haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…

Siyaset çok karıştı. Devletimiz ve milletimiz üzerinde içte ve dışta büyük oyunlar oynanıyor. Tarihe bakıyorum. Biz Türkler 16 imparatorluk ve 57 devlet kurmuşuz. Devletin bekası, milletin birlik ve bütünlüğü, barış, huzur, kardeşlik ikliminin tesisi, ekonomimizin düzelmesi, sosyal ve siyasal barışın tesisi, toplumsal mutabakat ve toplumsal kalkınmayı bir an evvel sağlamalıyız.

Siyasetin gündemi, dünyadaki gelişmeler ve tarihten gelen o büyük sorumluluk duygusu bir araya geldiğinde bu tür endişelerimiz artıyor.

Aslında Türk tarihi boyunca kurulmuş onlarca devlet ve imparatorluk, zor zamanlarda refleks gösterme ve yeniden ayağa kalkma becerimizin en büyük kanıtı.

Büyük devletlerin ve köklü milletlerin kaderinde bu tarz çalkantılı dönemler hep olmuştur.

İçte ve dışta yaşanan bu karmaşayı aşmak, toplumsal huzuru, adaleti ve ekonomik istikrarı kalıcı kılmak için odaklanmamız gereken temel unsurları şöyle özetleyebilirim:

1. Toplumsal Mutabakat ve Ortak Değerler

Siyasetin doğasında rekabet ve farklı fikirler vardır ancak kutuplaşma, bir toplumun dayanıklılığını zayıflatır. Çözüm, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp bizi bir arada tutan temel direklere tutunmaktır:

- Cumhuriyetin temel nitelikleri ve demokrasi çatısı altında birleşmek.

- Farklı siyasi görüşlerin, etnik veya inançsal yapıların birer tehdit değil, milletin zenginliği olduğunu kabul etmek.

- Mesele memleket olduğunda siyasi çıkarları arkada bırakabilen bir "ortak akıl" kültürü geliştirmek.

2. Güçlü Kurumlar ve Hukukun Üstünlüğü

Tarihteki büyük devletlerin uzun ömürlü olmasının sırrı şahıslara değil, güçlü kurumlara ve adalet sistemine dayanmalarıdır.

-Adalet mülkün (devletin) temelidir: Her vatandaşın hukuka güven duyduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve liyakatin (işi ehline vermenin) esas alındığı bir sistem, iç barışın en büyük garantisidir.

-Kurumların tarafsızlığı ve gücü, dışarıdan gelebilecek manipülasyonlara ve "oyunlara" karşı en sağlam kalkanı oluşturur.

3. Üretim ve Eğitim Odaklı Ekonomik Kalkınma

Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın ve devletin bekasının temel şartıdır.

- Tüketimden üretime geçiş: Tarımda kendi kendine yetebilen, sanayide ve yüksek teknolojide (savunma sanayi, yazılım, yerli üretim) dışa bağımlılığı azaltan bir model şarttır.

- Nitelikli Eğitim: Genç nüfusumuzu çağın gereksinimlerine göre, ezberci değil; analitik düşünen, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetiştirmek, gelecekteki en büyük gücümüz olacaktır.

4. Dış Politikada Denge ve Millî Çıkarlar

Küresel güç savaşlarının ortasında savrulmamak için köklü hariciye (dış politika) geleneğimizi korumak önemlidir.

-Duygusal veya dönemsel refleksler yerine, rasyonel, millî menfaatleri merkeze alan ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini rehber edinen dengeli bir diplomasi.

-Kendi askeri, ekonomik ve teknolojik gücüne güvenen müstakil bir duruş.

Kısacası; Devletin bekası ve milletin huzuru yukarılarda bir yerlerde oynanan oyunlardan ziyade, bizim kendi içimizde ne kadar adil, üretken ve bir arada durabildiğimizle ilgilidir. Tarihimiz, bu topraklarda birlik olunduğunda her türlü zorluğun aşıldığının sayısız örneğiyle doludur. En büyük sermayemiz, umutsuzluğa kapılmadan ortak gelecek için çalışmaktır.

Unutmayalım, biz Türkler, bu güne kadar 16 imparatorluk, 57 devlet kurmuşuz. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Biz onu ne yıkar, nede yıktırırız. Adına Anadolu dediğimiz, güneyi kuzeyi doğusu batısı ile bir bütün olan bu coğrafyada yaşayan, etnik kökeni, dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun tüm kardeşlerimiz, el ele ve gönül gönüle verip, bu cennet vatanı ve devleti korumalıyız.

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı