YENİ, YEPYENİ BİR PARTİ KURULMALI!
Türkiye’de geniş kitlelerin rızasını kazanacak, kutuplaşmayı aşarak "halka tercüman olacak" yeni bir siyasi hareket inşa etmek, bugünün sosyo-ekonomik ve sosyo-politik gerçeklerini çok iyi okumayı gerektirir. Türk seçmeni şu an hem ekonomik olarak yorgun hem de siyasi gerilimlerden bıkmış durumda. Ancak, Türkiye’de cidden ve halka tercüman olacak şekilde yeni bir partiye ihtiyaç var. Çoğunluğun sesi olmak ve milleti barış, huzur ve kalkınmada birleştirmek için kurulacak o yeni partinin izlemesi gereken stratejik yol haritası, duruşu ve vaatleri şöyle olmalı:
1. Temel Duruş: "Kapsayıcı ve Çözüm Odaklı"
Mevcut siyasi iklimin en büyük açmazı, kimlik siyaseti üzerinden toplumu bölmesidir. Kurulacak partinin duruşu bu ezberi bozmalı.
İdeoloji Üstü, Hizmet Merkezli: Sağ-sol, muhafazakâr-seküler gibi eski dünyanın kalıplarına sıkışmayı reddetmeli. Kendisini "ideolojik bir dogmanın" değil, "aklıselimin, adaletin ve liyakatin" partisi olarak konumlandırmalı.
- "Kavga Değil, İnşa" Dili: Mevcut aktörlerle sürekli polemiğe giren bir muhalefet dili yerine, doğrudan halkın sorunlarına ve bunların bilimsel çözümlerine odaklanmalı. Millet, bağırıp çağıran siyasetçilerden yoruldu; sakin, kendinden emin ve birleştirici bir lidere hasret.
- Kucaklayıcı Vatanseverlik: Cumhuriyetin kurucu değerlerine saygılı, inançlara özgürlükçü, etnik ve kültürel farklılıkları zenginlik gören anayasal bir vatandaşlık ve vatanseverlik vurgusu yapılmalı. Kimseyi ötekileştirmemeli.
2. Ana Söylem (Slogan ve Retorik)
Söylemi hem yaraya merhem olmalı hem de geleceğe dair umut vermelidir. Temel mottosu "Hak, Huzur, Refah" veya "Birlikte Üreteceğiz, Hakça Bölüşeceğiz" ekseninde şekillenebilir.
Örnek Söylem:"Biz kimseyle kavga etmeye gelmiyoruz. Biz, bu ülkenin çalınan neşesini, mutfaktaki huzurunu ve geleceğe umutla bakması gereken gençlerinin hayallerini geri vermeye geliyoruz. Türkiye zengin bir ülke; sorunumuz kaynaksızlık değil, adaletsizlik ve liyakatsizliktir. Biz, ayrışarak kaybetmekten yorulan 85 milyonu, üreterek zenginleşen adil bir Türkiye'de birleştireceğiz."
3. Temel Vaatler (Millete Sunulacak Reçete)
Halkın acil sorunlarına somut, gerçekçi ve ayakları yere basan çözümler sunulmalı. Bu itibarla vaatler üç ana sütunda toplanabilir:
A. Ekonomi ve Kalkınma (Refah Vaadi)
Şu an halkın en büyük sancısı geçim sıkıntısıdır. Ekonomi vaatler soyut değil, doğrudan cebe dokunan cinsten olmalı:
- Üretim Devrimi ve Planlama: Tüketime ve betona dayalı ekonomi modelinden, katma değerli üretim, teknoloji, sanayi ve tarıma dayalı bir modele geçiş.
- Tarımda Milli Seferberlik: Çiftçinin mazot, gübre ve tohum maliyetlerini doğrudan desteklemek; aracıları aradan kaldırarak hem üreticinin kazanmasını hem de şehirlinin ucuz gıdaya ulaşmasını sağlamak.
- Vergide Adalet: Dar gelirlinin sırtındaki dolaylı vergileri (ÖTV, KDV vb.) hafifletip, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alan adil bir mali sistem.
B. Adalet ve Kurumsal Güven (Huzur Vaadi)
Adalet mekanizması işlemeden ekonomi de düzelmez, toplumsal barış da sağlanamaz.
- Liyakat ve Şeffaflık: Kamuya alımlarda (mülakatların tamamen kaldırılması dâhil) ve bürokraside tek kriterin "ehliyet ve liyakat" olacağı sözü. Torpilin kökünü kazımak.
- Yargı Bağımsızlığı: Hâkim ve savcıların hiçbir siyasi veya cemaatçi odağın etkisi altında kalmadan, sadece hukukun üstünlüğüne göre karar vereceği bir sistem reformu.
- Devlette İsrafın Bitirilmesi: Kamudaki lüks araç, bina ve gereksiz harcamaların tamamen durdurularak, bu kaynakların sosyal yardımlara ve gençlerin eğitimine aktarılması.
C. Toplumsal Huzur ve Gelecek (Barış Vaadi)
- Sığınmacı ve Göçmen Sorunu: Uluslararası hukuka uygun, kararlı ama insani bir planla, sığınmacıların güvenli bir şekilde ülkelerine geri gönderilmesi. Sınır güvenliğinin kesin olarak tesisi.
- Eğitimde Fırsat Eşitliği: Köy okullarının yeniden açılması, müfredatın ideolojik kavgalardan arındırılarak dijital çağa ve bilime uygun hale getirilmesi. Devlet okullarında her çocuğa ücretsiz nitelikli beslenme ve eğitim imkânı.
- Gençlik ve Beyin Göçünü Durdurma: Gençlerin ifade özgürlüğünü güvence altına almak, istihdam yaratmak ve ülkeyi yeniden yaşanabilir, keyifli bir yer haline getirerek beyin göçünü tersine çevirmek.
4. Yol Temizliği ve Yürüme Metodu (Nasıl Bir Strateji?)
Hareketi başlatırken ve büyütürken geleneksel partilerin yaptığı hatalara düşmemeli:
- Kadro Hareketi Olmalı, Tek Adam Partisi Değil: Toplumun her kesiminden kabul görmüş; dürüstlüğüyle bilinen ekonomistler, temiz bürokratlar, başarılı çiftçiler, vizyoner girişimciler ve saygın akademisyenlerden oluşan vitrin kurun. Halk sadece lidere değil, arkasındaki ekibe de bakıp güven duymalı.
- Masa Başından Değil, Sahadan Başlamalı: Partiyi Ankara’nın lüks plazalarında değil; Anadolu’nun kahvehanelerinde, tarlalarında, organize sanayi bölgelerinde ve üniversite amfilerinde kurmalılar. Halk, kendisini dinleyen ve not alan bir siyasi irade görmek istiyor.
- Dijital ve Hibrit Örgütlenme: Geleneksel medya kanalları yeni kurulan bu çatıya kapalı olabilir. Bu yüzden sosyal medyayı, dijital platformları ve doğrudan halkla teması (mahalle meclisleri, esnaf ziyaretleri) bir arada kullanan dinamik bir iletişim stratejisi belirlemeli.
- Finansmanda Şeffaflık: Partinin nasıl finanse edildiğini açık ve şeffaf bir şekilde halkla paylaşmalı. Arkasında hiçbir holdingin, karanlık odağın veya dış gücün olmadığını bilmek, Türk seçmeninin bir harekete verebileceği en büyük kredidir.
Özetleyecek olursam; Türkiye’de çoğunluğun sesi olmak isteniyor ise; halkın canını yakan ekonomik gerçekleri dürüstçe ortaya koymalılar, bu sorunları çözecek liyakatli kadroları göstermeli ve toplumu germeden, birleştirici, şefkatli ama kararlı bir devlet diliyle konuşmalıdırlar.
Çünkü Türk milleti, kendisine parmak sallayan değil, elini uzatan bir anlayışı bağrına basmaya hazırdır.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı






















