Politik ANALİZ

Politik ANALİZ

Mail: politik@gmail.com

Vahap Seçer

Mersin, birçok etnik kökenden, mezhepten, dinden, ırk ve renkten insanın bir araya geldiği kenttir.

Büyüklerimiz bazen küçük İstanbul derler.

Son 40 yılda gelen giden yerel yönetimlerin UMARSIZ tavırları, RANT ve ÇIKARA dayalı kararları memleketimi yaşanmaz hale getirdi.

BETON kent halini aldı.

O, prıl pırıl, mis gibi kokan NARENCİYE BAHÇELERİNİN yerini birbirinden berbat görünümlü, eciş bücüş, mimari estetikten yoksun binalar aldı.

Kentin ana dinamikleri durumunda olan STK lar, başta MİMARLAR VE MÜHENDİSLER ODASI, mesleki diğer odalar, yetkili ve yetkisiz kim varsa sustular.

Yazması, konuşması gereken BASIN’ın susması gibi. Bunların birçoğu BELEDİYEDE HAKSIZ İŞ KAPTI, İŞE GİRDİ, MAKAMA OTURDU, YAN GELDİ YATTI, kent talan edilirken görmezden geldi, sessiz kaldı, kendi şahsi çıkarına, yoluna baktı...

O meslek odalarının başkanları, temsilcileri de aynı yoldan gittiler ve Mersin her zaman olduğu gibi sahipsiz kaldı.

Suçlu hepimiz-iz. Kimse suçu başkasına atmasın. Neyse...

Konu şimdi başka...

İl genel meclisi fesih edilip Özel idareye ait mallar mülkler Belediyeye geçerken çok sayıda kent merkezindeki binalar Belediyenin oldu.

İl merkezi ve ilçe merkezleri ile sahil bandında çok bina ve mülk.

Şimdilerde bakıyorum, bazı birimler ARPALIK dağıtır gibi, bu binalara serpiştirilmişler.

Çoğunda millet bom boş oturup ay sonu maaşını alıyor.

Nedir bu makam odası bolluğu, nedir bu 2 kişi 3 kişi bir odada barınma işi?..

Burası Belediye.

Büyük salonlara ara bölmelerle birimleri koyarsın, şeffaf olur, halka açık olur, iş kaytaran belli olur, ekonomik olur, alanda boşalır.

Eski TRT binası olarak bilinen ve özel idare iş hanı denen istiklal caddesi bir pazarı dibindeki yer, Kırmızı lacivert iş merkezi gibi yerler mevcut.

Bu ve bunun benzeri yerler boşaltılıp, ufak bir tadilat ile ÖĞRENCİ YURDU olamaz mı? Hadi yurt izni verilmedi, öğrenci KONUKEVİ dersin. Öğrencileri şu hayat pahalılığında can suyu olur.

Niye buralarda, gözden ırak, çalışıyor gözükenler barındırılıyor?

Hak mı, hukuk mu, adalet mi?...

Bu millet hizmet istiyor, hizmet bekliyor.

Dünden bı yana alışılmış BELEDİYE HİZMETLERİNİ halka yeniden sunmak (Gıda dağıtmak-  ucuz ekmek- otobüs- ramazanda bizlerin sırtından yardım- aşure etkinliği- konser – park bahçe düzenlemesi- mevsimlik çiçek al dik- kaldırım sök yap- yol yamala v.s) doğru ve güvenilir iş değil.

Yenilik lazım. Adam gibi hayata geçecek ve geçtiğinde topluma fayda sağlayacak, ne iyi oldu denecek projeler lazım.

2021 bitiyor.

Hangi kalıcı eseri ortaya koydunuz?

Meclisteki borçlanma, kavga gürültü, söz düellolarından başka millet bir şey hatırlamıyor.

Hak- hukuk- adalet ve tüyü bitmedik yetimin hakkını yedirmem ve yemem diyerek geldiğiniz makamda, Birde DEVRİ SABIK YARATMAYACAĞIM sözünüzü.

21/B ve doğrudan temin işleri, ihaleler, nevalelerin ve idari tasarrufların hiç birinin hesabı sorulmadı, sorulamadı!!!

Atatürk parkı adına yakışır, o görkemli festivallerin yapıldığı hale bir türlü gelemedi.

Efsane başkanımı arıyorsunuz, sevin sevmeyin, KAYA MUTLU unutulur mu?

Kaya Mutlu’nun bu memlekete kazandırdıkları unutulur mu?

Adamın o dönemde kazandırdığı ekmek fabrikasını ufak bir tadilat ile Halen kullanıyoruz.

Merhumun Ölüm yıldönümü, üç beş gerçek CHP’li dışında kimse anmadı.

Bu ne çekememezlik?

Sn. Seçer,

Yanlış anlamayın, çünkü artık kimse eleştireni sevmiyor, hep yağ çeken yalayanlar itibar görüyor...

Sizin çok farklı çalışacağınızı, boş alanları yeşillendireceğinizi, görüntü ve çevre kirliliğini, iş yeri tabela kirliliğini ortadan kaldıracağınızı, kaldırım ve sokak işgallerine, kamuya ait mekânların işgallerine son vereceğinizi, kaçak yapılaşmaya dur diyeceğinizi, kenti beton yığını haline getiren imar düzenlemelerine dur diyeceğinizi, tarım alanlarının imara açılmasına müsaade etmeyeceğinizi, binaların dış cephe boyalarının yenilenmesini sağlayacağınızı, kent merkezinde, mahalle aralarında oto tamirci gibi gürültüye sebep olan yerleri kaldıracağınızı, gıda üreten ve satan her yeri sıkı denetleyeceğinizi, hijyeni sağlayacağınızı, piyasadaki etiket denetimin arttırıp haksız kazancı önleyeceğinizi, dolmuş ve minibüslerdeki durak harici yolcu indir bindiri sonlandıracağınızı, kaldırım ve yol ortasındaki çiçekliklere bol bol turunç ağacı dikeceğinizi ve o görkemli 74 – 85 arasındaki festivallerimizi bize yeniden kazandıracağınızı, bunun gibi çok sayıda işi bekledik.

Kızmayın, şimdi pra mı var diyebilirsiniz....

Ama para kimsede yok.

Ankara’da var mı?

Adam hizmet üzerine hizmet üretiyor.

Komünist başkan olarak anılan MAÇOĞLU’nda var mı?

Adam hizmet üzerine hizmet üretiyor.

Bu millet her şeyi görüyor.

Böyle devam ederse kaybeden yine Mersin olur.

Yazık bu Mersin’e.