Çepni, Rant Projeleriyle Doğaya Karşı Açılan Savaş ve Ekolojik Mücadeleler Üzerine konuştu

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Çepni, Rant Projeleriyle Doğaya Karşı Açılan Savaş ve Ekolojik Mücadeleler Üzerine konuştu
AKP siyaseti bir fetih yürütüyor ve bu fetih halka karşı, halklara karşı ve doğaya karşı geliştirilen bir fetih ve bu fetihten faydalananlar bu ülkenin işçileri, emekçileri, köylüleri değil, bu ülkenin ekmeğini sömüren bir avuç, saray etrafında kümelenmiş şirketlerdir. İşte biz bu fetih siyasetine halka karşı, doğaya karşı bu düşmanca siyasete itiraz etmeye, kral çıplak demeye devam edeceğiz.

HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, içinde bulunduğumuz günlerde madencilik faaliyetleriyle ve rant projeleriyle  doğaya karşı açılan savaşları ve halkın verdiği  ekolojik mücadeleleri 16 Temmuz 2020 Tarihinde Genel Kurulda yaptığı konuşmada gündeme getirdi. Konuşmanın metni aşağıda:

“Evet günlerdir özellikle Ayasofya üzerinden bir fetih edebiyatına maruz kalıyoruz ama şunu kabul etmek lazım ki AKP iktidarının fetihçi yanının en göze çarpan yanlarından bir tanesi doğaya karşı açtığı savaş. Sakarya Karasu'da Hürriyet Mahallesi'nde kuş cenneti niteliğinde doğal alana taş ocağı yapılmak isteniyor.

    Yine, buna tabii ki yöre halkı itiraz ediyor. Çünkü alan su değirmenlerinin, su yataklarının, derelerin, mesire alanlarının, fındık bahçelerinin ve tapulu evlerin bulunduğu bir alan.

     Yine, Konya Ilgın Çavuşçu köylerinde yapılmaya çalışılan kömür madenine karşı direnişteler ve günlerdir de yüzlerce askerin ve polisin köye yığılmasıyla birlikte bir ablukayla bu direniş kırılmaya çalışılıyor.

     Evet, yine geçtiğimiz günlerde, beklenmeyen doğa olayları da dediğimiz, felaket dediğimiz aslında malumun ilanı olan su baskınları gerçekleşti. Daha öncesinde, Van Erciş'te sel felaketleri oldu ve yüzün üzerinde hayvan hayatını kaybetti, en son da Artvin'de 4 vatandaşımız hayatını kaybetti ve yine Rize İkizdere'de bir sel oldu fakat bir can kaybı neyse ki yaşanmadı.

     2020 Haziran ayında 304 madene ruhsat verildi. Temmuz ayında ise 36 maden projesine "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir." kararı verilmiş oldu. Şimdi yine, bugünlerde Karadeniz'de Yeşil Yol Projesinin Danıştay tarafından iptal edilmesine tanık olduk, iyi bir karar fakat geç kalınmış bir karar çünkü zaten Yeşil Yol Projesi bitmişti. Sadece geriye kalan Çamlıhemşin Yaylaları, Samistal Yaylası -herkes bilir- vardı, aslında sadece orası kalmıştı; dolayısıyla zaten Samsun'dan Artvin'e kadar Yeşil Yol Projesi yolları neredeyse tamamlanmıştı. Şimdi, burada ne yapılmaya çalışılıyor aslında? Ayder'in durumu malum, işte, "Ayder'e ihanet ettik." demişti birileri. Yani vahşi bir turizm baskısıyla yaylalar, dereler, ormanlar, tarım alanları sermayeye peşkeş çekiliyor.

     Peki, en çarpıcı yere gelelim: Kanal İstanbul Projesi de yine gündemimizde. İşte bütün bu fetihler doğaya karşı, tarım alanlarına karşı; derelere, ormanlara, yaylalara karşı geliştirilen, AKP'nin rantçı fetih politikalarının en çarpıcı örneklerinden bir tanesi Kanal İstanbul Projesi. Burada da şunu görmüş olduk: Elin Suudi Arabistanlısı Süleyman Al Muhaidip, bu arkadaşın tarla vasfındaki 9 dönümlük arazisi imara açılmış, çok ileri görüşlü arkadaşlar. Yine Kuveytli birisi aynı zamanda Kanal İstanbul'da zemin artı 4 katlı izinli konut artı ticaret alanı arazisinde böyle bir hakka sahip olmuş; bu da çok ileri görüşlü bir arkadaş. Yine, Katar Emiri'nin annesi de -basına da yansıdı- 44 dönümlük tarla, turizm artı ticaret alanı sahibi artık Kanal İstanbul'da. Şimdi, bu iktidar boğazın etrafındaki yalılarda oturanları eleştirmişti fakat kendisi kanal İstanbul'da aynısını yapmaya çalışıyor. Peki, burada daha da çarpıcı olan şu: Bakan Albayrak, biliyorsunuz, aynı yerde 3 dönümlük bir arazisi vardı bunu daha sonra 13 dönüme çıkardı ve onun da yeri yine konut artı ticaret alanı oldu, 3 dönüm artı 13 dönüm. Şimdi, tabii, insan soruyor. Bakan Albayrak, damat Albayrak tabii ki bu öngörüye sahip olabilir, zekidir, Maliye Bakanlığı boşuna verilmedi kendisine, mutlaka böyle bir ileri görüşlülüğü vardır verilmiş fakat insan şunu anlayamıyor: Ya, bu elin Suudi Arabistanlısı, Katarlısı nasıl oluyor da bu Kanal İstanbul arazisinde, İstanbul'da böyle bir ileri görüşlülüğe sahip oluyor? İşte, bu, AKP siyasetinin yarattığı çok ileri görüşlü sonuçlar. Buradan şunu söyleyerek bağlamak istiyorum: Evet, AKP siyaseti bir fetih yürütüyor ve bu fetih halka karşı, halklara karşı ve doğaya karşı geliştirilen bir fetih ve bu fetihten faydalananlar bu ülkenin işçileri, emekçileri, köylüleri değil, bu ülkenin ekmeğini sömüren bir avuç, saray etrafında kümelenmiş şirketlerdir. İşte biz bu fetih siyasetine halka karşı, doğaya karşı bu düşmanca siyasete itiraz etmeye, kral çıplak demeye devam edeceğiz.”


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
İKTİDARIN SOPASI SULH CEZA HAKİMLİKLERİÖnceki Haber

İKTİDARIN SOPASI SULH CEZA HAKİMLİKLERİ

SANATLA BULUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR!Sonraki Haber

SANATLA BULUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR!

Başka haber bulunmuyor!