Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri
Tarih, milletlerin varlık mücadelelerine ve kurdukları medeniyetlere şahittir.
Ancak çok az millet, tarihi bizzat şekillendirecek kadar güçlü ve köklü bir askeri geleneğe sahiptir.
İşte bu eşsiz geleneğin dünyadaki en somut, en görkemli nişanesi; temelleri binlerce yıl önce atılan Türk Kara Kuvvetleri'dir.
Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıktığı MÖ 209 yılını kuruluş miladı olarak kabul eden Kara Kuvvetlerimiz, sadece bir ordunun değil, bir milletin ordu-millet olma şuurunun da doğum gününü temsil eder.
Dünün Mirası: Onlu Sistemden İstiklal Harbine
Türk Kara Kuvvetleri’nin dünü, askeri dehanın dünyaya armağan edildiği topraklardır. Mete Han’ın kurduğu ve bugün bile dünya ordularının temel yapısını oluşturan Onlu Teşkilat Sistemi, Türk askeri disiplininin ilk harcı olmuştur. Bu harçla yoğrulan kara gücümüz; Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açmış, İstanbul’un surlarında bir çağı kapatıp yenisini açmış, Viyana kapılarından Ortadoğu çöllerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada sadece gücün değil, adaletin ve barışın da teminatı olmuştur.
En karanlık dönemde, "bitti" denilen yerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde küllerinden doğan düzenli ordumuz, Kurtuluş Savaşı’nda imkânsızı başarmıştır. Sakarya’da, Büyük Taarruz’da vatan toprağını canı pahasına savunan Kara Kuvvetleri, bu toprakların ilanihaye Türk yurdu olarak kalacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.
Bugünün Gücü: Teknolojik Dönüşüm ve Sarsılmaz İrade
Bugün Türk Kara Kuvvetleri, asırları aşan bu disiplini, 21. yüzyılın en modern teknolojileriyle harmanlamaktadır. Artık karşımızda sadece cesaretiyle değil; yerli ve milli imkânlarla üretilen Altay tanklarıyla, Fırtına obüsleriyle, taktik zırhlı araçlarıyla ve dijital birlikleriyle parmak ısırtan bir güç vardır. Kara gücümüz, hava unsurları ve İHA/SİHA teknolojileriyle entegre çalışarak asimetrik tehditlere karşı sınır ötesinde ve içinde destansı operasyonlara imza atmaktadır. Fırat Kalkanı’ndan Zeytin Dalı’na kadar uzanan harekatlar, bu ordunun caydırıcılığının ve harekat kabiliyetinin en sıcak kanıtıdır.
Dünya Barışının ve Milletin Güvencesi
Türk askerinin kalbindeki adalet duygusu, onu dünyadaki diğer ordulardan ayıran en büyük vasıftır. Bugün Kosova’dan Somali’ye, Bosna’dan Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyada NATO ve Birleşmiş Milletler çatısı altında görev yapan kahramanlarımız, gittikleri her yere yıkım değil, huzur ve güven götürmektedir.
Bizim kültürümüzde ordu, milletten ayrı bir yapı değildir. Her Türk asker doğar ve her Mehmetçik, bu milletin öz evladıdır. Kara Kuvvetlerimiz, asil milletimizin bağrından çıkan en büyük güvencemiz, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan çelikten irademizdir.
Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet Han'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir.
"Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla, gece gündüz demeden, dağda, bayırda, sınır boylarında vatan nöbeti tutan kahraman Türk askerine minnettarız.
Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum.
Yolları açık, kılıçları keskin, her daim muzaffer olsunlar!
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı
























