haberanaliz
Yalçın TOPÇU

Yalçın TOPÇU

Mail: yt@gmail.com

KUMUK TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ

KUMUK TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ

12 Nisan 1944; yalnızca bir sürgün tarihi değil, aynı zamanda Dağıstan’ın kadim halkı Kumuk Türklerinin ve “insanım” diyen herkesin tarihsel hafızasına kazınmış derin bir travmanın ve vahşetin yaşandığı karanlık bir gündür.

12 Nisan 1944’te Sovyet Rusya’nın eli kanlı diktatörü Joseph Stalin’in emriyle yapılan bu zorunlu sürgün ile Kumuk Türkleri ana yurtlarından kopartılıp Orta Asya’nın bilinmezliğine sürülerek çok katmanlı bir kimlik ve varlık tasfiyesi gerçekleştirilmiştir.

Kadim vatanları Dağıstan başkenti Tarki ve çevresinde asırlar boyunca kök salmış Kumuk Türklerinin köyleri yağmalanmış, soykırım yapılmıştır.

Planlı ve ideolojik bir arka planı olan bu alçak soykırımın hedefi; Dağıstan’daki kadim bir medeniyeti halkıyla birlikte sistematik biçimde yok etmekti.

12 Nisan 1944’te Sovyet Rusya tarafından Kumuk Türklerine yapılan bu sürgün; klasik bir nüfus transferi olmasının ötesinde, günümüzde de ABD’nin desteğiyle İsrail’in tüm dünyanın gözü önünde Gazze halkına yaptığı gibi bir halkın etnik ve kültürel varlığını ortadan kaldırmaya yönelik insanlık suçu soykırım politikalarının gereğidir.

Kumuk Türklerinin canlarına ve mallarına, kültürel değerlerine ve kadim tarihlerine yönelik yapılmış olan 12 Nisan 1944 sürgünüyle geride kalanları da kimliklerinden, köklerinden ve tarihsel sürekliliklerinden koparmak hedeflenmiştir.

Bu yönüyle 12 Nisan 1944 sürgünü, yalnızca bir coğrafya değişimi değil, bir halkın her alandaki varlığına yönelmiş bilinçli bir müdahaledir.

Kumuk Türklerine 12 Nisan 1944’te reva görülen bu insanlık suçu, tarihin karanlık sayfalarından biri olarak değerlendirilerek yüzleşilmeli; unutulmasına engel olunup doğru anlaşılması sağlanmalıdır.

Çünkü tarih, ancak hakikatin ışığında anlam kazanır ve unutulmaz ise bir daha tekerrür etmez; herkes için adalet, güvenlik, refah ve kalıcı barış da ancak bu hakikatin kabulüyle ve hayata geçirilmesiyle mümkün olur.

12 Nisan 1944 Kumuk Türkleri sürgününün yıl dönümünde, gönül coğrafyamızda yapılmış ve yapılmakta olan sürgünlerde şehit olan canlarımızı saygı ve rahmetle anıyor; bu tür acıların yaşanmaması için tarih bilincinin canlı tutulmasının ve geçmişte ve günümüzde yapılan soykırım ve tehcirlerin hesabının uluslararası hukuk tarafından sorulmasının önemini, tüm insanlığın geleceği ve kalıcı dünya barışı adına bir kez daha vurguluyoruz.

Yalçın Topçu

T.C. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı