haberanaliz
Yalçın TOPÇU

Yalçın TOPÇU

Mail: yt@gmail.com

MİLLİYETÇİ MÜTEFEKKİR YUSUF AKÇURA

MİLLİYETÇİ MÜTEFEKKİR YUSUF AKÇURA

Türk milliyetçiliği fikrinin öncü isimlerinden biri olan YUSUF AKÇURA, tarihçi, yazar, siyasetçi ve devlet adamı olmasının yanında, Türk milletinin modern çağdaki fikrî istikametini tayin eden önemli mütefekkirlerden de biridir.

Onun hayatı, eserleri ve fikri mücadelesi Türk dünyasında kimlik bilincinin ve tarih şuurunun şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır.

2 ARALIK 1876’da Kazan’ın Simbir şehrinde dünyaya gelen YUSUF AKÇURA, genç yaşlarından itibaren Türk dünyasının geleceğine dair fikir üretmeye başlamış; özellikle Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ortaya koyduğu düşüncelerle dikkat çekmiştir.

Onu tarihimizde ayrıcalıklı kılan en önemli yönlerden biri, Türk milletinin siyasi ve kültürel geleceğini bilimsel ve stratejik bir perspektifle ele almış olmasıdır.

AKÇURA, sadece tarih yazan bir akademisyen değil; tarihin yönünü anlamaya ve milletine bir yol haritası sunmaya çalışan bir fikir adamıdır.

Rusya’ya esir düşen askerlerimizin hamisi ve Hilâl-i Ahmer’in temsilcisi olan, 1904'te Kahire'de yayımlanan Türk adlı gazetede neşredilen “Üç Tarz-I Siyaset” adlı makalesiyle Türk milliyetçiliğinin temelini oluşturan YUSUF AKÇURA’nın düşünce dünyasının merkezinde, Türk milletinin ortak tarih ve kimlik bilinci yer almaktadır.

Türk toplumunun modernleşme sürecinde hangi siyasi ve kültürel tercihleri yapması gerektiğini tartıştığı çalışmaları, dönemin entelektüel tartışmalarına yeni bir ufuk kazandırmıştır.

Bu yaklaşım, Türk dünyasının parçalanmışlığını aşarak ortak bir kimlik ve dayanışma zemini oluşturma çabasının ürünüdür.

Onun fikirleri, yalnızca teorik bir tartışma değil; milletin geleceğine dair stratejik bir düşünce çerçevesidir.

Cumhuriyet döneminde de fikir üretmeye ve kurumsal çalışmalar yürütmeye devam eden YUSUF AKÇURA, Türk Ocakları’nın ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucu üyeleri arasında yer alarak düşüncelerini kurumsal yapılar üzerinden hayata geçirmiştir.

Bu kurumlar, Türk tarihinin bilimsel yöntemlerle incelenmesini ve millî kimliğin sağlam bir tarih bilinci üzerine inşa edilmesini amaçlayan önemli girişimlerdir.

YUSUF AKÇURA’nın bu kurumsal çalışmalardaki rolü, onun yalnızca fikir üreten değil; fikirlerini hayata geçiren bir devlet ve siyaset adamı olduğunu göstermektedir.

Siyasi hayatında da aktif bir rol üstlenen YUSUF AKÇURA Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2, 3 ve 4. dönemlerde İstanbul,1935 yılında ise 5. dönem KARS milletvekili olarak görev yapmış ve bu süreçte hem akademik hem siyasi kimliğiyle Cumhuriyet’in düşünsel temellerinin güçlenmesine katkıda bulunmuştur.

Onun düşünce dünyasında tarih, yalnızca geçmişi anlatan bir disiplin değil; milletin geleceğini inşa eden bir rehberdir.

11 MART 1935’te vefat eden YUSUF AKÇURA, ardında yalnızca akademik eserler değil; Türk dünyasının fikrî uyanışına yön veren güçlü bir miras bırakmıştır.

Bugün Türk tarihçiliğinin ve Türk dünyası düşüncesinin şekillenmesinde onun ortaya koyduğu fikirlerin izleri açıkça görülmektedir.

Türk milletinin tarih bilincini güçlendiren ve Türk dünyasının ortak geleceğine dair stratejik düşünceler geliştiren öncü mütefekkirimiz YUSUF AKÇURA’yı anmak, sadece geçmişte yaşamış bir fikir adamını hatırlamak değil; milletin kimliğini, tarihini ve ortak değerlerini anlamaya yönelik sorumluluğu da yeniden hatırlamaktır.

Vefatının yıl dönümünde Tatar Türkü, tarihçi, yazar, devlet ve siyaset adamı YUSUF AKÇURA’yı saygı, rahmet ve şükranla anıyoruz.

YALÇIN TOPÇU

T.C. CUMHURBAŞKANI

BAŞDANIŞMANI