TERÖRSÜZ TÜRKİYE YÜZYILI
Türkiye; yerli ve millî kadroları, köklü devlet tecrübesi ve millet iradesiyle *“Terörsüz Türkiye Yüzyılı”*nın kapısını, Devlet ve Milletin omuz omuza verdiği tarihî bir kararlılıkla ardına kadar açmıştır.
Yıllardır maruz kaldığı terör, vesayet ve dış müdahale girişimlerine rağmen Türkiye; kurulan tuzakları boşa çıkarmış, birçok badireyi aşmış ve bugün bölgesinde lider, küresel ölçekte ise yok sayılması mümkün olmayan güçlü bir devlet konumuna ulaşmıştır.
Bu sürecin temelinde; siyasi istikrar, güçlü liderlik ve devlet aklıyla yürütülen kararlı bir yönetim anlayışı bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin devletin bekasını önceleyen idealist duruşu,Türkiye’nin millî birlik ve bütünlüğünü tahkim eden tarihî bir iradeye dönüşmüştür.
Bu irade sayesinde Türkiye, içeride kurumlar arası tam uyumu sağlamış; dış politikada ise barışı, adaleti ve uluslararası hukuku merkeze alan ilkeli bir çizgiye yerleşmiştir.
Küresel ölçekte savaşların, salgınların ve büyük afetlerin birçok ülkeyi ekonomik ve siyasi krizlere sürüklediği bir dönemde Türkiye; direncini korumayı başarmış, özellikle sağlık, eğitim, savunma ve konut alanlarında önemli yatırımlar gerçekleştirerek toplumsal dayanıklılığını güçlendirmiştir.
Jeopolitik ve jeostratejik açıdan dünyanın en kritik bölgelerinden birinde yer alan Türkiye; enerji koridorları, ticaret yolları ve güvenlik hatlarının kesişim noktasındaki konumunu doğru ve dengeli politikalarla daha üst bir seviyeye taşımıştır.
Bugün Türkiye; savunma, enerji ve gıda güvenliği alanlarında bölgesel bir merkez olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda kıtalar arası barışın ve istikrarın güvenilir bir limanı hâline gelmiştir.
“Mavi Vatan” başta olmak üzere Ukrayna ve Gazze’de yaşanan işgal ve insanlık dramları karşısında, Türkiye’yi yöneten siyasi irade; muhalefetin siyasi savrulmalarına ve dış baskılara rağmen, hem sahada hem masada insanı önceleyen, barışı esas alan ve sonuç üreten stratejik kazanımlar elde etmiştir.
Küresel krizlerin ve çevremizde süregelen savaşların yol açtığı ekonomik baskılara karşı alınan tedbirlerle Türkiye’nin bu süreci kontrollü şekilde yönettiği, uluslararası ekonomi çevreleri ve bağımsız otoriteler tarafından da açıkça ifade edilmektedir.
Uzun yıllar savunma ve enerji alanlarında dışa bağımlılığın bütçe üzerindeki yükü bilinen bir gerçektir.
Ancak bugün yerli savunma sanayiinde ve enerji arz güvenliğinde gelinen nokta, Türkiye’nin geleceği açısından stratejik fırsatların kapısını aralamaktadır.
Zaman zaman neo-Osmanlıcılık, yayılmacılık veya otoriterlik gibi haksız ithamlarla karşı karşıya kalınsa da, gerçekçi ve sağduyulu ülkeler Türkiye ile dostane ilişkiler kurmanın kendi çıkarlarına hizmet ettiğinin farkındadır.
AB;Türkiye’yi dışlamanın stratejik bir hata olduğu yüksek sesle dile getirmekte,ABD’nin seçilmiş Başkanı, “O güçlü bir ülke” diyerek Türkiye ile birlikte hareket etmekte,
Rusya; küresel güç dengesinde Türkiye’yi merkezi bir aktör olarak görmekte, Çin ise Türkiye ile stratejik ortaklık arayışı içinde.
Türkiye, bugün bölgesel ve küresel sorunları; Büyük Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini esas alan realist bir akıl,kazan–kazan anlayışı ve Türk Samimiyeti ile çözebilen güvenilir bir ülke konumundadır.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın giderek kurumsallaşması, ortak kaynak ve fon yönetimine yönelik iradenin güçlenmesi, İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması ve enerji alanındaki stratejik adımlar, yalnızca bölgeye değil, küresel barışa ve refaha da katkı sunmakta, Türkiye, bu süreci kardeşlik hukuku ve karşılıklı saygı temelinde kararlılıkla sürdürmektedir.
Yaklaşık 300 milyonluk stratejik bir coğrafyanın ortak bir vizyon etrafında buluşması; mevcut küresel düzensizliğe güçlü bir alternatif sunacak ve bu yeni dengede ANKARA; dünyanın vicdanı, barışın ve adaletin merkezi, mazlum milletlerin umudu olarak öne çıkan bir başkent olacaktır.
Allah’ın izniyle,bölgemizin ve dünyanın barışına, refah, istikrar ve esenliğine vesile olacak “Terörsüz Türkiye Yüzyılı” yürüyüşümüze, “dahili ve harici bedhahların” hiçbiri asla engel olamayacaktır!..
Yalçın Topçu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı

















