haberanaliz
Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Mail: mustafa.kaymakci68@gmail.com

GÖLGE TARIM BAKANI ÜZERİNE TESPİTLER

CHP’nin Gölge Tarım Bakanı üzerine tespitlere geçmeden önce, ekonomi-politik, sosyoloji ve siyaset bilimi  temelinde, varlıklıların daha açıkçası zenginlerin yoksulları temsil edip edemeyeceği konusunu irdelemekte yarar var.

Bu durum, "temsil" kavramının nasıl tanımlandığına bağlı olarak farklı bakış açılarıyla değerlendirebilir.

Neden zenginler,  yoksulları temsil edemezler?

•             Yaşam deneyimleri  farklıdır. Zenginler, yoksulların günlük  yaşamında gıda, barınma ve sağlık gibi  temel  gereksinimlerine erişim zorluklarını, borçlanma korkusunu  ya da güvencesizliğini  yaşamadıkları için  bilemezler. Söz gelişi,onları  kamu hastane kapılarında   beklerken görebilir misiniz?

•             Çıkar çatışması vardır. Var olan kapitalist üretim biçimi ve ilişkileri, zengini daha zengin, fakiri daha fakirleştirir. Bu durumda, bir zenginin yoksulun çıkarını savunması, kendi ekonomik çıkarlarıyla çatışmaz mı?

•             Zenginler,gerek yerel,gerekse merkezi  karar mekanizmalarında egemendir. Karar mekanizmalarında doğal olarak zenginler kendi çıkarlarına göre karar üreteceklerdir. Örneğin, borçların yeniden yapılandırılması,vergi incelemelerinden muafiyet,stok/kasa affı gibi şirketlere getirilen aflar. Bu da onlara göre doğaldır.

Zenginlerin,  yoksulları temsil edebileceklerini savunan görüşler var mı?

Olmaz olur mu? İnanmak sizlere ait.

Kimileri; “zenginlerin eşduyum(empati) yaparak sınıf farkı gözetmeksizin yoksulların haklarını savunabilir.” der. “Temsil gücü, ekonomik durumdan  daha çok ahlaki değerlere ve niyetle ilgili olabilir.” diyenler de  vardır.

Kimileri;“siyasette yoksul halk kitlelerinin haklarını savunan zengin politikacılar olabilir.” der.

Kimileri;“zenginlerin sadaka, yardım  ya da adil bölüşüm politikaları ile yoksulları gözetmesi  olası.” der.Bunun toplumdaki sosyal gerilimleri azaltılması için bir araç olduğunu dile getirmezler.

Kimleri;” zenginlerin mallarında yoksulların hakkı olduğu vurgulayarak örneğin vakıflar  ya da yardım kurumları aracılığıyla yoksullar ve zenginler arasında bir köprü kurulabilir.”der

Sencer Solakoğlu(SS) CHP’nin Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı  olması ne kadar doğru olabilir?

  • SS’nin sahip olduğu Bursa Karacabey’deki  Feyz Çiftliği’nde , 6 bin 250 dönümlük tarım arazisinde   1600 baş sağmal sığır ve toplamda 3623 baş sığır ile et ve süt üretiyor.

Türkiye gerçeği ise ne?

Türkiye tarım işletmelerinin ortalama büyüklüğü 60 dönüm. Bu kapsamda sığır yetiştiricilerinin   büyük bir çoğunluğu küçük ve orta ölçekli köylü işletmelerinden oluşuyor.

TÜİK verilerine göre, süt sığırcılığı sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin  yüzde 83,7’sinin 20’den daha az hayvanı var.

  • SS endüstriyel tarım da denilen fabrika tarımı  yapıyor. Sığırları açıkta değil,genellikle bağlı olarak  kapalı  bir  ahırda yaşıyorlar.  Yem önlerine geliyor. Yoğun yem tüketiyorlar. Merada otlamadıkları için sütçü sığırların ürünlerinde (et, süt vb.) omega 3, Konjüge Linoleik Asit (CLA), K Vitamini gibi sağlık açısından sayısız yararları olan, başta kanser olmak üzere yüzlerce hastalıktan koruyan besin ögelerinin sıfır düzeyinde olduğu söylenebilir.
  • SS, işletmesinde buğday ve mısır gibi yem bitkileri  üretiyor. Bütün kaba yem  ihtiyacının işletmesinde sağlayıp sağlamadığı bilinmiyor.Üstelik  bitkisel üretimi için  yoğun tarım ilaçları, kimyasal gübreler daha disiplinli olsa da kullanılıyor.
  • SS’nin işletmesinde büyük bir su tüketimi gerekiyor. Hayvan gübresinin lagün denilen havuzlarda toplanması ve toprak altına sızarak yeraltı sularını kirletmesi söz konusu.
  • SS,ata tohumlarının ıslah edilmemiş yapısını ve verim düşüklüğünü eleştiren açıklamalarıyla gündeme gelmiş bulunuyor.Oysa bunun  nedenlerini tartışmamış.Arkadaşımız Prof.Dr.Tayfun Özkaya’nın  artık Türkiye’nin genelinde dile getirmiş olduğu ata tohumla ilişkin çalışmalarından haberi yok. SS'nun bu görüşleri, CHP'nin yerel tohum destekleme politikalarıyla ters düştüğü iddiasıyla çelişmiyor mu? “Bakınz:https://www.google.com/search?q=chp%27nin+g%C3%B6lge+tar%C4%B1m+bakan%C4%B1+sencer+solako%C4%9Flu%27nun+ata+tohumlar”
  • SS’nin Türkiye gerçekleriyle çelişen yaklaşımları söz konusu.Örneğin Solakoğlu’nun fındık üreticilerini “şımarıklık ve tembellikle” suçlayan ifadelerine  Karadeniz Bölgesi’nde büyük bir tepki çekmiş. “Bakınız:https://www.yenigiresun.net/haber/27027390/findik-ureticilerini-hedef-alan-aciklamalariyla-gundeme-gelen-sencer-solakoglu-“
  • SS,Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin bir toplantısında hayvan ithalatını övmüş.Türkiye'nin süt konusunda başarılar yakaladığını ve bakanın(dönemin Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker) başarılı olduğunu   söylemiş.”Bakınız.https://x.com/ProfKUcuncu/status/2043376794074521620”

Özetleyelim.

Zenginler ile yoksullar arasında var olan sistemde  bir “sınıf gerçeği” vardır. Kapitalist üretim biçimi ve ilişkilerinin giderek egemen olduğu toplumların  sosyo-ekonomik yapılarının temelinde, üretim araçlarına sahip olanlar ile emeğini satarak geçinenler arasında keskin  çıkar farklılıkları söz konusudur. Bu kapsamda bireyin, sadece kendi ekonomik durumunu değil, sınıfının ortak çıkarlarını savunması kaçınılmazdır.  Bir başka deyişle zenginler, yoksulların günlük yaşam deneyimlerini ve hissettiklerini anlayamazlar.

Bu gerçekler ışığında,sınıfsal yapısı ve  onun sonucu olarak dünya görüşünden dolayı  SS, tarım işletmelerimizin  büyük bir çoğunluğunu oluşturan aile işgücü temelli küçük ve orta ölçekli işletmelerinin  sorunlarına çözüm üretmesi   söz konusu ol(a)maz.

Umarız, CHP’nin Gölge Tarım Bakanı olarak SS’yi  görevlendirmesi,CHP’nin  ekonomi-politik , sosyal ve ekonomik açıdan Türkiye tarımında, dev tarım işletmelerini ve endüstriyel tarımı  öne çıkarması tercihinin bir sonucu değildir.