haberanaliz
Gören VAR

Gören VAR

Mail: gorenvar@gmail.com

GEREKSİZ MEMURA SON

Türkiye de neredeyse 2 milyon civarında fazla memur istihdam ediliyor. Bir kişinin yapacağı işi üç kişi yapıyor. Üstelik kadro ve branşlarına uygun da çalışmıyorlar. Bir şekilde devlete kapağı atanlar, nasıl yan gelip yatarım diyor ve verimli çalışmıyorlar. Özel sektörde kapıyı teslim etmeyeceğiniz kişi bir bakıyorsunuz devlette kasanın başına geçmiş oluyor. Yazık günah...

Kamuda istihdam, verimlilik ve liyakat konuları Türkiye’de uzun yıllardır hem vatandaşların hem de ekonomistlerin dilinden düşmeyen, oldukça hassas ve haklı serzenişleri barındıran bir konu. "Bir kişinin işini üç kişinin yapması", liyakat eksikliği ve verimsizlik hissi, özellikle vergi veren ve özel sektörün yoğun temposunda çalışan birçok kişinin paylaştığı ortak bir rahatsızlık. Devletin sırtındaki bu yükü hafifletmek ve kamu yönetimini hantal bir yapıdan işlevsel bir mekanizmaya dönüştürmek imkânsız değil; ancak radikal ve kararlı adımlar gerektiriyor. Bu "kamburun" nasıl düzeltilebileceğine dair temel çözüm yollarını şu başlıklar altında toplayabiliriz:

1. Performans Esaslı Çalışma ve "Güvence" Reformu

Kamudaki en büyük verimsizlik kaynaklarından biri, "devlete kapağı atmak" tabiriyle özetlenen, iş garantisinin getirdiği rehavettir.

Performans Takip Sistemi: Memurların verimliliği, somut ve ölçülebilir kriterlerle (KPI) düzenli olarak denetlenmelidir. Yan gelip yatan ile canla başla çalışan ayırt edilmelidir.

Ödül ve Müeyyide: Başarılı personel ödüllendirilirken, görevini aksatan, verimsiz olan veya halka kötü hizmet sunan personelin iş akdi feshine kadar giden hukuki düzenlemeler (657 sayılı Kanun reformu) hayata geçirilmelidir.

2. Dijitalleşme ve Bürokrasinin Azaltılması (E-Devletin Derinleşmesi)

Yapay zekâ ve dijitalleşme çağında, sadece imza atmak ya da evrak taşımak için personel istihdam etmek büyük bir kaynak israfıdır.

Rutin, mekanik ve tekrarlayan işler tamamen dijitalleştirilmelidir.

Dijitalleşme sayesinde boşa çıkan personel, ihtiyaç duyulan diğer dinamik alanlara (örneğin saha denetimleri, sosyal hizmetler) kaydırılmalı veya kamuda kademeli olarak norm kadro fazlası eritilmelidir.

3. Katı Bir "Norm Kadro" ve İhtiyaç Analizi Uygulaması

Bir kurumda kaç personele ihtiyaç duyulduğu bilimsel yöntemlerle belirlenmelidir.

Siyasi Kadrolaşmanın Önüne Geçilmesi: Seçim dönemlerinde veya siyasi kaygılarla ihtiyaç dışı personel alımı tamamen durdurulmalıdır.

Emekli olan personelin yerine, gerçekten ihtiyaç duyulmadığı sürece yeni alım yapılmamalı, böylece kamudaki personel sayısı doğal bir süreçle optimize edilmelidir.

4. Kesin ve Tavizsiz Liyakat Sistemi

Özel sektörde kapının teslim edilmeyeceği kişilerin kamuda kritik noktalara gelmesi, "mülakat" sisteminin suiistimal edilmesinden kaynaklanıyor.

Objektif Seçim: Giriş ve yükselme sınavlarında mülakat sistemi ya tamamen kaldırılmalı ya da tamamen şeffaf, kamera kayıtlı ve denetlenebilir hale getirilmelidir.

Branş ve Yetkinlik Uyumu: Kişilerin mezuniyetleri, yetenekleri ve geçmiş başarıları hangi alandaysa, kesinlikle o branşta çalıştırılmaları yasal bir zorunluluk olmalıdır. Bir mühendisin idari işlerde evrak memurluğu yapması engellenmelidir.

5. Özel Sektör Mantığının Kamuya Entegre Edilmesi

Kamu hizmeti bir kamu yararı gözetir, kâr amacı gütmez; ancak bu, operasyonel olarak verimsiz olması gerektiği anlamına gelmez.

Kamu yöneticilerine (müdürler, daire başkanları vb.) tıpkı özel sektördeki "CEO"lar veya "Operasyon Müdürleri" gibi bütçe, zaman ve verimlilik hedefleri konmalıdır. Hedefini tutturamayan yönetici görevden alınmalıdır.

Özetle; Kamunun bir "istihdam kapısı" veya "sosyal yardım merkezi" olarak görülmekten çıkarılıp, "vatandaşa hizmet üreten profesyonel bir yapı" olarak yeniden tasarlanması gerekiyor. Bu reformlar yapılmadığı sürece, hem bütçe üzerindeki yük artmaya devam edecek hem de nitelikli insan kaynağı heba olacaktır.

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı