SİYASİ ETİK YASASI ACİLEN ÇIKMALIDIR!
Bir seçmenin iradesini temsil etme iddiasıyla yola çıkanların, o iradenin dayanağı olan "çatıyı" değiştirmesi, sadece siyasi bir tercih değil, aynı zamanda demokratik sözleşmenin zedelenmesi olarak görülür. Günümüzdeki siyasiler hiç sıkılmadan birinden çıkıp diğerine gidebilmekte ve seçilmeden evvelki mal varlıkları ile seçildikten sonraki mal varlıklarıyla, ayrıca yaşantılarıyla tartışılır oldular.
Aşağıda, TOPLUMUN hassasiyetleri içeren, hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin hazırladığım, Siyasi Ahlak ve Etik Yasası’nın gerekliliğini vurgulayan bir metin yer almaktadır. Lütfen fikrime destek olup omuz verelim:
Siyasette Güvenin Yeniden İnşası: Etik ve Şeffaflık Zorunluluğu: Demokrasi, sadece sandıktan ibaret olmayan; özünde sadakat, dürüstlük ve şeffaflık barındıran bir toplumsal sözleşmedir. Türkiye’de on yıllardır süregelen bazı siyasi alışkanlıklar, maalesef bu sözleşmenin temel taşlarını aşındırmaktadır. Siyasetin sadece bir güç mücadelesi değil, bir hizmet yarışı ve ahlaki bir duruş olması gerektiği gerçeğinden yola çıkarak, iki temel hususta köklü bir değişime ihtiyaç duyulmaktadır.
1. Temsilde Sadakat ve Siyasi İstikrarsızlık: Bir siyasetçinin, belirli bir partinin programı, logosu ve vaatleri altında seçmenin karşısına çıkıp oy alması, seçmenle yapılmış yazılı olmayan bir akittir. Seçmen, oyunu sadece kişiye değil, o kişinin temsil ettiği kurumsal kimliğe ve değerler bütününe verir.
Makamın Kaynağı: Seçilen kişinin sahip olduğu koltuk, kendi şahsi mülkü değil, temsil ettiği kitlenin emanetidir.
Etik Sorumluluk: Eğer bir siyasetçi, yol yürüdüğü çatı ile fikir ayrılığına düşüyorsa, izlemesi gereken en onurlu yol, o çatının kendisine sağladığı imkânları (milletvekilliği, belediye başkanlığı vb.) iade ederek bağımsız kalmak veya yeniden halkın hakemliğine başvurmaktır.
Demokratik Saygı: Bir partiden seçilip başka bir partiye geçmek, sadece siyasi bir hamle değil, kendisine oy veren vatandaşın iradesine yönelik bir hürmetsizliktir.
2. Şeffaflık ve Mal Varlığının Denetimi: Siyasetin bir "zenginleşme aracı" olduğu algısını kırmanın tek yolu, tam ve koşulsuz bir şeffaflıktır. Sorumluluk makamına talip olanların, bu göreve gelmeden önceki ve görev süresince her yıldaki iktisadi durumlarını halkın denetimine açmaları şarttır.
Kapsamlı Beyan: Sadece siyasetçinin değil; ailesinin ve birinci derece yakınlarının mal varlıklarındaki değişimlerin düzenli olarak ilan edilmesi, siyasetin üzerindeki şaibe bulutlarını dağıtacaktır.
Hesap Verilebilirlik: Kamu kaynağını yönetenlerin, kendi kaynaklarını da açıklıkla ortaya koyması, hem seçmenin güvenini kazanacak hem de temiz siyasetin önünü açacaktır.
Sonuç: Siyasi Ahlak ve Etik Yasası Şarttır: Bugün gelinen noktada, bu meseleler kişilerin vicdanına veya takdirine bırakılmayacak kadar kritiktir. Türkiye’nin acilen;
Siyasi transferlerin demokratik sınırlarını çizen,
Mal varlığı beyanlarını dijital ve erişilebilir bir sistemle zorunlu kılan,
Siyasi Etik Kurulu gibi bağımsız mekanizmalarla denetim sağlayan, kapsamlı bir "Siyasi Ahlak ve Etik Yasası" na ihtiyacı vardır.
Siyaset, kişisel kariyerlerin değil, toplumsal değerlerin yükseldiği bir alan olmalıdır. Ancak o zaman medeni dünyada hak ettiğimiz saygınlıkta, sarsılmaz bir demokratik kültürü hep birlikte inşa edebiliriz.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ





















