haberanaliz

Yeşil hareketin yükselen gücü: Kadın siyasetçiler

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Yeşil hareketin yükselen gücü: Kadın siyasetçiler
Aşırı hava olaylarında kadınlar ve çocukların ölme ihtimali erkeklerden 14 kat daha fazla. İklim değişikliği nedeniyle yerinden edilen insanların yaklaşık yüzde 80’i kadın ve kız çocukları.

Yeşiller Partisi'nden Hannah Spencer, Kuzey İngiltere'de geçen hafta seçilen ilk 'yeşil' milletvekili oldu ve “Bir sonraki genel seçimde yeşil bir tsunami geliyor,” dedi.

Spencer ve onun gibi siyaset sahnesine çıkan birçok kadın, Avrupa’daki yeşil siyasetin yeni yüzünü oluşturuyor.

34 yaşındaki Spencer, alışılmış yeşil siyaset profilinden farklı bir geçmişe sahip. 16 yaşında okulu bırakan bir tesisatçı olan Spencer, seçim kampanyası sırasında hâlâ sıva ustalığı eğitimini tamamlıyordu. Bu yönüyle, genellikle orta sınıf ve güney İngiltere merkezli seçmen tabanıyla bilinen Yeşiller Partisi’nin ulaşmakta zorlandığı bir kesimi temsil ediyor.

Seçim konuşmasında ''Bizim gibi insanların hayatını iyileştirmek, hayat pahalılığını düşürmek, kira kontrolleri getirmek ve sokaklarımızdaki çöpleri temizlemek için çalışacağım,'' dedi.

Kadın siyasetçilere yönelik saldırılar

Ancak Spencer’ın siyasette yükselişi kişisel saldırıları da beraberinde getirdi. Daha göreve başlamadan önce mesleki geçmişi ve işçi sınıfı kökeni sorgulandı, hatta milyoner bir eşi olduğu yönünde asılsız söylentiler yayıldı.

Spencer, seçim kampanyası sırasında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sağcılar genç ve işçi sınıfından bir kadının siyasette olmasından hoşlanmıyor. Westminster’ın aynı okullarda okumuş seçkin erkeklerin kulübü olarak kalmasını istiyorlar.”

2019’da yapılan bir analiz, İngiltere milletvekillerinin yalnızca yüzde 7’sinin işçi sınıfı kökenli olduğunu ortaya koymuştu.

İklim siyaseti ve cinsiyetçilik

Kadın siyasetçilerin karşılaştığı baskı yalnızca İngiltere ile sınırlı değil.

Avusturya’da Fridays for Future hareketinden siyasete geçerek 2024’te Avrupa Parlamentosu’na seçilen Lena Schilling, kadın siyasetçilerin sıklıkla cinsiyetçi saldırılar, kişisel hedef göstermeler ve mahremiyet ihlalleriyle karşılaştığını söylüyor.

ABD’de yayımlanan bir araştırma, cinsiyetçilik ile iklim değişikliği inkârcılığı arasında güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre bazı kişiler mevcut ekonomik ve sosyal düzeni korumak için iklim politikalarına karşı çıkarken cinsiyetçi söylemleri de kullanabiliyor.

Saldırıların büyük kısmı ise sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre siyasette aktif kadınların yaklaşık üçte ikisi cinsiyetçi veya kadın düşmanı saldırılara maruz kaldığını belirtiyor.

Dijital şiddete maruz kalan kadınların yüzde 22’si bir noktada siyaseti bırakmayı düşündüğünü ifade ediyor.

Schilling, “Genç kadınların internette karşılaştığı düşmanlık hâlâ birçok kişinin siyasete girmesini engelliyor. Bunu değiştirmemiz gerekiyor,” diyor.

Yeşiller Partisi’nde cinsiyet eşitliği politikası

Avrupa’daki Yeşil partiler ise bu sorunu parti içinde çözmeye çalışıyor. Avrupa Yeşiller Partisi, Avrupa düzeyindeki partiler arasında resmi cinsiyet kotası uygulayan iki partiden biri.

2024’te King’s College London tarafından yapılan bir araştırma, kadınların parti yönetiminde temsil edilmesini sağlamada kotaların hâlâ en etkili yöntem olduğunu ortaya koydu.

Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Greens/EFA) grubunun eş başkanı Terry Reintke, “Eşit temsil Yeşil siyasetin DNA’sında var,” diyor.

Yeşiller/EFA grubu Avrupa Parlamentosu’nda tam cinsiyet eşitliği sağlayan tek siyasi grup. Ayrıca Avrupa Yeşiller Partisi liderliğinde kadınların oranı yüzde 68 ile diğer Avrupa partilerinden daha yüksek.

İklim değişikliğinden en çok kadınlar etkileniyor

Araştırmalar, iklim değişikliğinin etkilerinin en çok kırılgan grupları vurduğunu gösteriyor. Aşırı hava olaylarında kadınlar ve çocukların ölme ihtimali erkeklerden 14 kat daha fazla. İklim değişikliği nedeniyle yerinden edilen insanların yaklaşık yüzde 80’i kadın ve kız çocukları.

Buna karşılık kadınların karar alma süreçlerinde yer aldığı ülkelerde daha güçlü iklim politikaları ve daha düşük karbon emisyonları görüldüğü belirtiliyor.

“Kadınlar siyaseti ve geleceği değiştirebilir”

Hannah Spencer ise siyasetteki rolünü yalnızca kendi milletvekilliğiyle sınırlı görmüyor.

İlk basın toplantısında, “Ben kariyer politikacısı olmak için burada değilim. Benim gibi işlerde çalışan insanlar için kapıyı açık tutmak için buradayım,” dedi.

Schilling de aynı görüşü paylaşıyor: “Siyaset yalnızca parlamentolarda yapılmaz. Sokakta, sivil toplumda, yerel topluluklarda ve hareketlerde de yapılır. Daha fazla kadın liderliğe adım attığında sadece siyaseti değil, geleceği de değiştiririz.”

haber içerik kaynak:

https://tr.euronews.com/2026/03/08/iklim-krizinin-yuku-kadinlarin-omzunda-dengeleri-degistirmeye-kararli-yesil-siyasetciler


Oslo'daki ABD Büyükelçiliği önünde patlamaÖnceki Haber

Oslo'daki ABD Büyükelçiliği önünde patla...