haberanaliz
Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Mail: mustafa.kaymakci68@gmail.com

GIDAYA ERİŞMEK NEDEN BİR BEKA SORUNU OLDU?

Emperyalizme ve onların uydusu Yunan ordularına karşı Türk ulusunun zaferiyle sonuçlanan 30 Ağustos 1922 Zafer Bayramı’nın  103'üncü yıl dönümü kutlu olsun. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı,özlem ve sevgiyle anıyorum.

****

Günümüzde güncel birçok konu var iken “Gıdaya Erişmek Neden Bir Beka Sorunu Oldu?”sorusu akla gelebilir.

Ancak insanlarımızın günlük sorunları içinde, gıdaya ulaşmak  konusu öne çıkıyor.

Türkiye’de  Gıdaya Ulaşmak  Giderek Zorlaşıyor.

Sağlıklı ve ucuz gıdaya ulaşmada kısıtlardan   ön önemlisi, dışa bağımlı tarım politikaları.

Buna koşut olarak kentlerde yerleşik insanlarımızın  gıdalarını giderek artan ölçüde, tekelleşen ve yabancılaşan gıda sanayi ve organize gıda perakendeciliğinde marketlerin tam denetimine girmiş  olmasını da   eklemek gerekiyor.

Bir başka deyişle, üretimden pazarlamaya kadar geçen süreçte tekelleşen ve yabancılaşan gıda sanayi ve organize gıda perakendeciliğinde marketlerin egemenliği söz konusu.

Çoğumuz bunun farkında mıyız? Ya da dile getiren partilerimiz var mı? Adeta bu konu da vazgeçilemez bir teslimiyet mi yaşıyoruz?

Gıda Sektöründe Tekelleşme ve Yabancılaşma Nasıl Gerçekleştirildi?

Gelişmekte olan ülkelere uygulanan politikalar; ticaretin serbestleştirilmesi, kamusal düzenlemelerin azaltılması ve kaldırılması (özelleştirme vb.), yabancı sermayeye eşit muamele, hatta avantajlar, ekonomik istikrar programları (özünde emek ücretlerinin düşürülmesi) şeklinde özetlenebilir.

Kısaca anılan politikalarla çok uluslu firmalar için yeni bir ticaret ve yatırım ortamı oluşturulmuş bulunuyor.

Böylece, özelleştirilen kamu şirketleri ile yerli firmalar çok uluslu şirketlerce satın alınmaya başlandı. Buna rekabete yenik düşme diyenler var. (?)

Küçük üretici, tarım ve gıda sektöründe devre dışı ya da daha ucuza mal satmak durumunda kaldı.

Gıda sanayinde yeni üretim ve pazarlama teknikleri ortaya çıkarıldı.

Tekelleşen ve yabancılaşan gıda sanayi, ürünlerini daha yüksek oranda süpermarket / hipermarket zincirleri ile pazarlamaya başladı. Bu şekilde kar payları yüksek oldu.

Aynı zamanda kar transferlerine olanak sağlandı.Gelişmekte olan ülkelerin dış ödemeler dengesi bu yolla da giderek bozuldu.

Şehirleşme ve gelir dağılımının bozulmasıyla yaratılan ve zenginleştirilen katmanlar için yeni arayışlar ve özentiler ortaya çıkartıldı. Bunlar, çağdaşlaşma diye tüketim toplumuna ve yabancı ürünlere yönelmeye başladılar.

Gelişmekte olan ülkelerde, pazarlama zincirinde kimi sorunların; örneğin kalite ve gıda güvenliği gibi sorunların çözümünün yabancı firmalar ile olası olabileceği beyinlere aktarıldı ve benimsetildi.

Gıda Sektöründe Tekelleşme ve Yabancılaşmayı  Biliyor muyuz?(*)

Birkaç örnek verelim mi?

Süt ve ürünleri piyasasını yedi şirket yönetiyor. Pınar, Ülker ve Danone en büyükleri. Daha sonra SEK, Yörsan ve Dimes geliyor.

Makarna piyasasında, dört şirketin egemenliği var. Sektörde Ankara, Filiz, Piyale ve Pastavilla ilk sıralarda yer alıyor. Anılan firmaların piyasa payları % 70’i geçiyor.

Bebek maması, yerli+yabancı ortaklığı ve yabancıların tekelinde. Payları %90. Group Danone ve Ülker Hero Baby, bebek piyasasının en büyükleri.

Yağ piyasasında kurulu kapasitenin % 65’i, pazarın % 80’i yabancıların olmuş. Sıvı yağlarda baş aktörler Suudi Savola Group.

Bira piyasasının hemen bütünü yabancıların. Dörtte üçü Efes Pilsen ve geriye kalan ise İsrail firmasının.

Hazır kahvede egemenlik Neskafe’de. Piyasanın üçte ikisini denetliyor.

Margarin sanayinin % 90’ına yakını Unilever, Ülker ve Marmara Gıda’nın

Çikolatanın egemeni Ülker, şekerleme sanayi ise Shwepps’in eline geçti.

Gıda Perakendeciliğinde Türkiye’de Neler Oluyor?

Dünya çapında gıdada 5-6 büyük mağaza zincirinin piyasalara egemen olduğu görülüyor. Bunlar, ABD’li Walmart ve Kroger, Fransız Carrefour, Hollandalı Ahold, Alman Metro ve Britanyalı Tesco olarak sıralanabilir.

Türkiye’de de organize gıda perakendeciliği, çok uluslu hipermarketlere sağlanan olanaklarla tekelleşmiş  ve yabancılaşmış bulunuyor.

Bugün gıda perakendeciliği, büyük ölçüde Carrefour, Migros, Metro ve Tesco gibi  yerli ve yabancı tekellerin  denetimine girmiş olduğu gözlemleniyor.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de küçük ve orta ölçekli gıda perakendecileri yok olma sürecini yaşıyor. Sektörde bakkal sayısı hızla azalıyor, küçük esnaflar siftahsız dükkân kapatıyor.

Tekelleşen ve yabancılaşan şirketler karşısında büyük üretici firmalar bile, pazarlık ve yaptırım gücünü giderek yitiriyor.

Üretici firmalar, mallarını pazarlamak için birçok bedeli, organize gıda perakendeciliği yapan tekellere ödemek zorunda.

Bunlar arasında; raf bedeli, bedava ürün, gondol bedeli, Türkiye’de açılan mağaza bedeli, ürün çeşidinin azaltılması, ürün bedelinin önceden belirlenmemesi, borç faturası, özel markalı ürün bedeli gibi bedeller sayılabilir.

Bırakınız küçük üreticileri, büyük üreticiler bile zor durumda.(**)

Organize gıda perakendecisi firmalar, gerek üretim yaptırdıkları, gerekse satın almalardaki ticari ilişkilerde ödemeleri geciktiriyorlar. Ödeme süresi 120–150 gün arasında değişiyor. Oysa bu süre, Batı ülkelerinde 30–60 günle sınırlı.

Üretici firmalara ya da tedarikçi firmalara ödetilen bedeller ise, son tahlilde tarım üreticilerine, bir başka deyişle çiftçilere yansıtılıyor. Çiftçiler, ürünlerini daha ucuza elden çıkarmak zorunda kalıyorlar.

Perakende sektörünün yabancılaşması, giderek Türkiye üretim sektörünü de olumsuz etkilemeye başladı.

Bugün neredeyse yabancı tekellerin egemenliğindeki marketlerde pazarlanan ürünlerin yarısı dışarıdan gelmekte. Bu durum, üretimi aşağıya çekiyor ve işsizliği körüklüyor.

Yabancılaşan perakende sektöründe, gıdaların güvenirliliği ve yarayışlılığı tartışmaya açık. Gıdalarda raf ömrü uzatılsın ve bozulmasın amacıyla katkı maddeleri kullanılıyor. Bu durum, gıdaların güvenirliğini ve yarayışlığını olumsuz etkiliyor.

Perakende sektöründe tüketicileri bilgi edinme hakkı konusunda taleplerde, geri bildirimler de yeterince hızlı değil.

Yenileyelim ve soralım. Yurdumuzda sağlıklı  ve ucuz gıdaya erişmek de bir  beka sorunu değil mi?

Kentlerimizde sağlıklı  ve ucuz gıdaya erişemeyen insanlarımızda çok ciddi şekilde aşırı şişmanlık Avrupa ortalamasının üstünde,bir yandan da çocuklarımızda gelişme gerileği gözlemleniyor.

Gıda Sektöründe Tekelleşme ve Yabancılaşmanın Kökeni Ne?

Üretimden pazarlama aşamasına değin  gıda  sanayisi ve perakendeciliğinde ortaya çıkan tekelleşme ve yabancılaşmanın da kökeni, dışa bağımlı serbest piyasa ekonomisi olarak adlandırılan ekonomi-politik tercihler.

Sermaye birikimi için egemenlerin izlediği yol bu.

Seçenek, “Biz daha  iyi yönetiriz” değil. İnsanlarımızın sahaya çıkan muhalif politikacılara sorması gereken temel sorunun,” Siz iktidara geldiğiniz zaman hangi politikalarla üretimi artıracak,gelir dağılımını daha dengeli duruma getireceksiniz?”şeklinde olması gerektiğini düşünüyorum.

(*):(Türkiye’de gıda sektöründe tekelleşme ve yabancılaşmanın durumu hakkında daha ayrıntılı bilgi için bakınız):Oral N. Mülkiye Derneği, Bahar, 2009 Cilt:23, Sayı:262.

(**):(Bakınız: https://www.istegundem.com/haber/sutas-in-raf-kavgasinda-ikinci-perde/270362)

Medyaya yansımış haberlere göre Türkiye’nin en büyük süt üreticisi Sütaş ile Migros arasında  ürünlerini pazarlama açısından bir kavga yaşanmış. Sütaş uzun süre Migros’a mal sevkiyatını durdurmuşmuş. Sonrasında taraflar tekrar masaya oturup orta yol bulunmuş. Migroslarda Sütaş ürünleri tekrar satılmaya başlanmış. Benzer bir kavga mı var başka bir nedeni mi var, tam öğrenemedik ama Migros raflarında Sütaş’lar yine geçtiğimiz haftalarda birden bire yok olmuş. Ne sanal markette ne de mağazalarda Sütaş yokmuş. Yaklaşık iki hafta sonrasında Sütaş ürünleri tarafların uzlaşması ile Migroslarda yer almaya başlamış. Benzer bir durum CarrefourSA raflarında da yaşanıyormuş. Sütaş aynı dönemde CarrefourSA raflarından da çekilmiş. Sütaş ürünleri hem CarrefourSA online markette hem de fiziki marketlerde şu an için satılmıyormuş. Öğrendiğimize göre Sütaş, her iki zincir ile raflarda sorun yaşamış. Migros ile uzlaşmışlar, ama CarrefourSA ile henüz mutabakata varılamamış.Not:Anılan haber  14.10.2022 tarihlidir.