Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

YERLİ MALI HAFTASI !!!

Her yıl, Yerli malı haftası geldiğinde, sizlere uyarı yazımı gönderirim. Bu yıl da yerli malı haftamız geldi ve 2011’de yazdığım yazımı da sizlere yeniden anımsatmak istedim.

1929'da Atatürk’ün önerisiyle kurulan Türkiye Ekonomi Kurumu, yerli malların kullanımını teşvik ve tasarrufu özendirmek amacıyla, her yıl 12-18 Aralık haftasının “Tasarruf ve Yerli Malı Haftası” olarak kutlanmasını kararlaştırmıştı. Ne yazık ki 1946 dan beri kutlanan YERLİ MALI HAFTAMIZ için yine hiç kimseden bir uyarı ve öneri yok.

Tüm dünyada tüketimi arttıran KARA CUMA’nın ülkemizde de yaşandığı bu süreçte YERLİ MALI kullanımının desteklenmesini isterdim. Yani küresel sermaye ve vahşi kapitalizm istediğini elde etti. Ulusal ürünlerimizi tanıtmak ve onları kullanmamızı önerme konusunda, ulusal güç birliği yapmamız engelleniyor.

Neyse ki 8 yıl önceki yazımda dile getirdiğim YERLİ MALI OTOMOBİL ÜRETELİM önerimi yöneticilerimiz duydu ve gereken işlemlere başladılar. Umarım en kısa sürede gerçekleşir.

Yaşadığımız ekonomik kaosun önlenmesi için alınması gereken Ekonomik önlemler açıklandı. Bu açıklamaların içinde yerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli üretimin halkımızca da kullanılmasının desteklenmesini isterdim. Yani YERLİ MALI HAFTAMIZIN tam da kutlanması ve halkımıza yeniden anımsatılması gereken bir dönemdeyiz.

AB-D emperyalizminin en önemli silahı olan vahşi kapitalizmle mücadele edebilmek için özellikle yerli üretim ürünlerimizi arttırmamız ve ihraç etmemiz gerekiyor. Ne yazık ki ihracatımız da giderek ithalata bağımlı hale geldi. Yani YAP-SAT yerine AL-SAT ilkesi geçerli hale geldi.

Bu konudaki kaygılarımı dile getiren Sayın Güngör URAS’ın 6.3.2015 tarihli Milliyet gazetesindeki ithalat bağımlısı olduğumuzu içeren vurgulamasını, sizlerle paylaşmak istedim:

İthalat bağımlısı olduk

            “Türkiye’de dolar ve TL birlikte iş yapıyor. Dolarla alınan TL ile satılıyor. Doların fiyatı arttıkça TL karşılığı da artıyor. Eğer TL gelirle yaşayanların geliri artmamışsa, satın alma güçleri azalıyor. Pazar sepetleri küçülüyor. Tarımda ve sanayide ithalata göbekten bağlandık. Üretmenin zahmetine katlanacak yerde, ithalat kolaylığına alıştık. İmalat sanayimizde toplam hammadde girdilerinin yüzde 63’ü, üretim maliyetinin yüzde 53’ü ithalata bağımlı”.

Umarım; önümüzdeki dönemde, dünyanın yaşayacağı ekonomik kriz nedeniyle özellikle yerli üreticilerimizi korur ve onlara gereken desteği veririz. Aksi halde halkımız ve yöneticilerimiz, gittikçe artan dış alımlar (ithalat) yüzünden oluşabilecek işyeri kapanmaları ile yaşanacak işsizlikler için pişman olmazlar

Özellikle alış-verişler sırasında 869 barkod’lu, yerli üretim malzemelerini tercih etmenizi öneriyorum. Güzel ülkemizde yaşanan işsizlik sorunumuzun çözümüne en büyük katkının, yerli üretim ve tüketimin teşvik edilmesi olacağını sizlere yeniden anımsatmak istedim.

Yorum Yazın