Murat Çepni'nin Memleketin hâlipürmelal-ini dile getirdiği Konuşması

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Murat Çepni'nin Memleketin hâlipürmelal-ini dile getirdiği Konuşması
Şimdi, dinleyen sanır ki "reform" dediğimizde iyileştirme akla gelir; memleketin adalet konusundaki karnesinin iyileştirileceği, eleştirilere dönük öz eleştirel bir yaklaşımla kimi eksikliklerin giderileceği düşünülebilir. Oysa bunun böyle olmadığını hem yasayı yapanlar hem de tüm halklarımız çok net olarak biliyorlar.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni 24 Haziran 2020 Tarihinde TBMM Genel Kurulda görüşülen

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 9'uncu maddesini üzerinde konuşma yapmıştır. Konuşma metni aşağıdadır.

 

Üçüncü yargı paketini tartışıyoruz. "Yargı reformu" adı altında bir torba yasada memleketin hâlipürmelal-ini tartışacağız.

Şimdi, dinleyen sanır ki "reform" dediğimizde iyileştirme akla gelir; memleketin adalet konusundaki karnesinin iyileştirileceği, eleştirilere dönük öz eleştirel bir yaklaşımla kimi eksikliklerin giderileceği düşünülebilir. Oysa bunun böyle olmadığını hem yasayı yapanlar hem de tüm halklarımız çok net olarak biliyorlar.

AKP iktidarının yürüttüğü siyasetin kendisinin net olarak bir "kayyum sistemi" olduğunun altını çizmek lazım. Bu kayyum sistemi sadece HDP belediyelerine yönelik gerçekleştirilen kayyum darbesiyle sınırlı değildir. AKP faşist koalisyonu tam olarak tüm halklarımızın yani eşitlik isteyen, demokrasi isteyen, özgürlük isteyen kim varsa onun üzerine çöken bir karabasan gibi bir kayyum sistemidir. Dolayısıyla bugün yaşadığımız gerçeklik tam olarak AKP'nin ve saray iktidarının özgürlük isteyen kim varsa zapturapt altına alma siyasetidir.

Bakın, daha dün avukatlara, baro başkanlarına yönelik geliştirilen müdahale işte bu ülkenin gerçekliğidir. Bugün, gençlerin üniversitelerde geliştirdiği akademik demokratik mücadele karşısında hem geliştirilen sivil faşist örgütlenmeler hem de polis eşkâliyle gerçekleştirilen müdahaleler işte bu ülkenin gerçekliğidir.

Bakın, hemen her gün yaşadığımız, bu coğrafyanın hemen hemen her köyünde yaşadığımız; madenlere karşı, enerji yatırımlarına karşı köylülerin, ekolojistlerin yani bir bütün halkımızın "Havamızı, suyumuzu, köyümüzü zehirlemeyin." diyenlerin karşısına dikilen polis kuvveti işte bu ülkenin gerçekliğidir.

Bakın, kolluk güçleri; sarayın kolluk güçleridir, sarayın korumalarına dönüşmüştür. Bugün, geçirdiğimiz, daha yakın zamanda geçirdiğimiz bekçi yasası işte polisin, Jandarmanın, güvenlik güçlerinin yetmediği koşullarda iktidarın devreye soktuğu yeni bir paramiliter kuvvettir. İşte bu koşullarda biz hukuk devletini tartışıyoruz değerli arkadaşlar. Ülke yarı açık bir hapishaneydi; şimdi, tümüyle kapalı bir hapishaneye dönmüş durumda. İşte, hukuk tartışıyoruz, evet, işte Ebru Timtik, Aytaç Ünsal arkadaşlarımız, avukat arkadaşlarımız bugün ölüm orucundalar. Ne için ölüm orucundalar? Adil yargılanmak için ölüm orucundalar. İfadeleri doğru dürüst alınmadı, tanıklar dinlenmedi, son sözleri sorulmadan onlarca yıl ceza verildi bu arkadaşlarımıza. Nasıl verildi? Gizli tanıklarla verildi ve bu arkadaşlarımız bu coğrafyada avukat olarak halkın haklarını savunmak için mücadele ettiler ve bugün ölüm orucundalar adil yargılanmak için. Peki, iktidarın kulakları sağır ama halklarımız bunun hesabını mutlaka soracaktır.

Evet, biz, bu tablonun gerçekliğini şöyle ortaya koyuyoruz: Bu karanlık mutlaka aydınlanacak, mutlaka bu topraklara güneş doğacak, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. İşte, Halkların Demokratik Partisi olarak başlattığımız demokrasi yürüyüşü tam olarak böyledir. Soluksuzlara soluk olmak için, sesi kısılanlara ses olmak için başlattığımız yürüyüş bu topraklara mutlaka ve mutlaka özgürlüğü getirecektir. Ne ilk yürüyüşümüzdür ne de son yürüyüşümüzdür. İşte, Amerika'nın gezisi, George Floyd'un katledilmesinden sonra başlatılan yürüyüşler Amerika'nın gezisidir. Tüm dünyada yükselen bu özgürlük sesi tüm halklarımızın umudu olmaya devam edecektir, bundan kimsenin bir şüphesi olmasın. Bu halkımıza açlığı, yoksulluğu, ölümü, cinayeti reva görenler yarın halklarımızın demokrasi, özgürlük mücadelesinde hesap vermekten kurtulamayacaklar.

Evet, ben de tekrar etmek istiyorum. Bugün iktidara güvenenler, saraya güvenenler ve halkımıza şiddet uygulayanlar bilsin ki bu iktidar gittiğinde, onların uçakları hazır olup kaçtığında, biz bu suçları işleyenlerle mutlaka hesaplaşacağız, bundan kimsenin bir şüphesi olmasın. Tüm halklarımıza cesaretle, umutla ve kararlılıkla mücadele etme çağrısı yapıyorum.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
CHP’Lİ ANTMEN ‘BİZ BİZE YETERİZ BAĞIŞ PARALARI ORTADA YOK’Önceki Haber

CHP’Lİ ANTMEN ‘BİZ BİZE YETERİZ BAĞIŞ PA...

Dr. Gergerlioğlu seslendiSonraki Haber

Dr. Gergerlioğlu seslendi

Başka haber bulunmuyor!