Prof.Dr.Hüseyin BAĞCI

Prof.Dr.Hüseyin BAĞCI

Mail: bagci@metu.edu.tr

Devlet adamı Süleyman Demirel ve ’ Yarın Başka bir Gündür’

Türk siyasetinin yakın tarihteki en önemli siyasi aktörlerinden olan eski Başbakan, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in vefatının 5. Yılı oldu bile. Zaman gerçekten uçuyor. Siyasi tarihimizde demokratik seçimler ile 6 defa gidip 7 defa gelen ve herkesin siyasetin ‘’Baba’’ olarak tanımladığı Demirel’in Isparta İslamköy’deki evini ve müzesini 2008 yılında ziyaret etme fırsatını bulmuş ve çok etkilenmiştim. Sonra 2016 mayısında yani vefatının üzerinden henüz bir yıl bile geçmemişti ki tekrar gitme fırsatım oldu. Anıt mezarının yeri belliydi ama tamamlanmamıştı. Küçükken koştuğu, koyun, kuzu otlattığı, arka taraflarında ne olduğunu merak ettiği dağları gören o tepede inşa edilecek anıtmezarın önünde saygıyla durmuş, fatiha’mızı okumuştuk.

Süleyman Demirel dönemlerini okutan ve o dönemler üzerinde tezler yürüten bir akademisyen olarak Süleyman Demirel ile ilk görüşmem 1985 yılında olmuştu. Orion Kitabevinden 2019 da yayımlanan ‘’Uçan Profesörün anıları’’ isimli kitabımda birçok karşılaşma ve görüşmemizi yazmıştım. Güniz Sokak’taki evinde doktora tezim için 1985 yılında onunla mülakat yapmaya ve Türk siyasetinin o dönem için ‘’siyasetin mabedi’’ olan evine girdiğimde çok heyecanlıydım. Türkiye’nin her yerinden insanlar geliyordu ve benimle konuşurken içeride 26 kişiydik ama kimsenin sesi çıkmıyordu. Sadece çay karıştıran kaşıkların sesi duyuluyordu. 2 saati bulan mülakatım sonrasında mutluluktan uçarak çıktım Güniz Sokak’tan ve ondan sonra vefatına kadar sürekli bağlantıda kaldık. 89. Yaş gününü 2014 yılında Bakü’deki Türk Büyükelçiliğinde kutladık. Bakü insani Konferansında konuşmacıydı. Tüm uluslararası misafirleri etkileyen bir konuşma yapmıştı. Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev özel uçak göndererek aldırmış ve olağanüstü bir ilgi göstermişti. Akşam Büyükelçilikte Eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek ve Büyükelçi Alper Çoşkun ve çok önemli misafirler olmak üzere tam bir ‘’siyaset sohbeti’’ ve klasik müzikli bir akşam yaşadık. Cumhurbaşkanı yemeğe geldiğinde hepimizin elini tek tek sıkarak hal hatır sordu. Ayrılırken ise ‘’arkadaşlar nasılsa geldiğimde herkesin elini sıkmıştım, şimdi tekrar yapsak çok vakit alacak’’ dedikten sonra o klasik şapkası ile selam verir gibi elini havaya kaldırıp ‘’haydi cümleten eyvallah’’ dedi. Tam bir Demirel zekası ve kıvraklığı yaşadık o gece.

Süleyman Demirel’in siyasi deneyimleri binlerce cilt dolduracak niteliktedir. Bu konuda akademik araştırmaların yapılması çok önemlidir. İslamköy’deki kütüphane binlerce belge ile doludur. Demirel ailesinin bence en önemli görevlerinden bir hem bu araştırmaları desteklemek hem de her yıl onlarca Demirel seminerleri düzenlemek olmalıdır. Süleyman Demirel sadece Türkiye’nin değil dünya liderleri arasında da çok önemli bir konuma sahiptir. Dış politikası ile ilgili araştırmaları ben mümkün olduğunca akademik olarak desteklemekteyim. Zaman zaman bazı deneyimlerimi burada yazacağım. Değerli gazeteci Yavuz Donat’ın  2019 da yayınlanan  Off the Record isimli kitabını ise şimdilik bir ‘’tadımlık’’ olarak önereyim. Demirel ile ilgili o kadar güzel anılar var ki.

Demirel ile ilgili bir anımı anlatarak bitireyim. İki Alman araştırmacıyı sayın Demirel ile mülakat yapmaları için Güniz Sokak’a götürdüm asistanım ile.

Türkiye-AB ile ilgili bir konuydu (detaylar Uçan Prof. Kitabımda). Acaba Türkiye üye olacak mı olmayacak mı konusuna geldi konuşmada. Demirel Alman araştırmacılara İngilizce ‘’Dün Dündür Bugün Bugündür’’ dedi. Araştırmacılar bana bakarak ne demek istediğini  anlayamadıklarını söylediler. Bende bizim siyasi kültürümüzde böyle bir deyim var, sonra anlatırım dedim ve Demirel’i dinlemeye devam ettik. Demirel vurucu cümleyi işte o zaman söyledi. ‘’Ama yarın başka bir gündür’’. Bir diğer ifade ile AB üyeliği için zamanın ve tarihin ne getireceği belli olmaz demişti. Araştırmacılar Güniz Sokaktan ayrıldığımızda çok memnundular. Güzel bir söyleşi yapmış ve çok şey öğrenmişlerdi.

Demirel’in esprili ve zeka dolu sözleri ve deyimleri siyasi tarihimiz için büyük bir zenginlikti. Bugün ise tam siyasi ‘’siyasi akıl fukaralığı’’ yaşanıyor onun deyimiyle. Gel de anma ve gel de gülümseme o cümleleri hatırlayınca. Siyasetin zenginleşmesine çok katkıda bulundu hataları ve sevaplarıyla Süleyman Demirel. Fakat Demirel’in Türkiye’nin demokratikleşmesi için verdiği çabaları onu sadece ‘’barajlar kralı’’ değil, aynı zamanda demokrasinin de mimarlarından yapmıştı. Zekâsı, esprisi, anlayışı ve siyasi toleransı ile herkese örnek olmuştu. Ruhu şad olsun.