Oğuz UÇAR

Oğuz UÇAR

Mail: oguzucar1@gmail.com

EN İTİBARLI DÖNEMDEYİZ

EN İTİBARLI DÖNEMDEYİZ

Yıl 1923, Cumhuriyet kuruldu...

O zamanlar memlekette ne karayolu, ne demiryolu vardı (!)

İki büyük kıtayı birbirine bağlayan köprüler ve tüp geçitlerin hayalini kuran bile yoktu (!)

Onlardan önce tam 57 hükümet kurulmuş olsa da, ne yol, ne köprü, ne okul, ne de üniversite yapmışlardı (!)

Üstelik Yasaklarla (!), Yolsuzlukla (!) ülkeyi yönetmişler ve vatandaşları da Yoksulluğa (!) mahkum etmişlerdi...

Üstelik birbirleri ile kavga ederek milleti canından bezdirmişlerdi (!)
Hepsi de haktan uzak, batıldan yana oldukları için (!) millete aynı kabusu yaşatıyorlardı...
***

Ama hiçbir şey sonsuz değildi.

Takvim yapraklarının 3 Kasım 2002’yi gösterdiğinde bu milletin önüne sandık bir defa daha geldi. Eski partiler, saltanatlarını sürdürebilmek için milletten oy isterken bu defa bir alternatif vardı.

Sütten çıkmış AK bir ekip, ortaya çıkmıştı.

“Oylarınızı bize verin, sizleri Yasaklardan, Yolsuzluktan ve Yoksulluktan kurtaralım” dediler.

O güne kadar bu millet inançlarını da yaşayamıyordu (!)

Siyasilerin mezhep üzerinden yarattığı gerginlik yüzünden birbirleri ile düşmandı (!)

Dışişleri Bakanlığı “Monşerler”in elinde en itibarsız(!) dönemini yaşıyordu. Okullarımızda ise her sabah ANDIMIZ okutuluyor, bu milletin çocuklarına dayatma (!) yapılıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu topraklarda yaşayan insanların genelini kucaklayacak bir anlayışla “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” demiş olsa da, ANDIMIZ ile her sabah TÜRK olduğunu haykırmak ne kadar kötüydü (!)

Hem bu sözlere TÜRK olmayanlar(!)bozulabilirdi. Onları üzmemek (!) gerekirdi.
Sonra, DOĞRU olmak, ÇALIŞKAN olmak kişilerin tercihine bırakılmalıydı. Hele hele o son cümle de yer alan“Varlığım Türk Varlığına armağan olsun”da ne demekti?

Bu sözler ile Çocuklara bu sözler ile Milliyetçilik mi? aşılanıyordu!

Halbuki Milliyetçilik ayaklar altına alınması gereken (!) kavramdı...

Dini söylemler ile Ümmet kardeşliği ön plana çıkarılsa, belki de İslam dünyasının liderliği(!) yeniden bizim olabilirdi.
***

Bunun için Dindar bir nesil yetiştirmek lazımdı...

Peş peşe İmam Hatip Liseleri açıldı. Devlet kadrolarında işe girebilmek ve yükselebilmek için bu okullardan mezun olanların avantajlı olacağının duyulması ile halkın teveccühü bu okullara yöneldi.

Fakir ailelerin çocukları arasında rekabet (!) başladı. Hesaplanmayan bu ilgi (!) karşısında her mahalleye İmam Hatip Liseleri kuruldu. Okullar dolup taşıyordu (!)

İşte tam bu sırada ülkeyi yöneten AK Kadrolar düşündü.

Sırf bu çocukların haklarını gasp etmemek adına kendi çocuklarını “Gavur Memleketleri”ne eğitim için göndermeye karar verdi. Muhalefetteki kötü niyetli kişiler ise bu durumu bir türlü anlayamadı (!)

AK Kadrolar göreve başladı...

Yolsuzluk ve Yoksulluk şak diye bitti (!)

Yasaklar ne mi? oldu...

Eskiden tarikatların faaliyetleri bu kapsamındaydı. Laikliği yanlış yorumlayanlar (!) yüzünden tarikatların önü kesilmişti. İnsanları kucaklayacak yeni bir alan açıldı. Kitlelerin öbür dünyayı düşünerek yaşamalarını sağlamak güzeldi (!)

Ah keşke bunların arasından sapıtanlar çıkmasaydı, daha güzel olacaktı...
***

Şu muhalefete bakın hele;

18 yıldan bu yana ülkeyi demiryolları ile ören, otoyollar ve köprülerle ile tanıştıran, şehirleri üniversiteler ile buluşturan, milli gelir seviyesini yükselten, işsizliği azaltan, evleri buzdolapları ile donatan, milletin her kesimini kucaklayan bu iktidara sataşıyor (!)

Ayıptır ayıp...

Beyler, siz şu TÜİK’in rakamlarını (!) okumayıda bilmiyorsunuz...

En itibarlı(!)dönemi yaşıyoruz farkında değil misiniz?