haberanaliz
Yalçın TOPÇU

Yalçın TOPÇU

Mail: yt@gmail.com

İNSANLIĞIN VE ULUSLARARASI HUKUKUN SINAVI

İNSANLIĞIN VE ULUSLARARASI HUKUKUN SINAVI

SİYONİST-EMPERYALİST İTTİFAKININ ZULMÜ KARŞISINDA İNSANLIĞIN VE ULUSLARARASI HUKUKUN SINAVI

Hakkı esas alması gereken uluslararası hukuk,günümüzde olduğu gibi, askıya alınarak, güce dayalı ve teolojik sapkınlığa hizmet aracı yapılıp, çoluk,çocuk demeden, sivilleri sistematik katliama tabi tutanlardan bunun hesabı sorulmazsa,soykırım faili ülkelerin halkları başta olmak üzere,bölge halkları ve tüm insanlık er veya geç bu vahşetten büyük zarar görür.

Bugün Gazze, İran, Lübnan, Irak, Suriye, Kırım özelinde Ukrayna genelinde ve D.Türkistan, Arakan, Keşmir’den, Somali ve Sudan’a kadar uzanan İsrail-ABD,AB ülkeleri ile Rusya ve Çin yönetimlerince işlenen,yasa dışı işgal, ilhak, sömürü, katliam, soykırım ve asimilasyon suçları, uluslararası hukuku,adalet ve ahlakı ayaklar altına alarak,tüm insanlığı ağır bir vicdani sınava tabii tutmaktadır. 

Başta Gazze’de olmak üzere, İran ve Lübnan’da, İsrail-ABD saldırıları ile yaşanan gelişmeler, sivil nüfusun korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlal edildiğini göstermektedir. 

Yerleşim alanları, sağlık tesisleri ve temel altyapının hedef alınması; insani yardıma erişimin zorlaşması ve toplumsal hayatın sürdürülemez hâle gelmesi, çatışmaların doğasını derinleştiren unsurlar olarak öne çıkmakta bu durum da, sınırları aşan ve tüm dünyayı etkileyen bir istikrarsızlık sarmalına işaret etmektedir.

İsrail’in sadece Filistinliler için çıkardığı idam yasasının kabulünde,kamuoyuna yansıyan insanlık dışı kutlama görüntüleri, BM ve ilgili uluslararası kurumlar ile tüm insanlığın, şapkasını önüne koyup düşünmesi ve acilen tedbir alması gereken bir durum olarak,pervasız ve arsızca dünyanın gözüne sokulmuştur.

Hukukun evrensel ilkeleri, ayrım gözetmeksizin herkes için geçerli olması gerekirken, Uluslararası toplumun ve ilgili kurumlarının bu tablo karşısında halen etkili ve tutarlı bir tutum ortaya koyamaması ise ayrı bir sorundur. 

İran’ın rejimini hedef alan İsrail ve partneri ABD’nin bu konuda ki çifte standart dayatmaları, uluslararası normları aşındırmakta ve kurumlarının itibarını yok ederek, küresel krizleri de kronikleştirmekte ve dünyanın acil ihtiyacı olan barış ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.

Türkiye, bu çerçevede “Yurtta sulh,cihanda sulh” diyerek, ilkesel bir duruş sergilemekte,sivillerin korunmasını,insani yardıma kesintisiz erişimi ve kalıcı ateşkesi ve adil bir barışı savunmaktadır. 

1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin tesisi, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ana eksenini oluşturacaktır. 

İran ve Ukrayna’da yaşanan saldırı,işgal,ilhak ile diğer coğrafyalarda yaşanan her türlü sorunların çözümünde diyalog ve diplomasi kanallarının açık tutulması ve kapsayıcı bir müzakere sürecinin işletilmesi, şiddet sarmalını kırmanın ve tüm insanlığı refaha ve barışa kavuşturmanın yegâne yoludur.

Ortadoğu, Asya, Kafkasya, Ukrayna ve Afrika’da yaşananlar, uluslararası hukukun seçici değil, evrensel uygulanmasını ve "Dünya 5'ten büyüktür" gerçeğinin tez zamanda yerine getirilmesi gereğini  acı bir şekilde ortaya koymuştur.

Sivillerin korunarak,ayrım gözetmeden,suçlu kim ve hangi devlet ise hesabını soracak,adaletli ve etkin bir hesap verilebilirlik mekanizması tesis edilmeden kalıcı barıştan söz etmek mümkün değildir. 

Başta saldırgan ve işgalci ülke yönetimlerine karşı sağ duyulu muhalifler ile halklarının ayağa kalkması ve bu zulmü insanlığa reva gören kendi iktidarlarının mensuplarına karşı adımlar atatarak,uluslararası toplum ile birlikte gecikmiş sorumluluklarını yerine getirmeleri ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek somut girişimlerde bulunmaları zaruridir. 

İsrail, ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve malum bazı AB ülkeleri ile Hindistan’ın halkları bilmeliler ki; Adaletin ve güce değil hakka dayalı Uluslarası hukukun tesisi,yalnızca zulme uğrayan bölgeler için değil, başta kendileri ve tüm insanlığın geleceği için ortak bir kazanım olacaktır.

İsrail-ABD ikilisi ile diğer yandaşlarının Uluslararası hukuku  çiğneyerek, 4 bini çocuk olan,12 bin Filistinli için aldığı idam kararının ve bu güne kadar işledikleri diğer insanlık suçlarının hesabı, bir an önce bunlardan sorulmasa  eğer, tüm dünya ve bir tamam insanlık için çok geç olacak ve bugün olmasa da yarin, herkes bedelini çok acı bir şekilde ödeyecektir VESSELAM.

Yalçın Topçu 
T.C. Cumhurbaşkanı 
Başdanışmanı