Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

PETROL SAVAŞI DEVAM EDİYOR !!!

AB-D emperyalizminin kendi ekonomik çıkarları uğruna dünyada milyonlarca insan hayatını kaybetmektedir. 935 yalan uydurarak Irakı işgal eden ve dünya petrol üretiminin %65’ini denetimine alan AB-D emperyalizmi giderek sömürüsünü de arttırıyor. Örneğin Irak Kürt Bölgesel Yönetiminde yer alan Peşhabur bölgesinde, Türkiye sınırına birkaç kilometre mesafede çıkarılan petrol miktarı günlük 35.000 varile ulaşmış (31.7.2018-Milliyet).

Bizden birkaç kilometre uzakta olan bu bölgede neden bizde petrol çıkarmıyoruz.? TPAO nerede??? Petrol, güzel ülkemiz için çok önemli bir enerji kaynağı. Ve bu önemli enerji kaynağı sağlamak için sadece İran’dan günde 165.000 varil petrol alıyoruz (8.8.2018-Sözcü).

AB-D emperyalizmi Suriye’de bulunan petrol kaynaklarını kontrölüne almak için bu kez Suriye’yi de işgal etmektedir. Özellikle petrol işletim ve çıkarım alanları dikkate alınarak yapılan işgal ile Suriye’de yaklaşık 20 askeri üs kuruldu. Buralarda da kendi hükmünde bir kürt devleti kuracak olan ABD petrol üretimi sona erene kadar da yani yaklaşık 50 yıl burada kalmaya devam edecektir. Bu konuda sizlere 12 yıl önce yazmış olduğum PETROL SAVAŞI VE EMPERYALİZM!!! başlıklı yazımı, aşağıda sizlere yeniden anımsatmak istedim.

Petrol üretimi bitince buradan ayrılacak ve bizleri birbirimize düşman eden AB-D emperyalizmi başka yerlerde yine kendi çıkarları uğruna can almaya devam edecektir. Ancak burada üzücü olan yüzyıllardır kardeş ve akraba olarak birlikte yaşadığımız kürt vatandaşlarımızla birlikteliğimiz yok olacaktır.

Güzel ülkemizde yaşadığımız kanlı terörün önlenmesi konusunda 2005 yılında yazmış olduğum bir yazımda da, teröre bulaşmış vatandaşlarımıza seslenerek; “Emperyalist ülkelerin kendi çıkarlarını korumak uğruna yaptıkları çeşitli ayak oyunları ile ülkemizde kandırdıkları yurttaşlarımızı uyararak; Lütfen, gün gelecek emperyalistlerin sizi nasıl kandırdıklarını algılayacaksınız. Onların kirli istekleri için kaç tane yurttaşımızın boş yere canını kaybettiğini göreceksiniz. Sonunda onların çıkarı kalmayınca sizleri bırakıp gidecekler, bizler baş başa kalacağız. Yine sizlere, yüzyıllardır akraba ve arkadaş olan bizler sahip çıkacağız. Ama yaptıklarınızdan utanıp yüzümüze nasıl bakacaksınız? O nedenle sonradan üzüleceğiniz ve utanacağınız eylemler için bir kez daha düşünmenizi istiyorum” demiştim.

Terörizme karşı en önemli aşı, ulusal birlik ve bütünlüğün pekiştirilmesidir. Bu birlik ise terörizme karşı toplumsal anlaşma ve sorunlara ulusal güvenliğimiz ve ulusal birlikteliğimizin sağlanması ön koşulu ile bakmamızı gerektirir.

Ayrıca T Ü R K ve K Ü R T kelimelerinin aynı harflerden oluştuğunu görmemiz gerekir. Yani yüzyıllardır aynı ülkede yaşayan, aynı havayı soluyan ve aynı suyu paylaşan, akraba ve kardeş olan yurttaşların oluşturduğu bir ulus olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.

Yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, ulusal birlikteliğimizi NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE özdeyişi ile dile getirmiştir. Yani NE MUTLU TÜRK OLANA DEMEMİŞTİR.

Bu ana fikrin tüm yöneticilerimlz tarafından da kabul edilmesi ve güzel ülkemizin korunması, Türkiye Cumhuriyetinin sonsuza dek yaşamasına neden olacaktır.