Toprak Deniz İnsan -XXVIII-1-
İnsanoğlu çağlar boyunca çevreyi fiziki bir dekor, üzerinde yürünüp kaynakları tüketilen kuru bir toprak ve taş yığını olarak algılama yanılgısına düşmüştür. Oysa çevre; insanın nefesiyle toprağın nabzının, suyun çağıltısıyla gönlün feryadının birleştiği canlı, yaşayan ve kültürel bir hafıza alanıdır. Anadolu coğrafyası söz konusu olduğunda ise bu hafızanın en yalın, en derin ve en gür sesi hiç şüphesiz Çukurova’nın ve Torosların usta ozanı Karacaoğlan’dır.
Merhum hocamız Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’in halk bilgisi araştırmalarında altını çizdiği gibi; "Tarih ile folkloru birbirinden ayırmak mümkün değildir. Akdeniz kıyılarımız yaylalar yolu ile İç Anadolu’ya bağlanmıştır. Anadolu’daki Türkmen yaylacılarını incelemeden ne coğrafyayı ne de halkın iç dünyasını tam olarak kavrayabiliriz" (Ögel, 1988, s. 4). İşte Karacaoğlan, tam da bu yaylak-kışlak hattında Gavur Dağı’ndan Bulgar Dağı’na, Akdeniz sahillerinden Göksu vadisine kadar uzanan koca bir coğrafyayı bir çevre ve vatan kılan isimdir.
Tabiatla Konuşan, Dağlarla Hemhâl Olan Ozan
Karacaoğlan’da doğa, dışarıdan seyredilen bir manzara değildir; onun bizzat eti, kemiği, derdi ve dermanıdır. Dr. Müjgân Cumbur’un veciz tespitiyle; "Yazları sıcaklara dayanıp katlanmanın çok güç olduğu Güney ve Güneydoğu Anadolu insanı için soğuk suların aktığı, yaprağın türlü yeşiline çiçeğin karıştığı yaylaların serinliğinin bambaşka bir anlamı vardır. Karacaoğlan bin bir güçlüğe katlanarak kervanlarla yaylalara çıkar ve tabiatın her zerresine güzellemeler düzer" (Cumbur, 1983).
Ozanın dilinde kar erir seller iner, Çukurova kış yelini kovup bayramlığını giyer.
“Çukurova bayramlığın giyerken,
Çıplaklığın üzerinden soyarken,
Şubat ayı kış yelini kovarken,
Cennet dense sana yakışır dağlar…” (Atılgan, 2018, s. 181)
Bu dizeler, salt bir mevsim tasviri değil; ekolojik döngüyü, cemrelerin toprağa düşüşünü ve baharın gelişiyle doğanın dirilişini haber veren kadim bir takvim bilgisidir. Nitekim araştırmacı Sıtkı Soylu’nun belirttiği gibi, Karacaoğlan’ın şiirlerindeki “Beş Ayları” ifadesi, yörük takviminde kışın sonu olan Erbain’den çıkıp Hamsin ve Mart dokuzuna (22 Mart) uzanan bahar uyanışını, doğanın çözülüşünü simgeler (Soylu, 1991, s. 12).
Gönül ile Doğa Arasındaki Bütünlük
Karacaoğlan tabiatı anlatırken tabiattan insanı, insanı da gönülden ayrı tutmaz. Hayrettin İvgin’in ifade ettiği üzere; "İnsan bütün âlemin özü olduğu için insanın hakikati gönüldür. Âşığın gönlü ise ılgıt ılgıt esen garp yeliyle coşar, dumanlı dağlarla dertleşir" (İvgin, 2018). Dr. Mehmet Önder ise Karacaoğlan’ın tabiat sevgisini onun güzellik anlayışıyla harmanlar: "Tekke ve divan şairlerinin aksine Karacaoğlan güzeli göklerde değil; yeryüzünde, yayla çiçeğinde, pınar başında, keklik sekişinde ve Türkmen obalarında arar. Arı gibi her çiçekten bal toplar, gönül kovanında peteğini örer" (Önder, 1984)
Ozan için dağlar dert ortağı, yaylalar hasret giderilen vatandır. Sevgilisini yitirdiğinde Eğri Dağı’na sığınır, hüznünü vadilere döker:
“Eğri Dağı’nın başında,
Avcılar gezer başında,
Yâr yitirdim on beşinde,
Sana geldim Eğri Dağı…” (Soylu, 1983).
Doğan Atlay’ın Mersin yöresinden derlediği yayınlanmamış şiirlerde de görüldüğü gibi, Karacaoğlan katar katar göç eden turnalara bakar, "Katarın önü İçel'ine döküldü / Hüka kuşu sılasına çekildi" diyerek göçmen kuşların ekolojik rotasını gönül coğrafyasıyla birleştirir (Atlay, 1994)
Yaygın Eğitim ve Kültürel Mirasın Korunması
İşte bu tabiat ve insan bilgeliği, geçmişte kalmış hoş bir sada değildir. Yıllarca Mersin ve Mut Halk Eğitimi Merkezlerinde bir eğitimci olarak yürüttüğümüz çalışmaların, düzenlediğimiz Karacaoğlan Sempozyumlarının ve yayınladığımız bültenlerin temel gayesi; bu milli ve manevi çevre kültürünü diri tutmaktı (Dulkadir, 1983).
Düzenlemiş olduğumuz 15. Mut Karacaoğlan Semineri’nde dönemin İçel Valisi Sabahattin Çakmakoğlu’nun veciz bir şekilde vurguladığı gibi: "İnsanları millet haline getiren unsurlar fiziki şartların ötesinde manevi ve kültürel vasıflardır. Kültür emperyalizmine karşı koyabilmenin yolu, bizi biz yapan değerlere, halkımızın sade Türkçesine ve Karacaoğlan gibi değerlerimize sahip çıkmakla mümkündür" (Çakmakoğlu, 1986, s. 3-4). (Dönemin Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Ekinci de konuşmasında, "Şifahi kültür milli hafızadır; yaygın eğitim bu canlı kültür kaynaklarını gün ışığına çıkarıp yayan bir mihver olmalıdır" diyerek halk eğitimi merkezlerinin üstlendiği hayati görevi ilan etmiştir (Ekinci, 1986, s. 5-7).
Sonuç olarak: Karacaoğlan; kurduyla, kuşuyla, çiçeğiyle, ardıcıyla Torosların canlı tabiatını ruhumuza üfleyen bir ekolojik kılavuzdur.
İkinci bölümde, Karacaoğlan'ın Varsak ve Yörük aşiretleri içindeki köklerini, Toroslardaki göç yollarını ve ardıç ağacına asılan sazın sırrını konuşmaya devam edeceğiz.
Kaynakça
Atılgan, H. (2018). Bahçemizin Gülü / Gönlümüzün Bülbülü Karacaoğlan. H. Dulkadir, & H. Dulkadir (Dü.) içinde, Karacaoğlan Araştırmaları-I (s. 181). Mersin: Mersin Büyükşehir Belediyesi.
Atlay, D. (1994). Karacaoğlan'ın Yayınlanmamış Şiirleri. İçel Kültürü, 8(32), s. 3-5.
Cumbur, M. (1983, Haziran). Karacaoğlan ve Tabiat: Karacaoğlan Yaylalar İçin Der ki... (H. Dulkadir, Dü.) Yaygın Eğitim Mut Haber Bülteni, 1(2), s. 18-21.
Cumbur, M. (1989). Karacaoğlan'a Göre: Çukurova'nın Güzellikleri ve Özellikleri. H. Dulkadir (Dü.), 2. Mersin Milli Kültür ve Eğitim Sempozyumu içinde (s. 55-60). Mersin: Mersin Halk Eğitimi Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü.
Çakmakoğlu, S. (1986). 15. Karacaoğlan Semineri Açış Konuşmaları-1". 15. Karacaoğlan Semineri) (s. 3-4). Mut: Mut Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü Yayınları.
Dulkadir, H. (1983). 13. Mut Karacaoğlan Kültür ve Sanat Festivalinde Bize Düşenler. (H. Dulkadir, Dü.) Yaygın Eğitim Mut Haber Bülteni, 1(2), s. 23-26.
Ekinci, Y. (1986). Yaygın Eğitim ve Milli Kültür. 15. Karacaoğlan Semineri Açış Konuşması (s. 5-8). Mut: Mut Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü.
İvgin, H. (2018). Karacaoğlan'da Gönül. H. Dulkadir, & H. Dulkadir (Dü.) içinde, Karacaoğlan Araştırmaları-I (s. 525-528). Mersin Büyükşehir Belediyesi.
Ögel, B. (1988). Türk Halk Bilgisi Araştırmalarında Tarihî Method. (H. Dulkadir, Dü.) İçel Kültürü, 2(6), s. 3-5.
Önder, M. (1984). Karacaoğlan'ın Güzeli. H. Dulkadir, & H. Dulkadir (Dü.) içinde, Karacaoğlan Araştırmaları-I (s. 545-551). Mersin Büyükşehir Belediyesi.
Soylu, S. (1983). Karacaoğlan (Rivayetler ve Gerçekler). Mut Turizm-Tanıtma Derneği Yayın.
Soylu, S. (1991, Kasım). Karacaoğlan Sözlüğü ve Metin Bozuklukları Üzerine Düşünceler. (Ş. Sucu, & İ. Kaya, Dü) İçel Kültürü, 5(18), s. 10-12.



























