diğer televizyon kanallarında gündüz kuşağında yayımlanan sağlık programlarından da bir açıklama yapılmadı. Paralı program yapmakla suçlananların tümü sessizliğe gömüldü. Sükût ikrardan gelir mi demek lazım, bilemedim.

   Fatih Altaylı: Para almam, para da vermem

   Televizyon programcılarından sadece Fatih Altaylı, açıklama yapma gereği duydu. Altaylı, 30 Kasım akşamı, doktorların da katıldığı Teke Tek programını açarken özetle şunları söyledi:

     “Doğrudur bazı programların, pandemi döneminde değil ama normal zamanda bazı doktorları programlara çıkarmak için ücret aldığı yolunda bizim de bilgilerimiz, duyumlarımız var. Bunlar resmen reklam çalışması gibi herhalde. Ama şunu söyleyeyim ben ne para veririm birisi programa çıksın diye ne de ben programa çıkarken para alırım. Teke Tek’de bugüne kadar ne bir kişi para almıştır ne para vermiştir.”

    Bunun üzerine bazı takipçileri Prof. Dr. Kadıoğlu’na, “Ee hocam ne oldu ki şimdi, kaç gündür doktorlar para verip tv’ye çıkıyor dedin” diye yazdı. Kadıoğlu da ona “Fatih Bey ile az önce mesajlaştık aynı fikirdeyiz.  Haber programlarına çıkmak için para ödenmiyor. Gündüz yayınlanan, hekimin randevu telefonu, web sitesi verilen, ajanslar tarafından organize edilen tv programları için hekimlerden para alınıyor” karşılığını verdi.

    Tıp etiğine aykırı

     Doktorların para vererek televizyon programlarına çıkması tıp etiğine aykırı. Tıp etiği, “doktorların reklam yapmasını, ticari reklamlara aracı olmasını ve çalışmalarına ticari görünüm vermesini” yasaklıyor.

   Türk Tabipleri Birliği’nin “Medya ve sağlık bildirgesi”nde hekimlerin “örtülü reklam” faaliyetlerinden kaçınması gerektiği vurgulanıyor. Bu bildirgede iki temel ilkenin altı çiziliyor:

   “· Medyada sağlıkla ilgili bilgi ve haberlerin temel amacı, birey ve toplumun doğru sağlık bilgisine sahip olması olmalıdır.

   ·  Hekim medyada yer alışını, herhangi bir biçimde reklam aracı olarak kullanmamaya özen göstermelidir.

   · Hekim, medya ortamında kendisinin sağlık hakkındaki bilgi ve becerisini toplum sağlığını tehlikeye atacak biçimde kullanmaktan kaçınmalıdır.

   Yayıncılık etiğine aykırı

   Doktorların para karşılığı sağlık programlarına çıkarılması her şeyden önce örtülü reklam. Bu programlara çıkabilmenin tek kriteri, yetkinlik değil para ama izleyenler o doktorların gerçekten alanında en başarılı, en yetkili isimler olduğunu sanıyor, o izlenim veriliyor. Bu doktorların programlara parayla alındığı açıklanmayarak, izleyenler kandırılıyor.

   Uzmanlığı tartışmalı isimler sağlık programlarında konuşarak ün kazanıyor ama amaç sağlıkla ilgili bilgilendirme değil ticari çıkar sağlamak olunca insanlar yanlış yönlendirilebiliyor; eksik, yanlış bilgi veriliyor ya da bir hastanenin, bir yöntemin, bir ilacın örtülü tanıtımı yapılıyor. Toplum sağlığı tehlikeye atılıyor.

     Yayıncılığın güvenilirliği -tabii hâlâ kaldıysa- paraya tahvil ediliyor ve insan sağlığı hiçe sayılıyor. Keşke bu programlar sırasında ekranın bir köşesine “Paralı program” sembolü konulsa.

    RTÜK yasasına aykırı

    Aslında bu yayınlar 6112 sayılı RTÜK yasasına da aykırı. Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkesi ile toplum sağlığının tehlikeye atılması bir yana bu programlar parayla yapıldığına göre ticari nitelik taşır. Yasanın dokuzuncu maddesi de “gizli ticari iletişimi” yasaklıyor; ticari iletişimlerin “yanıltıcı olmamasını ve tüketicinin çıkarlarına zarar verilmemesini” öngörüyor.

     Yasanın sekizinci maddesinde de “Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız rekabete yol açan unsurlar içeremez” deniyor.  Oysa para veren doktorlar ve hastanelerin gizli reklamı yapılarak haksız rekabet ortamı yaratılıyor.

    Belediyelerden para alınan programlar

    Sağlık programlarına doktorların parayla alınması ayyuka çıkmışken şimdi bir de Çorum Belediyesi’nin TRT’de yayınlanan “Payitaht Abdülhamid” dizisinde Çorum leblebisinin tanıtıldığı sahne için 40 bin lira ödediği, Adana ile Bursa Büyükşehir Belediyeleri’nin de TV 8'de yayınlanan MasterChef programına yüzbinlerce lira verdiği iddiaları ortaya çıktı.

   MasterChef programına kentin tanıtımı için para ödendiği AKP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan 1 Aralık’ta yapılan yazılı açıklama ile de doğrulandı. Yazılı açıklamada “Programa ödenen para 375 bin TL + KDV olup, bunun 200 bin TL'si Bursa Turizm Tanıtma Birliği tarafından, 175 bin TL'si ise Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın yönlendirmesi ile gıda sektöründe faaliyet gösteren ve programa da konuk olan iş adamları tarafından ödenmiştir” denildi.

    Sözcü’de Deniz Zeyrek’in 2 Aralık’ta yazdığına göre de MasterChef programı için CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesi’nden 340 bin TL, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden 600 bin TL almışlar. Zeyrek, 2 Aralık’taki yazısında, iki belediyeden alınan ücret arasında bu kadar fark olmasını eleştiriyor.

    Televizyon programlarına bu şekilde para ödenmesinin etik boyutu da var.  Doktorlarla yapılan paralı programlarda olduğu gibi bu programlarda da para alındığı açıklanmıyor; yasal olmadığı için gizliden alınıyor bu paralar.  En önemlisi izleyenler, para karşılığı “örtülü reklam” ve “örtülü tanıtım” yapıldığını bilmiyor.

    Umarım sağlık programları ve MasterChef programıyla ilgili açığa çıkan bilgiler, bu kandırmacaya son verilmesine vesile olur. Ekranlarda gizlice alınan para karşılığında yapılan programların deşifre edilmesi hepimizin görevi olmalı.