Mustafa TURAN

Mustafa TURAN

Mail: mustafaturan3000@hotmail.com

ÇİFTLİKBANK EVİM

Ülkemizin yakın tarihine şöyle bir baktığımızda yöntemleri ve zamanları farklı birçok dolandırıcılık hadisesinin gerçekleştiğini görüyoruz.

1980’li yıllarda meşhur bankerler ve bankerlik hadiseleri vardı. Bu yöntemle, bankalardan daha yüksek oranda faiz vermek vaadiylevatandaştanpara toplandı. Sisteme ilk girenlere verilen paraların cazibesi yeni katılımcıları da beraberinde getirdi. Bu yeni katılımcılarla birlikte sözde“saadet zinciri” bir süre daha devam etti. Ancak ne zamanki temiz ve saf duygularla zincire katılım sağlayan insan sayısı önce yavaşlayıp sonra tükenince sistem patladı.Neticedeon binlerce insanınyıllarca dişlerinden tırnaklarından artırdıkları birikimleri bankerler eliyle yok edildi. Ne acıdır ki bu dolandırıcılık vakıası vatandaşınparasını -meşhur ifadeyle-götürenlerinyanına kâr kaldı.

1990’lı yıllara geldiğimizde, Konya ve Yozgat’ta kurulan holdinglerle başlayan ve daha sonra Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde bu oluşumların örnek alınmasıyla patlayan “yeşil sermaye”kuruluşlarıyla karşılaşırız.Kurulan ilk holdinglerin yöneticileribelkiiyi niyetliydiler ama bu holdingleri idare edecek liyakate, tecrübeye ve eğitime sahip değillerdi. Bu oluşumların topladığı para miktarlarını, halkın onlara karşı olan bağlılık ve güveninifark edenkötü niyetli kişiler yeni holdingler kurdular ve kendilerinden önce kurulan holdinglerden daha yüksek kâr oranları ve kazanç iddiasıyla insanları maalesef kandırdılar. HattaAvrupa’daki pek çok gurbetçinin onlarca yıllıkbirikimi de bu holdinglere aktı ve sonunda tamamı yok oldu.

Biraz daha yakın tarihimizde Titan, Çiftlikbank gibi benzer dolandırıcılık hadiselerine -basından takip ettiğimiz kadarıyla- şahit olduk. Basına yansımayan bu ve buna benzer oluşumları ise bilme imkânımız yok. Ancak sayısının az olmadığı kanaatindeyim.

Son yıllarda ise belki henüz patlamamış ama yakında patlamasını beklediğim ticari isminin başında farklı ifadeler olmakla birlikte“……..EVİM” diye tamamlanan kuruluşlar var.  Bu kuruluşlar sözüm ona faizsiz, el birliği sistemiyle vatandaşı ev sahibi yapma vaadiyle para topluyorlar. Ancak son zamanlarda bunlarında sağda solda adeta mantar gibi türediğini, çoğaldığını görüyoruz. Maalesef cari mevzuattaki boşluklardan faydalanarak vatandaştan para toplayı sürdürüyorlar. Bu konuda acilen gerek BDDK’nın gerekse SPK’nıngerekli düzenleme ve denetimleri yapması gerekiyor. Vatandaştan para toplamayla ilgili mevzuattaki boşluklar giderilmez ve bu konuda bir standart getirilmezse vatandaşın parasını soyacakorganizasyonların sonu gelmez, sadece adı, şekli ve yöntemi değişir.

Geçen hafta Merkez Bankası Başkanı Naci AĞBAL’ınsivil toplum kuruluşlarıile temasları kapsamında TESK, TOBB ve TÜSİAD ziyaretleri vardı. Bu ziyaretlerde enflasyonhedefleri ve sonraki süreçte yapılacaklar gündeme geldi. Görüşme sırasında neden bukadar yüksek faiz vermek zorunda kalındığı ve bu durumun daha ne kadar süreceği de ifade edildi.Doğaldır ki işinsanları yüksek faizden çok şikâyetçiler. Bu ziyaretlerdeki kararlı duruş ve yüksek faiz oranı bir nebze olsun doların aşağı çekilmesini sağladı. Amerikan bankalarından biri olan Morgan Stanley bu kararlı duruşun devam etmesi halinde doların 6.80’li rakamları göreceğini yazdı.

Bunların etkisiyle geçen hafta DTH’lerin 2,1 milyar azaldığını gördük. Döviz kurlarının beklenen oranlara gelmesi durumunda Merkez Bankası döviz alım ihalelerine başlayacağını ifade etti.

Geçen hafta BİST yüzde 0,74,  gram altın 1,40, euro 0,35 değer kazanırken, Amerikan doları ise 0,30 değer kaybetti.

Önümüzdeki hafta ile ilgili beklentilerime gelinceBİST endeksinin aşağı yönlü bir düzeltme kanalına girdiğini ve 1.548 kırılmadığı sürece aşağı yönlü gidişin devam edeceği kanaatindeyim. Amerikan doları aşağı yönlü salınımına devam ediyor ancak kısa süreli bir yukarı düzeltme görülebilir. Altının ons fiyatına bakınca teknik olarak aşağı yön görülmekle beraber düşüşün sonuna geliyoruz gibi bir görüntü oluşmuş durumda. Ancak altının ons fiyatında yukarıdan gelen 1855 kanalının kırıldığını görmedenyukarı yönlü çıkışın başladığını söyleyemeyiz.