ANTLI ŞEHİD ATAMIZ ÇELEBİCİHAN VE ARDAHAN
Tarih; milletlerin varoluş mücadelesini yalnızca savaş meydanlarında değil; fikir, inanç ve kararlı direnişlerde şekillendirir.
Türk soyluların farklı coğrafyalarda sergilediği bu direniş ruhu, kimi zaman bir şehidin şahsında, kimi zaman ise bir şehrin yeniden özgürlüğüne kavuşmasında vücut bulur.
Kırım Tatar Türklerinin “Antlı Şehidi” olarak hafızalara kazınan Şehid Atamız Numan Çelebicihan’ın şehadeti ile Ardahan’ın Rus işgalinden kurtuluşu, aynı tarihî omurganın iki önemli halkası olup adı da esareti reddeden ve bağımsızlığı hayatın merkezine koyan milli iradedir.
Kırım Tatar Türklerinin milli mücadelesine ömrünü adayan Antlı Şehid Numan Çelebicihan, yalnızca bir siyasi lider değil, aynı zamanda bir fikir adamı ve milletinin vicdanını temsil eden bir serdengeçtiydi.
Kırım’da bağımsızlık ve hürriyet fikrini savunan Şehid Atamız Numan Çelebicihan; Türk-İslam kimliğini koruyarak modern bir siyasi yapı inşa etme arayışının öncülerinden biri olduğu için Rusya’nın Bolşevik yönetimi tarafından tehdit olarak görülüp, 23 ŞUBAT 1918’de hunharca katledilerek şehid edildi.
Onun şehadeti, yalnızca bir liderin ortadan kaldırılması değil, Kırım Tatar Türklerinin millî iradesini kırmaya yönelik bir soysuz girişimdi.
Ancak tarih göstermiştir ki, fikirle yoğrulmuş mücadeleler şahısların ölümüyle sona ermez; aksine, onların şehadetleriyle daha güçlü bir hafızaya dönüşür.
Şehid Atamız Numan Çelebicihan’ın mirası, Türk dünyasında bağımsızlık ve kimlik bilincinin sembollerinden biri hâline gelmiştir.
Onun “Antlı Şehid” olarak anılması, yalnızca bir unvan değil, milletine verdiği sözün, hayatı pahasına korunmuş olmasının ifadesidir.
Bu bağlamda onun hayatı, millî kimliğin korunmasının yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu göstermektedir.
Benzer bir direniş ruhu da 23 ŞUBAT 1921 de Anadolu’nun serhat şehirlerinden Ardahan’da da tarih sahnesine çıkmıştır.
Uzun yıllar Rus işgali altında kalan Ardahan, 23 ŞUBAT 1921’de yeniden özgürlüğüne kavuşarak Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.
Ardahan’ın kurtuluşu, yalnızca bir coğrafyanın geri alınması değil, milletin kendi kaderine sahip çıkma iradesinin somut bir tezahürüdür.
Bu süreç, Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca Anadolu’nun merkezinde değil, sınır bölgelerinde de verilen büyük fedakârlıklarla kazanıldığını göstermektedir.
Şehid Atamız Numan Çelebicihan’ın Kırım’da temsil ettiği milli direniş ile Ardahan’ın kurtuluşunda ortaya konan mücadele arasında çok güçlü bir bağ vardır.
Kırım’da ki “Antlı Şehadet” ile Ardahan’daki istiklal mücadelesi bütün Türk soyluların farklı coğrafyalarda yaşamış olsalar da aynı değerler etrafında kenetlendiğini ve bağımsızlık uğruna bedel ödemekten çekinmediğini ortaya koymaktadır.
Şehid Atamız Numan Çelebicihan’ın şehadeti, bağımsızlık ideallerinin bastırılamayacağını; Ardahan’ın kurtuluşu ise bu ideallerin eninde sonunda zaferle taçlanacağını göstermektedir.
Geçmişin bu iki önemli hadisesi, bugün de milletimize şu gerçeği hatırlatmaktadır!...
Bağımsızlık, yalnızca kazanılan bir hak değil, her neslin sorumlulukla koruması gereken bir emanettir.
Tarihi hafızamızı canlı tutmanın, geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmenin en önemli şartı olduğunu hatırlatarak,
Türk Dünyasının ve Kırım Tatar Türklerinin Antlı Şehidi Atamız Numan Çelebicihan’ı ve Ardahan’ın Rus işgalinden kurtuluşunda canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve şükranla anıyoruz. El-Fatiha

Yalçın Topçu
T.C. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı




















