İran savaşına DEM Parti nasıl bakıyor?

DEM Parti askeri müdahalenin İran'da çözüm getirmeyeceğini düşünüyor. DW Türkçe'ye konuşan Sezai Temelli, Kürtlerin İran'daki savaşında rol oynayacağına dair açıklamalara da tepkili.
İran savaşının bölgeye yayılma riski tartışılırken, DEM Parti dış müdahalelerin demokrasi getirmeyeceğini ve müzakerelerin esas olduğu bir "üçüncü yolun" mümkün olduğunu söylüyor. Parti, Türkiye'deki çözüm süreci kapsamında Ramazan Bayramı sonrasında çerçeve yasa teklifinin TBMM'ye sunulması beklentisini de sürdürüyor.
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasının ertesi günü yaptığı açıklamada, dış müdahalelerin halkların özgürlük taleplerine hizmet etmeyeceğini vurgulayarak, diyalog çağrısında bulunmuştu.
DW Türkçe'ye konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, çözümün askerî müdahalelerde değil müzakerede olduğunu belirterek, "Bu savaş çok ciddi insanlık dramlarına ve yıkımlara yol açıyor. Bir an önce durması ve muhakkak bir müzakere zemininde çözüm aranması gerekiyor" dedi.
"Müzakereleri tüm bölge için savunuyoruz"
Temelli, DEM Parti'nin hem Türkiye'de hem de bölgede çatışmaların çözümü için diyalog ve demokratik uzlaşıyı savunduğunu belirterek, "27 Şubat 2025'ten bugüne aslında Türkiye'de Kürt meselesinin demokratik çözümü için müzakereyi esas alan, demokratik uzlaşıyı esas alan ve diyalog kanallarının tümünü açma çabası içinde olan bir partiyiz" diye konuştu.
"Bu yaklaşımı sadece Türkiye için değil, bütün bölge için savunuyoruz" diyen Temelli, "Bölgeyi düşündüğümüzde de aynı yöntemin bütün halklar için en uygun çözüm olacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Temelli, "Kürt meselesinin bir Türkiye meselesi olmaktan çok öte, bir küresel mesele ve bölgede en belirgin meselelerden biri" olduğunu ifade ederek, "Bu meselenin demokratik çözümü hem Suriye için hem İran için hem Türkiye için kritik öneme sahip" dedi.
"Kürtler üzerinden senaryolar üretiliyor"
Temelli, son günlerde uluslararası basında yer alan "ABD ve İsrail'in İranlı Kürtleri kara gücü olarak savaşa dahil etmek istediği" yönündeki haberleri de değerlendirdi.
"Birçok senaryo konuşuluyor. Bu senaryolar bazen Washington merkezli, bazen Tel Aviv merkezli, bazen Ankara merkezli oluyor" diyen Temelli, Kürt aktörlerin kendi açıklamalarının ise çoğu zaman görünmez kılındığını savundu. Temelli "Kürt partiler bu konuda açıklamalar yapıyor, kamuoyunu bilgilendiriyor. Ama onların açıklamaları görünmez kılınıyor. Oysa esas onların açıklamalarını takip etmek gerekir" dedi.
DEM Parti olarak İran'daki Kürt gruplarla iletişimleri olmadığını belirten Temelli, "emperyal ülkelerin Kürtlerin kendi tercihlerini değil, kendi çıkarlarını dikkate alan bir yerden yaklaştıklarını" ve bunu doğru bulmadıklarını kaydetti. Temelli, "Tabii bu durum sadece Kürt halkı için söz konusu değil. Bölgede yaşayan bütün halklar için aynı risk söz konusu" diye konuştu.
Bu arada İran Savunma Konseyi'nden yapılan son açıklamada, "Kürdistan Bölgesi'ndeki dost ve kardeşlerimize bildiririz ki; şu ana kadar bölgede sadece ABD, İsrail ve ayrılıkçı gruplara ait karargâhlar hedef alınmıştır" denilerek şunlar kaydedildi;
"Ancak (dışarıdaki Kürt) gruplar İran sınırlarına girerse, Kürdistan Bölgesi'ndeki tüm tesis ve kurumlar hedef alınacaktır."
"İran rejiminin baskıcı politikalarını biliyoruz"
Temelli, İran'daki mevcut siyasi sistemin uzun yıllardır baskıcı politikalar izlediğini de hatırlatarak, "Bugünkü İran rejiminin geride bıraktığı 47 yıl boyunca İran halklarına demokrasi ve insan hakları anlamında bir şey sunmadığını çok iyi biliyoruz” dedi ve özellikle Kürtlere yönelik uygulamaların kabul edilemez olduğunu belirtti.
Temelli'ye göre çözüm, İran'daki halkların siyasi iradelerinin tanınmasından geçiyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da savaşın başlamasının ardından grup toplantısında yaptığı konuşmada benzer tutumu dile getirmiş, "İran'daki otoriter yönetimi eleştiriyoruz ancak çözüm emperyal güçlerin İran'ı bombalaması değildir" ifadelerini kullanmıştı.
"Emperyal müdahaleler de rejimleri güçlendiriyor"
Temelli, bölgedeki krizin sadece otoriter rejimlerden değil dış müdahalelerden de beslendiğini söyleyerek, "Emperyal güçlerin bölgedeki paylaşım savaşını ve bölgeyi sürekli bir savaş havzasına çevirmesini de kabul etmiyoruz" dedi ve bu iki dinamiğin birbirini güçlendirdiğini kaydetti.
Temelli, DEM Parti'nin bu nedenle "üçüncü yol" olarak tanımladığı bir yaklaşımı savunduğunu belirterek, "Biz hem otoriter rejimlere hem de bu emperyal düzene karşı bir seçeneği var etmeye çalışıyoruz. Halkların kendi iradeleriyle demokratik çözümleri üretmesinin önünün açılması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
Türkiye'deki süreç nasıl gidiyor?
Peki Türkiye'deki süreç Suriye kaynaklı sınamaları şu an için atlatmış görünürken, İran'da çıkabilecek olası bir etnik karışıklık risk yaratır mı?
Sezai Temelli bölgede Kürt meselesi ile ilgili gelişmeleri "birleşik kaplar" olarak gördüğünü söyleyerek, şöyle konuştu:
"Herhangi bir yerde olumlu gelişme varsa diğer alanlarda da bu gelişmenin sağlanması yönünde bir siyasetin yürütülmesi gerekirdi. Fakat maalesef Suriye konusunda çok sancılı bir yılı geride bıraktık. Ta ki 29 Ocak'ta yine Sayın (tutuklu PKK lideri Abdullah) Öcalan müzakere yaklaşımıyla meseleye bir çözüm seçeneği getirene kadar. Kriz bitti mi? Tam anlamıyla bitmiş diyemeyiz. Hâlâ riskler var. Ama halkların orada (Suriye'de) bir arada yaşamasının bir formülü bulunduğu sürece, bu formül üzerinde çaba gösterildiği sürece bu krizler aşılabilir."
İran için de aynı şeyi söylediklerini belirten Temelli, "İran rejimi buna yanaşmıyor. Fakat eninde sonunda seçenek bu gözüküyor" dedi. Temelli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler'in İran konusundaki bazı açıklamalarını eleştirerek, şunları kaydetti:
"Bu açıklamalar Suriye krizindeki açıklamaların aynısıydı. Adeta kopyalanmış, yapıştırılmış ve sadece metne Suriye yerine İran yazılmış gibiydi. Bu anlayış çözüm üretmiyor. Aynı plağı yeniden çalma gayretinden başka bir şey değil."
Öte yandan DEM Parti heyeti son günlerde Ankara'da hükümet yetkilileriyle de temaslarda bulundu. İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan ve Mithat Sancar, içişleri ve adalet bakanları ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Görüşmenin ardından konuşan Buldan, bayramdan sonra bazı yasal düzenlemelerin Meclis gündemine gelebileceğini söylemişti.
Temelli de sürece ilişkin beklentilerin Meclis'te yapılacak düzenlemeler olduğunu belirterek, "Görüşmeler sonrası bayramdan sonra başta çerçeve yasa olmak üzere bazı düzenlemelerin gündeme gelmesi beklentisi var" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu kanun teklifinin hazırlanması, komisyona gelmesi ve tartışılması gerekiyor. Bu sürecin bir an önce başlaması gerekiyor."
HABER İÇERİK KAYNAK:
https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1na-dem-parti-nas%C4%B1l-bak%C4%B1yor/a-76247774

































