haberanaliz
Hilmi DULKADİR

Hilmi DULKADİR

Mail: hilmidulkadir@gmail.com

Toprak Deniz İnsan -XXVII-

Serinin yirmi altıncı bölümünde, Mersin'de geleneksel yemek kültürünü, saklama tekniklerini ve Yörük mutfağının sürdürülebilir bilgeliğini ele almış, bu bölümde Sait Uğur'un "İçel Folkloru" başta olmak üzere yöresel kaynaklara da atıfta bulunacağımızı belirtmiştik. Bu bölümde, Mersin mutfağının iki temel direğine, deniz ürünleri ağırlıklı kıyı mutfağı ile et ve ot ağırlıklı Yörük mutfağına odaklanıyoruz. Mersin, aynı topraklar üzerinde yaşayan ama beslenme alışkanlıkları birbirinden farklı iki dünyanın buluştuğu nadir coğrafyalardan biridir. Sahil şeridinde balıkçı teknelerinin getirdiği taze deniz ürünleriyle şekillenen bir mutfak; Torosların eteklerinde, yaylalarda hayvancılıkla geçinen Yörüklerin et ve süt ürünleri ağırlıklı, doğadan toplanan otlarla zenginleşen bir mutfak... Her ikisi de Mersin'in zengin kültürel mirasının sofradaki yansımasıdır. Bu bölümde, Sait Uğur'un "İçel Folkloru" adlı eserindeki değerli bilgiler ışığında, bu iki lezzet coğrafyasının izinde bir yolculuğa çıkıyoruz.

Sait Uğur ve İçel Folkloru'nun Önemi

Sait Uğur, Silifke eşrafından Yörük kökenli müderris Hacı Şakir Efendi'nin oğlu olarak 1882 yılında Silifke'de dünyaya gelmiştir. İlk ve orta tahsilini Silifke'de yapmış, Konya medresesinde dört yıl okuduktan sonra İstanbul'a gitmiş ve Dar-ül Muallimi Ali'den mezun olmuştur. Mezuniyet sonrası Silifke'ye dönerek öğretmenliğe başlamış, muallimlik, müdürlük, belediye reisliği ve Mersin müftülüğü görevlerinde bulunmuştur.

Sait Uğur, folklor araştırmalarına Cumhuriyet döneminden önce başlamış pek az sayıdaki araştırmacıdan birisidir. İlk folklor araştırmalarına ait notları 1912 tarihini taşır. Halk kültürü ve tarih konusundaki araştırmalarını ve birikimlerini Silifke'de bulunduğu yıllarda yayınlamaya başlamış, 1928 yılından itibaren Adana Mıntıka Maarif Mecmuası'nda araştırmaları yayınlanmıştır.

"İçel Folkloru" ve "İçel Tarihi" kitapları, Mersin müftülüğüne gelişinden sonra Halkevi neşriyatı olarak yayınlanmıştır. Bu çalışmaların yayınlanmasında zamanın Mersin valisi Tevfik Sırrı Gür'ün büyük desteği olmuştur. Sait Uğur'un eserleri, bölgenin yemek kültüründen geleneklerine, halk hekimliğinden gündelik yaşam pratiklerine kadar pek çok konuda paha biçilmez bilgiler içermektedir.

Mersin'de İki Farklı Beslenme Kültürü

Mersin, Akdeniz kıyısında yer almasının getirdiği çeşitlilikle Türkiye'nin en zengin mutfak kültürlerinden birine sahiptir. Bu zenginliğin temelinde, kıyı şeridinde yaşayanlar ile Toroslar'ın yaylalarında konar-göçer hayatı sürdüren Yörükler arasındaki farklı beslenme alışkanlıkları yatar.

Keza, yerleşik nüfus içinde Yörükler ve Araplar da yer almaktadır. Ayrıca bu bölgede Ermeni, Rum ve Giritli ailenin yaşadığı da bilinmektedir.

Dolayısıyla farklı kültür çeşitliliğinin hayatın diğer alanlarında olduğu gibi bölge halkının beslenme alışkanlıkları ve mutfak kültü üzerinde de etkileri kaçınılmazdır

Kıyı kesiminde deniz ürünleri; özellikle balık, temel besin kaynakları arasındadır. Balıkçılar sabah erken saatlerde tuttukları balıkları limanlarda halka sunarken, bu gelenek kent mutfağının canlılığını korumasına katkı sağlamaktadır.

Yörükler ise ağırlıklı olarak et, süt ürünleri ve doğadan topladıkları yabani otlarla beslenir. Dulkadir (Dulkadir, 1997), Sarıkeçili Yörüklerinde beslenme alışkanlıklarını şöyle anlatır: "Yörük obasında et, süt, yoğurt, peynir, tereyağı temel gıdalardır. Hayvan kesildiğinde etin bir kısmı kavurma yapılır, bir kısmı taze tüketilir. Sütten yoğurt, peynir, yağ yapılır. Dağlardan toplanan otlar hem yemek hem de ilaç olarak kullanılır."

Kıyının Lezzeti: Mersin'de Balık ve Deniz Ürünleri Kültürü

Mersin mutfağının en önemli yönlerinden biri deniz ürünleridir. Özellikle Karaduvar ve çevresinde balıkçılığın gelişmiş olması, kentin sofralarını farklı balık çeşitleriyle süslemektedir. Izgara balıkların yanı sıra balık çorbası ve deniz mahsullerinden yapılan mezeler, Mersin'in kıyı şeridindeki yaşam kültürünün birer yansımasıdır.

Sait Uğur'un "İçel Folkloru" adlı eserinde, balıkçılık ve deniz ürünlerine dair önemli bilgiler bulunmaktadır. Uğur, Mersin kıyılarında avlanan balık türlerini, balıkçıların kullandığı geleneksel yöntemleri ve balık pişirme tekniklerini detaylı olarak anlatır. Uğur'un çalışmalarının bölge etnografyası açısından taşıdığı önem bilinmektedir.

Karaduvar ve Balıkçı Kültürü: Mersin'de balıkçılık denince akla gelen ilk yerlerden biri Karaduvar'dır. Bu semt, yıllardır balıkçılığın merkezi olmuş, sabahın ilk ışıklarında balıkçı teknelerinin döndüğü, ağların onarıldığı, balıkların temizlenip satıldığı bir kültürün beşiğidir. Karaduvar'da balık lokantaları, taze balık yemek isteyenlerin uğrak noktasıdır.

Dağın Sofrası: Yörüklerde Et, Süt Ürünleri ve Otlar

Mersin'de Yörük mutfağı, et ve süt ürünleri ağırlıklı, doğadan toplanan otlarla zenginleşen, sade ama lezzetli bir mutfaktır. Mersin yöresinin kendine özgü, lezzetli yemekleri vardır. Yemeklerde buğday önem taşır, et ve sebze yemekleri de çok çeşitli aynı zamanda lezzetlidir. Sebze yemeği olarak ekili sebzelerin yanında kırda kendiliğinden yetişenler bitliler de tercih edilir.

Et Yemekleri: Mersin'de "Et yemeyenin kuvveti azalır ve gözünün feri gider" diye bir inanç vardır. Bu sebeple et yemekleri beslenmede önemli bir yer tutar. Davar, koyun, deve, sığır ve balık gibi hayvanların eti daha çok yenir. Et yemekleri çoğunlukla öğle vakti yenilir.

Yörenin en ünlü et yemeği hiç kuşkusuz tantunidir. Türkmen Sıkması, Kara kavurma, Et Sote, Sebzeli Kavurmanın sentezinden oluşan Tantuni, Arapça yumuşak yemek manasına gelir. Yörede en yaygın etli yiyecekler arasında yer alan Tantuni, dananın kaburga ve koldaki yağlı ve siyah kısımdan alınan nohut kadar doğranmış etinden yapılır. İnce doğranmış etin sac üzerinde pişirilip bol baharatla lavaş ya da ekmeğe sarılmasıyla yapılan bu lezzet, aslında şehrin işçi sınıfı arasında ortaya çıkmıştır. Uygun fiyatlı ve doyurucu olması nedeniyle zamanla herkesin sofralarına girmiştir.

Süt Ürünleri: Yörük mutfağının vazgeçilmezleri arasında süt ürünleri önemli bir yer tutar. Silifke yoğurdu, Anamur keşi, Mut tulum peyniri, yörenin ünlü süt ürünleri arasındadır. (Kalender & Güzeller, 2013), Anamur yöresi keş çeşitlerini inceledikleri çalışmada, bu ürünlerin yöresel önemini vurgulamışlardır.

Yörüklerde sabahları yufkadan daha küçük ve daha kalın biçimde "Bazlama" yapılır. İçine çökelek, peynir, kavurma, soğan, taze biber, domates gibi yiyecekler koyarak "Çomaç" ederler ve yerler. Buna "sıkma" da denir.

Ot Yemekleri: Mersin'de sebze yemekleri kadar yabani otlarla yapılan yemekler de önemli bir yer tutar. Yenilen başlıca sebzeler; Pancar yaprağı, Hardal, Semizotu, Ebegümeci, Akkulak, Kuzukulağı, Kuş teresi, Semizotu'dur. Bu otlar, genellikle kavrularak, salata yapılarak veya börek içinde kullanılarak tüketilir.
                08.08.2026 Günlü Yazımızda; Mersin Mutfağına yeniden odaklanacağız…

Kaynakça

Dulkadir, H. (1997). İçel'de Son Yörükler Sarıkeçililer. Yüksek lisans tezi, 188 s. Mersin: İçel Valiliği Yayınları-3.

Kalender, M., & Güzeller, N. (2013). Anamur Yöresi Keş Çeşitleri ve Bazı Kimyasal Özellikler. Ç.Ü.Z.F. Dergisi, 2(28), s. 1-10. 08 2026 tarihinde https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/219838 adresinden alındı