“BAHTİYAR MUALLİM”
Milletlerin hafızasında kalıcı iz bırakan şahsiyetler, yalnızca edebî başarılarıyla değil; dil, kimlik ve inanç ekseninde ortaya koydukları fikir ve duruşla tarihî bir anlam kazanırlar.
Can Azerbaycan’ın yetiştirdiği büyük mütefekkir ve şair Bahtiyar Vahabzade, halk arasında bilinen adıyla “Bahtiyar Muallim” bu yönüyle Türk-İslam dünyasının ortak hafızasında müstesna bir yere sahiptir.
Onun hayatı ve eserleri, Türk dünyasında dilin korunması, milli bilincin güçlendirilmesi ve Türkiye–Azerbaycan kardeşliğinin tahkimi bakımından güçlü bir fikrî omurga oluşturmuştur.
16 Ağustos 1925’te Azerbaycan’ın ve Türk Dünyasının kadim şehri Şeki’de dünyaya gelen Bahtiyar Vahabzade, yalnızca bir şair değil; Türk dünyasının düşünce iklimine yön veren bir fikir insanıdır.
Sözleri ve eserleriyle Türkiye – Azerbaycan kardeşliğinin kültürel ve manevi temelini güçlendirmiş; kalemiyle sınırları aşan bir birlik şuurunu diri tutmuştur.
Onun şiirlerinde görülen temel yaklaşım, edebiyatın estetik bir uğraş olmanın ötesinde milletin ruhunu ve istikametini besleyen bir sorumluluk alanı olduğu gerçeğidir.
Vahabzade’nin iman ve ahlâk merkezli düşünce dünyası, “Allah” şiirindeki
“Zulmette, cehalette, adavette görünmez;
İlgarda, sadakatte, muhabbettedir Allah.”
dizelerinde açıkça görülmektedir.
Bu yaklaşım, onun yalnızca şiirsel bir ifade biçimi değil; hayatını yönlendiren ahlâkî bir ilke olarak karşımıza çıkar.
“BAHTİYAR MUALLİM” sağlam iman sahibi bir mümin olarak,13 ŞUBAT 2009’da BAKÜ’deki evinde Hakk’a yürümüş; geride de fikirleri ve eserleriyle yaşayan güçlü bir ad bırakmıştır.
Türk birliğini, Türk soylu devletlerin dil, din ve soy bağlarını savunan ‘Bahtiyar Muallim’, Bakü Devlet Üniversitesi’nde verdiği Türk Edebiyatı dersleriyle Kazak, Kırgız, Özbek ve Türkmen gençleri başta olmak üzere binlerce Türk soylu gence Türk kültürünü, Türk edebiyatını ve Türk dilini sevdirmiştir.
Ona göre dil, yalnızca iletişim aracı değil; millet olmanın temel şartıdır.
Bu nedenle Türkiye Türkçesinde başka dillerden kelimelerin yaygınlaşmasına, Türk dünyasını birbirinden uzaklaştıracağı gerekçesiyle şiddetle karşı çıkmıştır.
Hayatının her döneminde ana dilin ve milli benliğin korunmasının önemini vurgulayan Vahabzade, aynı zamanda Can Azerbaycan’ın azadlık mücadelesine fikrî katkıları nedeniyle 1995 yılında İstiklal Nişanı ile onurlandırılmıştır.
“Bir ananın iki oğlu,
Bir amalin iki kolu
O da ulu, bu da ulu
Azerbaycan–Türkiye.” dizeleriyle, iki devlet bir milletin kardeşliğini kalplere kazıyan vatan ve millet şairimizin adı: “Bahtiyar Muallimdir.”
Kendisini “Ben Bahtiyar değilim; ben milletimin diliyim, milletimin düşüncesiyim.” sözleriyle tanımlayan Bahtiyar Muallim, milli kimlik ile inanç arasındaki bağı da güçlü bir şekilde savunmuştur.
Onun;“Resulzade atamın yükselttiği bayrağın bir şeridi İslam’ı temsil eder. Ben çok kere teklif ettim ki mekteplerimizde çocuklarımıza dinimizin esasları, Kelime-i Şahadet öğretilsin.” sözleri, milli ve manevi değerlerin düşünce dünyası için ayrılmaz bir bütün olduğunun açık seçik delilidir.
Büyük Mütefekkirimiz Bahtiyar Vahabzade, yalnızca Azerbaycan’ın değil; bütün Türk dünyasının ortak hafızasında yer etmiş bir fikir, dava ve gönül insanıdır.
Onu anmak, dilimize sahip çıkmanın, kardeşliğimizi güçlendirmenin ve milli-manevi değerlerimizi geleceğe taşımak için sorumluluk almanın gerekliliğini hatırlamaktır.

Bu vesileyle büyük şairimiz ve münevverimiz BAHTİYAR MUALLİM’İN vefatının yıldönümünde, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 1974’de gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından, 13 ŞUBAT 1975’te kurulan KIBRIS TÜRK FEDERE DEVLETİ’nin sınırlarını kanlarıyla çizen şehidlerimizle, gazi ve kurucularımızla birlikte ayrı, ayrı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Yalçın Topçu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı


















