ECB Başkanı Lagarde: Algılanan enflasyon ile resmi veriler arasındaki fark güveni zedeliyor

Avrupa Merkez Bankası (ECB) anketlerine göre, manşet enflasyon yüzde 1,7’ye gerilemiş olsa da haneler resmi verilerin işaret ettiğinden daha güçlü fiyat baskıları hissetmeye devam ediyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, perşembe günü Avrupa Parlamentosu’nda AB milletvekilleriyle yaptığı oturumda, algılanan enflasyon ile ölçülen enflasyon arasındaki farkın azaltılmasının Euro Bölgesi ekonomisine önemli katkı sağlayabileceğini söyledi.
Lagarde konuşmasında, “Hanelerin enflasyon algılarını yakından takip ediyoruz. Bunun nedeni yalnızca ekonomik faaliyet ve beklentiler üzerindeki etkisi değil, aynı zamanda hizmet verdiğimiz insanların güvenini korumak istememizdir,” dedi.
Euro Bölgesi’nin merkez bankası başkanı, görev süresi dolmadan ayrılabileceğine dair spekülasyonlara ise yanıt vermedi.
Lagarde, 2026’daki ilk Parlamento konuşmasında, AB ekonomisinin durumunu, egemenliğin önemini ve jeopolitik belirsizlikler karşısında euronun küresel rolünü milletvekilleriyle tartıştı.
Konuşmasının ana temalarından biri, algılanan enflasyon ile ölçülen enflasyon arasındaki fark ve bu farkın kapatılmasının ECB politikalarına duyulan güven açısından neden önemli olduğu oldu.
Lagarde, seçmenlerin kaygılarını dile getirme ve merkez bankası kararlarını kamuoyuna anlatma konusunda Avrupa Parlamentosu üyelerinin kilit rol oynadığını belirtti.
ECB’nin yalnızca görevini yerine getirmesinin yetmeyeceğini vurgulayan Lagarde, alınan kararların “neden” ve “nasıl” alındığının da sade bir dille anlatılması gerektiğini söyledi.
Enflasyonda gerileme
Enflasyona ilişkin daha iyimser bir tablo çizen Lagarde, ECB’nin çabalarının sonuç verdiğini belirtti. Enflasyonun Ekim 2022’deki yüzde 10,6’lık zirveden bu yana sert biçimde gerilediğini ve geçen yılın ikinci yarısında yüzde 2 civarında dalgalanarak hedefe yaklaştığını ifade etti.
Son verinin ise ocak ayında yüzde 1,7 olarak gerçekleştiğini söyledi.
'Algılanan enflasyon' neden daha yüksek?
ECB’nin Nisan 2020’den bu yana yürüttüğü tüketici beklenti anketlerine göre, enflasyondaki düşüş birçok kişi için düşüş gibi hissedilmiyor. Pek çok vatandaş fiyatların resmi verilerin gösterdiğinden daha hızlı arttığını düşünüyor. Lagarde bunu “tarihsel ve küresel bir düzenlilik” olarak tanımladı.
“Enflasyon algısı, insanların son fiyat değişimlerine dair inançlarını yansıtır. Bu algılar genellikle ölçülen enflasyonla birlikte hareket eder ancak çoğu zaman daha yüksektir,” dedi.
Lagarde, bunun yalnızca Euro Bölgesi'ne özgü olmadığını, dünya genelinde gözlemlenen bir durum olduğunu belirtti.
ECB verilerine göre, Euro Bölgesi'nde algılanan enflasyon, ölçülen oranın ortalama 1,2 puan üzerinde seyrediyor.
Algı, 2021 ve 2022’de resmi enflasyonla birlikte yükseldi, ancak enflasyon geriledikçe belirgin biçimde azaldı.
Lagarde’a göre bu algı yine de önemini koruyor çünkü harcama ve tasarruf kararlarını, ücret taleplerini ve kurumlara duyulan güveni etkiliyor.
“Güven başlı başına değerli bir unsurdur, aynı zamanda enflasyon beklentilerini çıpalamaya yardımcı olur,” dedi.
Lagarde, fiyat artışlarının fiyat düşüşlerine kıyasla daha fazla dikkat çekmesi ve jeopolitik ile ticari belirsizlikler gibi büyük şokların hafızalarda daha uzun süre yer etmesinin de bu farkı açıklayan nedenler arasında olduğunu söyledi.
Hanelerin en sık satın aldığı ürünlerin de algıyı şekillendirdiğini belirten Lagarde, özellikle gıda ve akaryakıt gibi temel kalemlerin enflasyon hissini güçlü biçimde etkilediğini ifade etti.
2022’den bu yana tüketici fiyat endeksinin üzerinde artan gıda fiyatlarının gevşemesi beklense de, 2026 sonuna doğru hâlâ yüzde 2’nin biraz üzerinde kalacağı öngörülüyor.
Ücretler ve büyüme
Lagarde, haneler yüksek yaşam maliyetlerini hissetmeye devam etse de Euro Bölgesi'nde temel enflasyon baskılarının azaldığına dair yeni işaretler bulunduğunu söyledi.
Enerji ve gıdayı dışlayan çekirdek enflasyonun aralık ayındaki yüzde 2,3 seviyesinden yüzde 2,2’ye gerilediğini hatırlattı.
Enflasyondaki düşüşün ücretlere de yansımaya başladığını belirten Lagarde, “Enflasyon nominal ücret artışının altında kaldığı için, enflasyona göre düzeltilmiş reel ücretler yalnızca toparlanmakla kalmadı, ortalama olarak 2019 seviyesinin de üzerine çıktı,” dedi.
Genel ekonomik görünümde ise Euro Bölgesi'nin büyümeyi sürdürdüğünü ancak bunun sınırlı kaldığını ifade etti.
Ekonominin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 0,3 büyüdüğünü, 2025 genelinde ise yüzde 1,5 büyümesinin beklendiğini söyledi.
Büyümenin ağırlıklı olarak iç talepten kaynaklandığını, sanayinin daha zayıf seyrettiğini ancak artan tarifeler ve jeopolitik belirsizliklere rağmen genel olarak dirençli kaldığını belirtti.
Hizmetler sektörünün büyümede başlıca rolü oynadığını vurgulayan Lagarde, özellikle bilgi ve iletişim sektörünün öne çıktığını, inşaat sektörünün ise kademeli olarak ivme kazandığını söyledi.
Dış ticaretin ise büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, ithalat ve ihracatın büyümeye “negatif etki” yaptığını ve küresel ticaret ortamını “zorlu” olarak nitelendirdi.
Erken ayrılık sorusuna yanıt yok
Alman milletvekili Damian Boeselager (Volt), oturumda Lagarde’a görev süresi Ekim 2027’de sona ermeden ECB’den ayrılabileceğine dair şubat ortasında çıkan haberleri sordu. Lagarde bu soruya yanıt vermedi.
Olası bir erken ayrılığın yalnızca Frankfurt’ta halefiyet yarışını başlatmakla kalmayıp, 2027 öncesinde AB’nin üst düzey görevlerinde daha geniş çaplı bir görev değişimi sürecini de tetikleyebileceği belirtiliyor.
Lagarde’ın milletvekilleriyle yaptığı oturumun ardından Parlamento’nun ekonomi komitesi, ocak ayında Eurogroup tarafından desteklenen Hırvatistan Merkez Bankası Başkanı Boris Vujcic’in ECB’nin yeni başkan yardımcısı olarak atanmasına ilişkin oylamaya geçti.
haber içerik kaynak:
https://tr.euronews.com/my-europe/2026/02/26/ecb-baskani-lagarde-algilanan-enflasyon-ile-resmi-veriler-arasindaki-fark-guveni-zedeliyor

































