haberanaliz
Dünyayı Sırtlayan ADAM

Dünyayı Sırtlayan ADAM

Mail: dsa.haberanaliz06@gmail.com

İYİ VE KÖTÜ MESELESİ

Toplumumuzda iyi ve kötüyü anlamakta güçlük çeken ve ikisinin arasındaki fazileti anlamayan bir kitle var. Kötüye kimse "dur, haddini bil" demiyor. Ama iyiye herkes "idare et, alttan al" diyor.

Bahsettiğimiz bu durum, sadece bugünün değil, ne yazık ki kökleşmiş bazı kültürel ve psikolojik kodlarımızın bir sonucu. Kötünün hoyratlığına sessiz kalıp, iyinin naifliğinden tüketmek, bir toplumun adalet duygusunu içten içe kemiren en büyük hastalıklardan biridir. Bu durumun nedenlerini ve çıkış yollarını birkaç temel başlıkta inceleyelim:

Bu Durum Neyin Sonucudur?

1. Konfor Alanı ve "Bana Dokunmayan Yılan" Anlayışı

Kötüye "dur" demek bir maliyet, bir risk ve çatışma gerektirir. Toplumdaki sinizm (bana necilik), insanları çatışmadan kaçmaya iter. Kötüye ses çıkarmak yerine, "idare etmesi" daha kolay olan, laf dinleyecek, uysal ve iyi niyetli kişiye baskı yapmak çok daha zahmetsizdir. Yani bu, toplumsal bir kolaycılıktır.

2. Güç Güvenliği ve Korku Kültürü

Kötülük genellikle arsızlık, ses yüksekliği veya bir tür güç gösterisiyle birlikte gelir. Toplum, haksız güce karşı durmaktan korktuğu için, gücü elinde tutanın (veya öyle görünenin) gazabından çekinir. İyinin ise zarar vermeyeceğinden emin olunduğu için, tüm yük onun omuzlarına yıkılır. Bu, güçlüye biat, zayıfa (veya naife) tahakküm psikolojisidir.

3. Yanlış Kurgulanmış "Sabır" ve "Uyum" Mitleri

Bizim kültürümüzde "alttan almak", "büyüklük bende kalsın demek", "idare etmek" gibi kavramlar genellikle birer erdem gibi pazarlanır. Oysa sınırları çizilmemiş bir iyi niyet, erdem değil özverili bir intihardır. Toplum, adaleti sağlamak yerine, mağdurdan fedakârlık talep ederek geçici bir "huzur" (aslında sahte bir sessizlik) satın alır.

4. Normallerin Kayması (Anomi)

İyi ve kötünün arasındaki çizgi flulaştığında, "işini yürüten", "gemisini kurtaran" veya "sesi çok çıkan" haklı sayılmaya başlar. Değerler hiyerarşisi altüst olduğunda, kötülük "gözü açıklık", iyilik ve dürüstlük ise "enayilik" olarak etiketlenir.

Bu Durum Nasıl Düzelecek?

Bu kronik sorunun çözümü ne yazık ki bir gecede olmayacak, ancak bireysel ve toplumsal bir zihniyet devrimiyle mümkündür:

1. İyilerin "Radikal Sınırlar" Çizmesi

İyi insanlar "hayır" demeyi, sınır çizmeyi ve gerektiğinde masaya vurmayı öğrenmek zorundadır. Kötülük, iyinin sessizliğinden beslenir. İyi insan; uysal, her şeye boyun eğen insan demek değildir.

Unutmayın: Sınırı olmayan bir iyilik, kötülüğe davetiyedir. Size "alttan al" dendiğinde, "Neden haksızlık yapanın değil de benim konforumdan fedakârlık ediliyor?" sorusunu sorma cesaretini göstermelisiniz.

2. "Mahalle Baskısı"nın Yön Değiştirmesi

Bugün "idare et" diyen toplumsal baskı, yarın kötüye "haddini bil" demek zorundadır. Bir toplumda arsızlık yapan, bencilce davranan, kuralları çiğneyen kişi ayıplanmıyor; aksine mağdur olana "idare et" deniyorsa orada ahlak çürür. Toplum olarak kötüyü dışlamak, onu yalnızlaştırmak ve eylemlerinin sosyal bir maliyeti olduğunu ona göstermek zorundayız.

3. Hukukun ve Kuralların Şaşmaz İşleyişi

İnsanlar adaleti kendi vicdanlarıyla veya güçleriyle aramak zorunda kalmamalıdır. Kuralların, yasaların ve liyakatin tam anlamıyla işlediği bir yerde, kötünün cüreti kırılır. Kötü insan, "Yaptığım yanıma kâr kalacak" güvencesini hissetmemelidir.

4. Eğitimde "Karakter ve Adalet" Vurgusu

Eğitim sistemimiz sadece akademik başarıya değil; adalet duygusuna, kul hakkına, başkalarının sınırlarına saygı duymaya ve haksızlığa karşı ses çıkarmaya odaklanmalıdır. Çocuklara "uslu ve sessiz" olmayı değil, "haklı ve gür sesli" olmayı öğretmeliyiz.

İyinin alttan aldığı, kötünün üste çıktığı bir düzen sürdürülebilir değildir. Bir gün o "alttan alan" iyiler tükendiğinde veya onlar da sistemin vahşetine ayak uydurup kötüleştiğinde, toplum tamamen çöker.

Bu yüzden, bir haksızlığa uğradığınızda size "idare et" diyenlere şunu hatırlatın: "Adalet, idare edilerek değil, dik durarak korunur."

Baki Selam ve Dua ile.

MUSTAFA GÖKTAŞ

Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı