BİR SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİNİN ANATOMİSİ…
Adı Aziz İhsan Aktaş..
Diyarbakır’a bağlı Bağlar’da doğmuş ama doğum tarihi kaydı yok. “49 yaşındayım” diyor.
Mesleği iş insanı olarak geçiyor…
Yıllarca neredeyse her işi denemiş. Faaliyet alanlarına bakalım; Akaryakıt, lojistik, inşaat.. Personel temini gibi sektörlerde faaliyet gösteren Bilginay ve İçkale gibi şirketlerinin de yöneticiliğini yapıyor.
Kamu ihalelerine fesat karıştırma ve suç örgütü yöneticiliği iddiasıyla yürütülen adli soruşturmalarla gündeme geldi.
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılan soruşturmada, CHP’li belediyelerle çalışırken rüşvet verdiği iddia edildi. Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Lideri olarak nitelenerek hakkında davalar açıldı. 280 yıl hapsi istendi.
Ne var ki, sonuçta verilen kararda 2 yıl 8 ay hapisle kurtardı. CHP’li belediye başkanları ise yandı.
Anlaşılmayan şuydu?
Rüşvet verdim diyen, “Bize yardımcı oldun. Sağol evinde rahat ol. Selametle” uğurlanıyor. Rüşvet aldığı iddia edilenlere ise “Bize yardımcı olmadın, beraat edemezsiniz. Hapse devam…” deniliyor.
Çok karışık ve karmaşık. Çözebilen hukukçulara kolaylıklar.
DEVLETİNİN YANINDA…
Aktaş, emniyet ifadelerine bakıldığında sık sık Diyarbakır'daki ailesini, "devletinin yanında ve teröre karşı" bir aile olarak tanımlıyor.
Peki, bu tanımlama ne anlama geliyor?
Yani, ne isterseniz yaparım mı demek istiyor.
Aktaş, bu nedenle mi Suç Örgütü Liderliği’ni kabul etti?
İfadelerinde ticarete Diyarbakır'da catering ve gıda sektörüyle başladığını söylemiş. İstanbul'da ise akaryakıt istasyonculuğuna girişmiş.
Halen akaryakıt sektöründe işlere devam ederken, haşerelere karşı mücadele ilaçları üreterek de ticaret hayatına devam ettiğini ve 400 çalışanı olduğunu ifade etmişti.
Aktaş'ın bazı kardeşleri ve akrabaları da ticari alanda faaliyet gösteriyor, soruşturmada onların şirketlerine de yer verilmişti.
Hatta eşi Yeşim Aktaş’ın da servetiyle ilgili de soruşturmalar da yapıldığı biliniyor.
İşyeri adresi olarak da sahibi olduğu Elif Lpg şirketinin İstanbul'daki adresi gösterilmişti.
İlk savcılık ifadesinde Aktaş, şirketlerinde 400'e yakın çalışanı olduğunu söylemişti. Merak ediyorum, Aktaş bundan sonra rahat çalışabilecek mi? Belediyeler ondan iş alırken nasıl davranacaklar?
NEDEN O’NU SEÇTİLER?
Aktaş’ın faaliyet gösterdiği sektörlerde belediyelerle çalışan yüzlerce iş insanı bulunurken, Suç Örgütü Liderliği’ne neden onu seçtiler?
Onun kadar devletinin yanında olan yok muydu?
Bu arada Aktaş, sadece CHP’li belediyelerle değil, Ak Parti’den 99, MHP’den 21 ve diğer birçok belediyeden de çok sayıda iş alıyordu.
Duruşmalarda kendisine sorulan “Neden davalara konu oldunuz?” sorusuna bir örnek olsun diye verelim. İfadesinde özetle şu cevabı vermişti;
“Bazen üst düzey belediye yetkilisinin düğününü yapıyorsunuz, sanatçı sağlıyorsunuz. Ailelerine araç tahsis ediyorsunuz, bazen belediyenin eskiden kalan borçlarını ödüyorsunuz. Otellerde, en lüks restoranlarda ağırlıyorsunuz ama yetmiyor. Her hak ediş ödemesinde öyle bir talep geliyor ki karşılayamıyorsunuz. Her ne kadar bazı belediye başkanları ödemelerin düzenli olduğunu dile getirseler de zaten düzenli ödeme için talepleri karşılıyorduk. Talepleri karşıladığımız için hak ediş ödemeleri düzenli yapılıyordu.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın, şirketlerine ait çek ödemesi için kardeşlerinden belediyeye 2 araba alınmasını istediğini iddia ederek, ayrıca kardeşlerime bu araçların kendi şirketleri üzerinden alınmaması şartını da koymuşlar. Bu iki araç alımı kardeşlerimin tanıdığı olan bir şirket üzerinden alındı. Alım dekontları dosyadadır.
“Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Alican Abacı’nın düğünü için kardeşlerimden bazı taleplerinin olduğunu öğrendim. Para üçüncü kişinin hesabından gönderildi. Ayrıca Abacı’ya lüks marka araç alındı. Alacaklarımın ödenmesi için belediyeye gittim. Burada, başkan yardımcıları Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile görüştüm. “Belediye hak ediş ödemeleri yapamayacağını ancak Rıza Akpolat’ın bilgisinde hastaneyi satın alırsam hak ediş ödemesi yapılacağını söylediler. Hastaneyi satın aldım. Ödeme yaptıktan sonra şirketimin 32 milyon hak edişi ödendi.”
Bu ifadeler, çok ciddi bir işadamına yakışmıyor gibi.
Kendisine çizilen role göre konuşmuş izlenimi veriyor.
ÖZEL JET’İN KERAMETİ…
İlk Aziz İhsan Aktaş ismini hatırlamaya çalıştım ama olmadı. Arşivleri taradım, bakın nasıl olmuş;
30 Aralık 2023'te Diyarbakır Havalimanı'na iniş yapan özel bir jet pistten çıkmış.
Pist bir süreliğine kullanıma kapatılmış, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı konu ile soruşturma başlatmış..
Haberlerde jetin sahibinin Aziz İhsan Aktaş olduğu yazıyordu.
Aktaş'ın ismini kamuoyunun gündemine sokan haberler ise 13 Ocak 2025 sabahı yapıldı.
O sabah, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü, Aktaş'ın "elebaşılığını yaptığı öne sürülen suç örgütüyle" soruşturma kapsamında onlarca kişi gözaltına alındı.
Yaklaşık üç ay boyunca şüphelilerin takip edildiğini belirten Başsavcılık, "Bu örgütün belediye başkanları ile belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiğini" öne sürüyordu.
İşte Aktaş’ın ilk senaryosu böyle başladı ve dün mutu sonla kapandı.
Etkin Pişmanlık, sen nelere kadirsin…
Bir bakmışız Aktaş, “reklamın kötüsü olmaz” derler ya, bundan sonra en ünlü işadamlarının arasına katılır ve geçmişi de unutur, ne dersiniz?




























