haberanaliz
Hilmi DULKADİR

Hilmi DULKADİR

Mail: hilmidulkadir@gmail.com

Toprak Deniz İnsan XXIX-2

Önceki yazıda suyun fiziki ve mimari tarihini (kuyular, sarnıçlar, kaleler) konuşmuştuk. Şimdi ise suyun sosyolojisine, ark sistemlerine, günümüzdeki su krizine ve modern bürokrasinin hantal çarklarına odaklanan, XXIX. Bölümün doğal bir devamı niteliğindeki yazımızı inşa ediyoruz.

Günümüzde şehirleşme, modern altyapı sistemleri ve suyun evlerimize borularla ulaşması, geleneksel su kültürünü büyük ölçüde dönüştürmüştür. Kuyular artık kullanılmamakta, çeşmeler susuz kalmakta, sarnıçlar harabeye dönmekte, arklar ise beton kanallara hapsedilmektedir. Ancak tüm bu mekanikleşmeye rağmen su kültürünün izleri, hâlâ gündelik hayatta, dilde ve geleneklerde yaşamaya devam etmektedir. Bu devamlılıkta su, artık evlerimize borularla geliyor. Ama yine de suyun kıymetini bilen insanlar, onu israf etmemeye çalışıyor. Ramazan ayında iftar sofralarında su, en kutsal içecek olarak yerini koruyor. Su kültürü, değişerek de olsa yaşamaya devam ediyor…

Bugün geldiğimiz noktada, Mersin de dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi ciddi bir su kriziyle karşı karşıyadır. İklim değişikliği, nüfus artışı, hızlı kentleşme ve endüstriyel tarımın su tüketimini artırması, su kaynaklarının üzerindeki baskıyı her geçen gün büyütmektedir. Berdan Nehri'nin debisi azalmakta, Göksu Deltası'nın sulak alanları tehdit altına girmekte, yeraltı suları ise bilinçsizce tüketilmektedir.

Bu tablo karşısında, atalarımızın su yönetimi konusundaki kadim bilgeliği bize yeniden yol göstermektedir. Suyu kutsal kabul eden, israfını yasaklayan, paylaşımını adaletle düzenleyen ve suyun doğal akışına saygı duyan bu anlayış, günümüzün su sorunlarına çözüm olabilecek ilkeler barındırmaktadır. (Kalyoncu ve Taş, 2022), çevre tahribatının sonucu küresel ölçekte yaşanan sorunlar bağlamında ata tohumlarının önemine dikkat çekerken aynı ilkenin su için de geçerli olduğunu belirtmektedir.

Şu halde:

Mersin'de binlerce yıldır süregelen su kültürü ve geleneksel su yönetimi pratikleri, bize aşağıdaki temel ilkeleri fısıldamaktadır:

  • Su kutsaldır, israf edilemez: Su, başlı başına bir tüketim maddesi değil, kutsal bir emanettir. Ona saygı duymak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak ödevidir.
  • Su ortak mirastır, paylaşımı adil olmalıdır: Tıpkı yörüklerin göçebe adaletinde olduğu gibi, su hiç kimsenin tekelinde olmamalı; herkesin hakkı adil biçimde gözetilmelidir.
  • Su, doğayla uyumlu yönetilmelidir: Suyu beton kanallara hapsetmek, onun doğal akışını bozmak uzun vadede büyük ekolojik krizlere yol açabilir. Su, doğanın ritmiyle uyum içinde yönetilmelidir.
  • Her damla değerlidir: Yağmur sularını biriktirmek, atık suları arıtmak ve suyu verimli kullanmak sürdürülebilir bir geleceğin temel taşıdır.

İşte tam da bu noktada, geçmişin o yerçekimi gücüyle çalışan, adil bölüşüm esasına dayanan ark sistemlerinin ruhu ile günümüzün modern bürokrasisinin karmaşık çarkları arasındaki keskin tezatla yüzleşmekteyiz. Toroslar’ın eteklerinde su, herkesin hakkının gözetildiği ortak bir miras olarak akarken; bugün çok başlı kurumların, yetki çatışmalarının ve hantal bürokratik mekanizmaların arasında kaybolup gitmektedir. Çiftçinin toprağını sulamak için imza peşinde koştuğu, bürokrasinin ise masalar arasında dosya gezdirmekten suyun akışını unuttuğu bir döngüyü yaşamamalıyız.

Netice:

Toroslar’dan süzülüp Akdeniz’e kavuşan ırmaklar, binlerce yıldır bu topraklara hayat vermektedir. Günümüzde su kriziyle boğuşurken, atalarımızın su yönetimi konusundaki kadim bilgeliğine kulak vermek, karşılaşılacak bürokratik çıkmazdan çıkışın anahtarını sunacaktır. Unutmayalım, (Kalyoncu ve Taş, 2022)'ın hatırlattığı gibi, "Yaş kesen baş keser" (s.50) sözü su için de geçerlidir. Suyu kirleten, israf eden veya bilinçsiz kullananların insafına terk eden geleceğini karartır; ama suyu koruyan, arkların o kadim adaletini ve akılcılığını yeniden egemen kılan, aslında geleceğini yeşertir.

Suya saygı, hayata saygıdır…

Kaynakça

Kalyoncu, H., & Taş, K. (2022). Türk Kültüründe Çevre Algısı ve İslam’ın Türk Toplumunun Çevre Anlayışına Etkileri. tabula rasa Felsefe ve Teoloji dergisi(39), s. 43-51. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2818376 adresinden alındı