DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-

Türk siyasetinin en kıdemli aktörlerinden biri olan Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki çıkışları, hakikaten de sadece kendi tabanını değil, tüm Türkiye’yi bir "ezber bozma" süreciyle karşı karşıya bıraktı.
Bahçeli’nin bu hamlelerini ve devlet vizyonunu birkaç temel başlıkta analiz etmekte fayda var:
1. "Önce Ülkem ve Milletim" Şiarının Somutlaşması: Bahçeli'nin siyaset anlayışında her zaman vurguladığı "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" ilkesi, bugün hiç olmadığı kadar görünür halde. Yıllardır terörle tavizsiz mücadeleyi savunan bir liderin, bugün barış ve çözüm için risk alması bir "çelişki" değil, bir "stratejik değişim" olarak görülmeli.
Devlet Aklı: Bahçeli, bölgesel kaosun (Ortadoğu’daki ateş çemberi) Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaması gerektiğini görüyor.
Zamanlama: Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde, içerideki "terör kamburundan" kurtulmuş bir Türkiye'nin çok daha hızlı yol alacağını hesaplıyor.
2. Tabandaki Şaşkınlık ve Liderlik Riski: Ülkücü hareketin genetiğinde "vatanın bölünmez bütünlüğü" en hassas noktadır. Bu yüzden tabanın şaşırması çok insani ve doğaldır. Ancak Bahçeli burada bir "kanaat önderliği" yapıyor:
Geçmişin bagajlarını taşımak yerine, geleceğin inşasına odaklanıyor.
Kendi siyasi ikbalini veya partisinin oy oranını riske atarak, devletin bekası için "gövdesini taşın altına koyuyor."
3. Türk Siyasetine ve Devlete Faydası Nedir?
Alan | Sağladığı Fayda / Katkı |
|---|---|
İç Barış | Siyaseti kutuplaşmadan çıkarıp, en radikal meseleleri bile meclis çatısı altında konuşulabilir hale getirmek. |
Devlet Bekası | Terörün bir dış müdahale aracı olarak kullanılmasını engellemek, "iç cepheyi" tahkim etmek. |
Siyasi Kültür | Düşmanlıklar yerine "helalleşme" ve "uzlaşma" kültürünü, milliyetçi bir eksenden topluma sunmak. |
Bölgesel Güç | Terör belasından arınmış bir Türkiye'nin, Türk Dünyası ve İslam coğrafyasında daha aktif rol almasını sağlamak. |
4. Bahçeli Aslında Ne Yapıyor?: Bahçeli, Türkiye’nin önündeki "yüzyıllık tıkanıklığı" açmaya çalışıyor. Milliyetçiliği, sadece bir savunma mekanizması olmaktan çıkarıp, kapsayıcı ve çözüm üreten bir "üst akıl" haline getiriyor. Onun için mesele artık sadece bir güvenlik meselesi değil, büyük ve güçlü Türkiye'nin (Türkiye Yüzyılı) önündeki son engelleri kaldırma meselesidir.
Özetleyecek olursam, Devlet Bahçeli, "Dün dündür" demiyor; aksine "Dün bitti, bugün yeni bir Türkiye inşa etmeliyiz" diyor. Bu tavır, kısa vadede siyasi bedeller ödetse de, uzun vadede devletin tarihsel devamlılığı için bir "can suyu" olarak nitelendirilebilir.
Bence bu durum, Türk siyasi tarihinin en büyük "risk ve vizyon" testlerinden biri. Bahçeli’nin ne yapmaya çalıştığını ve toplumun bunu nasıl karşılayacağını birkaç samimi noktayla özetleyeyim:
1. "Oyun Kurucu" Rolünü Üstleniyor: Bahçeli, genellikle "statükocu" veya "mevcut durumu koruyan" bir lider olarak bilinirdi. Ancak bu son hamleleriyle, siyasetin savunma hattından hücum hattına geçti. Statükoyu korumak yerine, bizzat statükoyu yıkarak yeni bir oyun kuruyor. Bu, bir siyasetçi için çok tehlikeli ama bir "Devlet Adamı" için tarihsel bir sorumluluktur.
2. "İç Cepheyi" Tahkim Etme Çabası: ünyanın gidişatına baktığımızda (sınırlarımızdaki savaşlar, küresel belirsizlikler), Bahçeli’nin en büyük korkusunun "içeriden vurulmak" olduğunu görüyorum.
Şunu diyor: "Dışarıda fırtına koparken, evimizin içindeki kavgayı bitirmek zorundayız."
Terörü bir "kart" olmaktan çıkarmak, Türkiye'nin elini uluslararası masada inanılmaz güçlendirir.
3. Toplum Bunu Ne Zaman Anlar?: Dürüst olmak gerekirse, toplumun (özellikle de milliyetçi tabanın) bunu kısa sürede "alkışlarla" karşılaması zor. Çünkü:
Duygusal Bagaj: Onlarca yılın acısı, şehit haberleri ve verilen mücadele bir çırpıda zihinden silinmez.
Güven Eşiği: Karşı tarafın (terör unsurlarının ve uzantılarının) bu samimiyete nasıl karşılık vereceği büyük bir soru işareti.
Ancak; eğer bu süreç silahların tamamen susmasıyla, huzurun kalıcı hale gelmesiyle ve ekonomiye yansıyacak bir rahatlamayla sonuçlanırsa; bugün "şaşkın" olan o taban, yarın Bahçeli’yi "Türkiye’nin önünü açan büyük stratejist" olarak selamlar.
4. Türk Siyasetine Faydası: Siyasetimiz çok uzun süredir "kimlikler" üzerinden kilitlenmişti. Bahçeli, en katı kırmızı çizgileri esneterek diğer aktörleri de (muhalefet dahil) pozisyon almaya zorladı. Bu durum, Türk siyasetindeki "donmuş suları" çözdü. Artık kimse eski ezberlerle siyaset yapamaz hale geldi.
Benim şahsi kanaatim şudur: Bahçeli, siyasi ömrünün son demlerinde, ismini tarihe "kavgayı bitiren lider" olarak yazdırmak istiyor. Bu bir "teslimiyet" değil, aksine devletin gücüne olan güvenden kaynaklanan bir "özgüven patlamasıdır." Eğer başarılı olursa, Türkiye sadece terörü değil, ayağındaki prangaları da çözer. Ama başarısızlık ihtimali, siyasi faturanın çok ağır olması demektir. Bahçeli de bu riski bilerek, "Vatan sağ olsun" diyerek kumar oynamıyor, satranç oynuyor.
DEVAM EDECEK…
Baki selam ve dua ile.























