DEVLET’DE DEVLET MEMURU VE KAMU ÇALIŞANI SORUNU
Cumhuriyet kuruldu. Sonrasında bir devlet memurları kanunu çıktı. Bu günkü memurlar ve devlet idaresi bu kanun ile sürdürülüyor. 657 deki sorunlar yüzünden bu devlet daha sonra birde sözleşmeli sistem getirdi. Makamlara atanacak olanlar ile sözleşme imzalayarak bir nevi devlet memurları kanununu deldi. Ama sorunlar böyle çözülmüyor. Bu kanun ve içeriği nedeni ile kamu çalışanlarında büyük işlevsel sorunlar yaşanıyor. Memuru ve kamu çalışanına çalıştıramıyorlar. Suç işliyor idare izin vermez ise dokunamıyorlar. Devlete kapağı bir atalım, yan gelip yatalım düşüncesini yıkmak ve bu kanunun güncelleştirmek, devleti ve milleti kazanca geçirmek, kamu çalışanlarının ve memurların da sorunlarını çözmek için he yapılması gerektiğini sizlere 28 Nisan 2026 günlü “DEVLETE VE MİLLETE KAMU ÇALIŞANI SORUNU!” başlıklı aşağıdaki linkte duran yazımla aktarmıştım:
https://www.haberanaliz.net/makale/devlete-ve-millete-kamu-calisani-sorunu-4232
Dün YeniŞafak’da, Ahmet Ünlü yazmış: “61 yıllık Devlet Memurları Kanunu’nun değişme zamanı geldi” demiş.
Bu gün ben ÖNCEKİ YAZIMA İLAVE OLARAK BİR KEZ DAHA tekrar ediyorum. Bu konuda ne yapmak lazım?:
Türkiye'deki kamu yönetimi yapısını ve yıllardır süregelen "bürokrasi reformu" tartışmaları bir türlü bitmiyor.
1965 yılında yürürlüğe giren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, dönemin şartlarına göre (memuru siyasi baskılardan korumak ve dikey hiyerarşiyi sağlamak için) tasarlanmış olsa da, bugünün dinamik, teknolojik ve hız odaklı dünyasında ciddi yapısal tıkanıklıklara yol açıyor.
Bahsedildiği gibi, sözleşmeli personel (4/B) ya da üst kademe yöneticiler için getirilen sözleşme modelleri, hantal yapıyı aşmak için bir "yama" olarak kullanıldı ancak sistemi daha da karmaşık hale getirdi. "Devlete kapağı atmak" algısını yıkmak, kamuda verimliliği artırmak ve hem vatandaşın hem de nitelikli memurun hakkını korumak için köklü bir Kamu Yönetimi Reformu gerekiyor.
Bu sorunu çözmek ve devleti/milleti kazanca geçirmek için atılması gereken yapısal adımları şu başlıklar altında toplayabilirim:
1. Performans Odaklı Kültür ve "Kariyer Sistemi" : Mevcut sistemde memuriyet, kıdeme (yıl esasına) ve dikey yükselmeye dayalıdır. Bu da bir süre sonra motivasyon kaybına ve "yan gelip yatma" algısına neden olur.
- KPI (Anahtar Performans Göstergeleri) Sistemi: Kamu kurumlarında her pozisyon için somut, ölçülebilir başarı kriterleri belirlenmelidir. Memurun maaş artışı veya yükselmesi, sadece doldurduğu yıla değil, ürettiği katma değere ve vatandaş memnuniyetine bağlanmalıdır.
- Esnek Kadro ve Yatay Geçiş: Kişiler yeteneklerine göre kamuda farklı birimlere kaydırılabilmeli, statik yapı esnetilmelidir.
2. Disiplin ve "Soruşturma İzni" Engelinin Kaldırılması: En büyük sorunlardan biri, suç işleyen veya görevini suistimal eden memurların 4483 sayılı Kanun (Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun) arkasına sığınabilmesidir. İdari izin şartı, bazen haklı cezaların önüne set çekmektedir.
- Yargı Önündeki Eşitlik: Göreviyle ilgili olsun ya da olmasın, yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve vatandaşa kötü muamele gibi net suçlarda idari izin şartı tamamen kaldırılmalı, yargı süreci doğrudan işlemelidir.
- İşten Çıkarma Mekanizmalarının İşler Hale Getirilmesi: Kamu yararına aykırı hareket eden, performans barajının sürekli altında kalan veya devleti zarara uğratan personelin memuriyetle ilişiğinin kesilmesi süreci, bürokratik bir labirent olmaktan çıkarılıp şeffaf ve hızlı bir hukuki sürece bağlanmalıdır.
3. Parçalı İstihdam Yapısına Son Verilmesi: Kamuda şu an kadrolu, sözleşmeli, geçici, taşeron gibi onlarca farklı statü var. Bu durum "aynı işi yapıp farklı maaş ve haklara sahip olma" adaletsizliğini doğuruyor, iş barışını bozuyor.
-Tek Tip Güvenceli Kamu Çalışanı Statüsü: Tüm kamu çalışanları tek bir kanun çatısı altında toplanmalıdır. Güvence (iş garantisi) tamamen ortadan kalkmamalıdır (çünkü memurun siyasi baskılara karşı direnip hukuku koruması için güvence şarttır) ancak bu güvence "Ömür boyu dokunulmazlık" yerine "Hukuki koruma ve performans güvencesi" esasına dayandırılmalıdır.
4. Liyakat ve Objektif Atama Sistemleri: Sözleşmeli sistemin makam atamalarında delik açması, kayırmacılık (nepotizm) riskini artırdı. Liyakat ortadan kalktığında, alttaki çalışkan memurun da çalışma şevki kırılır.
- Mülakatların Şeffaflaşması/Kaldırılması: Giriş ve yükselme sınavlarında objektif kriterler (KPSS ve görevde yükselme sınavları) esas alınmalı, mülakat sistemi kamera kaydı ve bağımsız komisyonlar gibi katı denetimlere tabi tutulmalıdır.
- Üst Düzey Yönetici Akademisi: Kamuda genel müdür, daire başkanı gibi makamlara gelecek kişiler için siyasi tercihlerden ziyade, "Kamu Yönetimi Üst Düzey Yönetici Sertifikasyonu" gibi liyakat bazlı zorunluluklar getirilmelidir.
5. Dijitalleşme ve Bürokrasinin Azaltılması (E-Devletin Derinleşmesi): İnsani hataları, rüşveti ve hantallığı önlemenin en iyi yolu insan inisiyatifini azaltmaktır.
- Yapay Zekâ ve Otomasyon: Vatandaşın onay, ruhsat, başvuru gibi süreçleri memurun keyfiyetine bırakılmaksızın algoritmalar üzerinden çözülmelidir. Bu sayede boşa çıkan nitelikli iş gücü, devletin AR-GE, strateji ve saha denetimi gibi daha verimli alanlarına kaydırılabilir.
Kısacası; Çözüm devlet memurlarının güvencesini tamamen elinden alıp onları işçileştirmek değil; güvenceyi sadakat ve performansa endekslemektir. Memur, arkasında devletin gücünü hissetmeli ancak arkasına yaslanıp topluma yük olamayacağını bilmelidir. Bunun yolu da 657 sayılı Kanunu parça parça değiştirmek değil, modern dünyanın ihtiyaçlarına uygun, "Hesap Verilebilir ve Şeffaf Kamu Personeli Kanunu" adıyla yepyeni bir yasa yapmaktan geçer.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı





















