Devlete İlk Adımda Temiz Sayfa Şart!
Son zamanlarda kamu kurum ve kuruluşlarında da uyuşturucu kullanan personel olduğu basına yansıyor. İdareler ortaya çıkan bazı kişiler hakkında idari soruşturma yapsalar da ciddi netice alamıyorlar. Devlete memur ve işçi alımında uyuşturucu testi zorunlu olmalıdır. Bu konuyla ilgili bir düzenleme acilen yapılmalıdır.
Kamu Hizmetlerinde Güven ve Liyakat: Devlete İlk Adımda Temiz Sayfa Şart!
Devlet kapısı, bu milletin ortak evidir. Vatandaşın devletine duyduğu güvenin, adalete olan inancının ve kamu hizmetlerine akdedilen saygının en temel teminatı ise o kapıda görev yapan kamu çalışanlarının duruşudur. Toplumun huzurunu sağlamakla yükümlü olan mekanizmaların, kendi bünyelerinde her türlü zafiyetten arınmış olması hayati bir meseledir. Son dönemde basına yansıyan ve kamu kurumlarında da uyuşturucu madde kullanımına rastlandığına dair haberler, maalesef kamusal vicdanı derinden sarsmaktadır.
Elbette idareler bu tür münferit olaylar karşısında soruşturmalar yürütüyor; ancak mevcut yasal altyapının sınırlılıkları nedeniyle çoğu zaman ne yazık ki arzu edilen caydırıcı ve kalıcı neticeler alınamıyor. Olay olduktan sonra reaksiyon göstermek, sorunu kökünden çözmeye yetmiyor. Tam aksine, bu durum daha köklü ve önleyici adımların atılmasını zorunlu kılıyor.
Amacımız kimseyi karalamak, haksız ithamlarda bulunmak ya da dürüstçe ekmeğini kazanan binlerce kamu çalışanını töhmet altında bırakmak asla olamaz. Aksine mesele, gece gündüz demeden büyük bir fedakârlıkla görevini yapan milyonlarca onurlu memurun ve işçinin emeğine gölge düşüren bu istisnai lehimleri temizlemektir.
Peki, ne yapılmalı?
İlk ve en net adım, tıpkı adli sicil kaydı ve genel sağlık raporu uygulamasında olduğu gibi, devlete memur ve işçi alım kapısında atılmalıdır. Giriş sınavlarını ve mülakatları geçerek atanma aşamasına gelen adaylardan, tam teşekküllü devlet hastanelerinden alınacak uyuşturucu madde kullanımına ilişkin test sonuçlarının ibrazı yasal bir zorunluluk haline getirilmelidir. Bu, hem devlete adım atan bireyin baştan sağlam bir zeminde yer almasını sağlayacak hem de kurumsal itibarı koruyacaktır.
Tabii ki madalyonun bir de insani ve vicdani yüzü var. Görev süresi içinde bu bataklığa sürüklenen bir kamu personeliyle karşılaşıldığında, meseleye yalnızca cezalandırıcı bir gözle bakmak yetmez. Devletin şefkatli ve koruyucu eli de devreye girmeli; gizlilik esasına dayalı acil tedavi, rehabilitasyon ve psikolojik destek süreçleri işletilmelidir. Ancak kritik güvenlik ve kamu düzeni hizmetlerinde sıfır tolerans ilkesinden de asla taviz verilmemelidir.
Devletimizin ve milletimizin geleceği, kamu idaresinin dürüst, sağduyulu ve güvenilir ellerde yükselmesine bağlıdır. Yetkili makamlarımızı ve kanun koyucuları, kimseyi üzmeden ama kamu yararını da zedelemeden, bu hayati konuda gecikmeksizin gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya davet ediyorum.
Çünkü devletin teminatı, temiz eller ve berrak zihinlerdir.
Allah devlete ve millete zeval vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)




























