2021 YILINDA 179 DAVA KAPSAMINDA 219 GAZETECİ YARGILANDI; 75 GAZETECİ SALDIRIYA UĞRADI; 32 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
2021 YILINDA 179 DAVA KAPSAMINDA 219 GAZETECİ YARGILANDI; 75 GAZETECİ SALDIRIYA UĞRADI; 32 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI!
ÇGD: "2021 YILINDA 179 DAVA KAPSAMINDA 219 GAZETECİ YARGILANDI; 75 GAZETECİ SALDIRIYA UĞRADI; 32 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI!" DEDİ VE YAZILI AÇIKLAMA YAPTI. İŞTE O METİN;

2021 YILINDA 179 DAVA KAPSAMINDA 219 GAZETECİ YARGILANDI; 75 GAZETECİ SALDIRIYA UĞRADI; 32 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI!

Türkiye’de düşünce, ifade ve basın özgürlüğü mücadelesi kapsamında meslektaşlarımıza yönelik sansür, tehdit-şiddet, gözaltı-yargılama, özlük haklarında yaşanan kayıplar ile haberlerde yapılan manipülasyonları,2015 yılından itibaren‘Medya İzleme Raporu’ adıyla kayıt altına almaktayız. 2021 yılının 12’nci,toplamda 44’üncü raporumuzu datamamlayarak sizlerle paylaşıyoruz.

Yılın son raporu olması nedeniyle 2021 yılındakayıtlarımıza geçen bilgiler ışığında derlediğimiz bazı istatistikleri de dikkatinize sunmak istiyoruz.

-2021 yılında gazeteciler ve basın kuruluşlarına ilişkin 179 dava görüldü. Bu davalarda 219 gazeteci yargılandı. Bazı gazeteciler birden çok davada hâkim karşısına çıktı. Yargılamalar neticesinde mahkûm olan gazetecilere, 48 yıl 11 ay hapis cezası verildi.

-32 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler, başta siyasiler olmak üzere çeşitli kesimler tarafından 27 kez tehdit edildi.

-Çoğunluğu toplumsal olayları takip sırasında 75 gazeteci saldırıya uğradı, darp edildi.

-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 2021 yılında ulusal kanallara toplam 74 ceza kesti. Cezaların 24’ü Halk TV, 22’i Tele 1, 16’sı FOX TV, 8’i KRT, 4’ü Habertürk’e verildi. Cezaların parasal miktarı, yaklaşık 22 milyon lirayı buldu. İktidar yanlısı yayın yapan A Haber, Ülke TV, Kanal 7, TV-Net, CNN Türk ise, yılı cezasız kapattı.

Yılın neredeyse her gününü ya bir yargılama ya bir saldırı ya da tehditle geçiren meslektaşlarımız ve mesleğimiz, Aralık ayında ayrı bir çirkinliğe şahitlik etti. Uzun yıllardır Ankara’da gazetecilik yapan, son olarak Ciner Medya Grubu Ankara Temsilciliğini yürüten Muharrem Sarıkaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i konut ettiği canlı yayınlanan programda, İhlas Haber Ajansı (İHA)kameramanıAhmet Demir’itokatladı. Kamera arkası görüntülerin kamuoyuna yansımasıyla ortaya çıkan tokatlı saldırı, ‘holding gazeteciliği’nin mesleğimize yönelik suç kayıtlarından yeni bir tanesi oldu. Raporumuzda da “Muharrem Sarıkaya’nın tokadı; ‘holding gazeteciliği’nin, emekçi gazeteciliğe şiddetidir!” başlığıyla işlediğimiz tokattan çıkarılması gereken birçok sonuç olduğu kuşkusuzdur. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in tokat esnasında hiçbir şey olmamış gibi konuşmasına devam etmesi ise izahı çok da mümkün olmayan bir ayıptır.

Geçen ay yaşanan başka bir olay, AKP iktidarının basın özgürlüğü korkusunu net olarak bir kez daha ortaya çıkardı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 6 Aralık 2021 tarihinde Katar ziyareti öncesi İstanbul Atatürk Havaalanında düzenlediği basın toplantısında, herkesin gözünün önünde bir tiyatro oyunu sahnelendi. Sahnedeki başrol oyuncusu her zamanki gibi Recep Tayyip Erdoğan’dı, mesleğimiz gazetecilik ise ne yazık ki birileri tarafından figüran konumuna düşürüldü. Kimin hangi soruyu soracağı daha önceden belirlenmişti. Yeniçağ gazetesi,sorulacak sorularla kimlerin soru soracağını basın toplantısından birkaç dakika önceyayınladığı haberle duyurdu. Yeniçağ’ın haberi doğru çıktı ve iktidar güdümünde yayıncılık yapan basın kuruluşlarında çalışan basın mensuplarının alındığı toplantıda, ‘belirlenen muhabir’ler, ‘belirlenen soru’lar yöneltti.İktidarların, gazetecilik ve soru kâbusu bir düzeye kadar anlaşılır. Buna karşın gazetecilerin, mesleklerinin içinin boşaltılmasına, kimliksizleştirilmelerine, sonra da yok sayılmalarına yol açacak bu ve benzeri tiyatro oyunlarında yer alması ise hiç ama hiç anlaşılır değildir. Hiçbir gerekçe de bunu haklı gösteremez. Kimsenin; gazeteciliği, halk adına gözcülük yapma sorumluğundan ve etik ilkelerinden kopartarak mikrofondan bile değersiz hali düşürmesine seyirci kalmayacağız. Buna alet olanları da hiçbir zaman unutmayacağız.

Türkiye’deki fikir gazeteleri arasında ayrı bir yere sahip olan; emekçiler nazarında seslerininduyurulması açısından ayrıca sahiplenilen yayın organlarından Cumhuriyet’teki emekçi karşıtı uygulamalar, geçen ay da devam etti. Kasım ayı raporumuzda detaylı olarak işlediğimiz Cumhuriyet’teki gelişmeleri, bu raporumuzda da öne çıkan başlıklar altında değerlendirdik. Bir suikast sonucu kaybettiğimiz üyemiz Uğur Mumcu ile bütünleşmiş, Derneğimizin genel başkanlığını da yapan Mustafa Ekmekçi’yle özdeş tuttuğumuz Cumhuriyet gazetesinde yöneticilerden kaynaklı son aylarda yaşanan sorunların, Cumhuriyet gazetesine, Cumhuriyet ve basın karşıtlarının saldırısından daha fazla zarar verdiğini bir kez daha hatırlatıyor, işlerinden olan meslektaşlarımızın Cumhuriyet’in bu günlere gelmesinde geçen emek ve mücadelelerini sahiplendiğimizi ifade ediyoruz

Hem basın dışı hem de basın içi her türlü saldırıya karşın Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesini yürüttüğümüz, gelecek ay itibarıyla 44’nücü yılımızda, uzun zamandır planlanan bir adımı da atıyoruz. Düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünün, gazeteciliğin ve halkın görünen gerçekliğin bilgisine sahip olma hakkının her geçen yıl önemli bir hal aldığı çağımızda, bu hakkın daha gürve birlikte savunulması amacıyla yayınlayacağımız ‘ÇAĞDAŞ DERGİ’de buluşmak dileğiyle YAŞASIN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu


İzmirli gazetecilerden 10 Ocak için 10 maddelik bildiriÖnceki Haber

İzmirli gazetecilerden 10 Ocak için 10 m...

USLUER AÇIKLADI: "İŞTE İKTİDARIN BENZİN KARNESSonraki Haber

USLUER AÇIKLADI: "İŞTE İKTİDARIN BENZİN...

Başka haber bulunmuyor!